şükela:  tümü | bugün
38 entry daha
  • bilindiği üzere, savaşın sonunda osmanlı donanmasından çok sayıda levent esir düşer. diğerleri ciddi eziyetlere mâruz kalırken, bunlardan kırk kadarı, osmanlı devlet katında mühim statüde bulunmaları, dolayısıyla sonraki pazarlık sürecinde koz olarak kullanılmaya uygun olmalarından dolayı gerek papa v. pius, gerekse haçlı donanmasının kumandanı don juan (don john of austria) tarafından özel muameleye tabi tutulur, hapis şartlarında da olsa yiyip içmelerine, giyim kuşamlarına özen gösterilir.

    bunlardan ikisi, savaş sırasında öldürülüp kafası gemi direğine asılan kaptân-ı deryâ müezzinzâde ali paşa'nın oğulları ahmed ve mahmud beylerdir. selaniki, "şehid olan ali paşa'nın küffar elinde esir ü giriftar olan oğulları" diye bahseder onlardan. ahmed bey on sekiz, mahmud bey on üç yaşlarındadır. donanmada, o herc ü mercde bu çocukların ne işi vardır? muhtemelen gâzâ hevesi...

    çocuklar ali paşa'nın oğulları olmalarının yanı sıra, anneleri, kanuni sultan süleyman'ın kızı, sultan ikinci selim'in ise kız kardeşidir.

    kendisi de bu mühim esirler arasında yer alan hindi mahmud'un, bu esaret anılarını manzum bir biçimde anlattığı muazzam eseri sergüzeştname-i hindi mahmud'ta belirtildiğine göre, esir kafilesi önce messina'ya, oradan napoli'ye, son olarak da roma'ya götürülür. lakin çocuklardan ahmed bey geçirdiği ağır bir hastalık nedeniyle henüz roma'ya varmadan napoli'de ölür.

    sultan ikinci selim başta çocuklar olmak üzere esirlerin kurtarılması için ne gerekiyorsa yapılmasını buyurur. bu çocukların bir de ablaları vardır. fâtıma hanım. haliyle kardeşleri için endişelenmektedir...

    hoca mehmed adında bir elçi, çocukları kurtarma adına pazarlıklar yapmak üzere birkaç kez napoli ve roma'ya gitmiş, kesin bir sonuç alamamış, sadece çocukların o sıralar sağ ve salim oldukları (ahmed henüz sağdır) haberiyle istanbul'a dönmüştür.

    esir çocukları kurtarma girişimleri çerçevesinde bu kez 1573 yılının mart ayında istanbul'dan hareket eden bir gemi napoli limanına yanaşır. gemide elçi hoca mehmed, elçide fâtıma hanımın don juan'a verilmek üzere yazdığı bir mektup, bir de mücevherler, paha biçilmez kumaşlar, acem halıları, kıymetli hançerler, kılıçlar, güzel kokulardan ibaret bir yığın hediye bulunmaktadır. kardeşi ahmed'in ölümünden henüz haberdar olmayan fâtıma hanımın mektubu şöyledir:

    "yüce lord! öncelikle fakirlerin ve zavallı yetimlerin iltica ettiği zât-ı âlilerinizin ayak bastığı toprağı öper, sonra da yapmış olduğunuz iyilik için size ne kadar minnettar olduğumu belirtmek isterim. siz ki hizmetkârımız mehmed'e özgürlüğünü bahşetmekle kalmadınız aynı zamanda babamın ölümü ve donanmamızın hezimetinden sonra benim zavallı yetim kardeşlerimin haşmetmeâb efendimizin kanatlarının gölgesi altında hayatta oldukları haberini getirmesi için onu bize gönderdiniz. binaenaleyh zât-ı devletlerinin daha uzun yıllar yaşaması için allaha dua etmekteyim.

    yüce lordum! şimdi bana ve aileme düşen hz. isa'nın ruhu, zât-ı şahanelerinizin saltanatının devamı, annenizin başı, imparator babamızın ruhu ve kardeşiniz majesteleri kralınızın ruhu için size yalvarmak ve bu zavallı yetimlerin özgürlüğünü bahşetme lütuf ve merhametini istirham etmektir. onların anaları yok, babaları da haşmetlinizle yaptığı savaşta öldü. sadece zât-ı âlilerinin muhafaza ve merhametine tabidirler. herkesin sizden bahsettiği gibi nazik bir beyefendi, dindar ve cömert bir prens olarak kardeşlerimin eleminden ötürü döktüğüm gözyaşlarına acıyınız ve bana bu lütfu bahşediniz. ülkemin nimetlerinden toplayabildiğim hediyeleri size gönderiyorum; yalvarırım kabul buyurunuz. sizin ulviyetiniz karşısında son derece yetersiz kalır. lakin imkanlarım kısıtlıdır. sizden ricam hediyemin azlığını değil, gönderilişindeki iyi niyeti nazar-ı dikkate almanız ve onları cömert bir şekilde kabul buyurmanızdır.

    lordum! hz. isa'nın ruhu için kardeşlerimi serbest bırakma lütfunu bize bahşetmenizi tekrar istirham ediyorum; çünkü bu hayrı işleyerek düşmanlarınızın gözünde bile özgür ve merhametli birisi olarak yer alacaksınız. kardeşlerimin sağ olduğu haberini getirmesi için mehmed'i bize gönderdiğiniz gibi o çocukların akıttıkları gözyaşlarını görerek onlara hürriyetlerini de bahşediniz, bu ihsanı bize çok görmeyiniz. bütün bu iyilikleriniz sarayımız tarafından büyük bir lütuf olarak değerlendirilmekte, yüceliğiniz ve âlicenâplığınız takdir edilmektedir.

    zât-ı devletlerinin bendesi ve ali paşa'nın evlatlarının zavallı kız kardeşi ayaklarınızdan öper. fâtıma"

    don juan mektubu okur, hediyeleri paketler, olduğu gibi roma'ya, ali paşa'nın oğlu mahmud bey'e gönderir. aradan birkaç ay geçer, don juan papa ile yaptığı görüşmeler neticesinde mahmud bey ve diğer esirleri fidye filan istemeden, mahmud bey'e de pahalı bir altın kolye hediye ederek bir gemiyle istanbul'a gönderir. fâtıma hanım'a verilmek üzere mahmud bey'e teslim ettiği mektubunda ise şunları söyler:

    "asil ve faziletli hanımefendi! kardeşleriniz ahmed ve mahmud beyler türk donanmasının mağlubiyetinden sonra gemime getirildiklerinde rütbelerine uygun şekilde muamelede bulunmakla kalmamış, fırsat bulduğumda onları hürriyetlerine kavuşturmaya da karar vermiştim. bunun sebebi insanoğlunun her zaman mâruz kalabileceği zayıflık, düşkünlük, mal mülk kaybı gibi talihsizliklerin yanı sıra bu gençlerin bize karşı herhangi bir kötü amaçla değil sadece eğlence ve babalarına eşlik etmek gayesiyle donanmada bulunmalarıdır. kardeşleriniz için hissettiğiniz elem ve merhamet ile onların hürriyeti için beslediğiniz kuvvetli ümidi ifade eden mektubunuz benim onları serbest bırakma yönündeki niyetimi bir kat daha artırdı. içimde her ikisini de hürriyetlerine kavuşturma arzusu varken insanoğlunun en derin ve nihai acısı olan ölümün ahmed bey'i bulması beni derinden üzmüştür. şimdi mahmud bey'i ve onun istediği diğer esirleri serbest bırakıyorum. bu niyetim, hayatta olsaydı ahmed bey için de geçerli olacaktı.

    inanın kıymetli hanımefendi, zât-ı şahânelerinizin bu isteğini kısmen de olsa yerine getirebilmek benim için hususi bir mutluluk kaynağı olmuştur. göndermiş olduğunuz hediyeleri kabul etmeyip mahmud bey'e teslim ettim. bundan maksadım asla sizden gelen hediyelere değer vermemiş gibi görünmek değildir; bilakis hem yüce ecdadımın âdeti olan kendilerinden yardım dileyenden hediye kabul etmeme prensibine riayet etmek, hem de (bir adım daha atarak) -kardeşiniz ve berberindekilerin gördüğü muamelede olduğu gibi- onlara iyilik ve ihsanda bulunmaktır. ayrıca şundan emin olabilirsiniz ki, bundan sonra herhangi bir savaşta kardeşiniz veya sizden biri benim esirim olursa onlar da aynı şekilde iyi muamele görecek, hürriyetleri iade edilecek ve sizce uygun görülen tarzda ağırlanacaklardır. 15 mayıs 1573. napoli'den don juan"

    (yararlanılan kaynak: sergüzeştnâme-i hindi mahmud, inebahtı gâzisi hindi mahmud ve esaret hatıraları, inceleme ve çeviri yazı: ahmet karataş)
16 entry daha