şükela:  tümü | bugün
  • buraya yazmak için çok düşündüm ama artık başka çarem kalmadı. iki tane dişi kedim var ve kısırlaşma zamanları geldiği için daha önce de götürmüş olduğum yalı veteriner kliniğini aradım. kedilerimden birinin hormonal bir sebepten olsa gerek memeleri şişmişti. görüştüğüm diğer yerler yalancı gebelik olabilir dediler. kesinlikle sokağa bir kez olsun adım atmadılar ve bu konuda çok hassasız. 30 nisan 2018 için sözleştik.
    sabah kliniğe gittiğimizde klinikte çalışan veteriner hekim ve daha önce görmediğim bir yardımcı vardı. hemen muayeneye geçildi. elle muayenede büyük olan kedimin hamile olduğunu söylediler. bunun imkansız olduğunu söyledim ve bu konuda çok net davrandım çünkü böyle bir şey asla olmadı. sokağa asla çıkmadıklarını ev kedisi olduklarını gözümüzden sakındığımızı tekrar tekrar söyledik. yanımda getirdiğim üstlerinde isimlerinin yazılı olduğu mama kabını da verdim bundan yesinler dedim. birkaç saat sonra kliniği aradığımda henüz işleme başlamadıklarını söylediler. biraz bekledim ama dayanamayıp üç saat sonra tekrar aradığımda kliniğin sahibi açtı telefonu ve programlarını kendilerinin yaptığını ve gerektiğinde bizi zaten arayacaklarını söyledi, aramamdan rahatsız olduğunu hissettim ve herhangi bir sorun çıkıp çıkmadığı konusunda endişeli olduğumu beni anlamalarını söyledim. "sorun değil zaten birinin operasyonu bitti diğerine geçilecek. bugün alamazsınız ama gelip görebilirsiniz." cevabını aldım.

    akşam kliniğe giderken ofiste beslediğimiz yavru kedinin yürüyüşünde bir tuhaflık farkettik onu da yanımıza aldık. kliniğe vardık. kedilerim baygınlardı, fazla rahatsız etmek istemedik fakat kulaklarında "y v k" yazısını gördük. bu ne dediğimizde gülerek "dövme yaptık" dediler. şaka yaptıklarını düşündüm çünkü gerçekten bu fikir çok absürd geldi. olsa olsa kalemle çizmişlerdir kendi aralarında bir komiklik şakadır ya da bir işaretleme yöntemidir deyip geçtim fakat içten içe kalemle çizmiş olma ihtimali bile beni rahatsız etti. yanımızda getirdiğimiz kedinin elle muayenesi yapıldı. film çekildi. kırık ya da çıkık tespit edilmedi. yürüyüşünü göstermek istedim ama kediyi sadece elleriyle zaptediyorlardı yürüyüşüne hiç bakmadılar. kırık çıkık yoksa bile bir süre orda kalmasını istediğim halde sokağa bırakabilirsiniz hiçbir şeyi yok düzelir deyip ağrı kesici yaptılar ve kalmasını istemediler. onlara güvenip ofisin önüne geri bıraktık. bu konuya geri dönücem.

    ertesi gün klinikten kedilerimizi almaya gittik. çıkmadan önce kulağındaki şeyleri silin artık dedim gülerek, "silemeyiz o kalıcı dövme" cevabını aldım. bildiğiniz dövme makinesiyle hayvanların kulaklarına dövme yapılıyor yani. ve ben defalarca ev kedisi dememe rağmen benim kedilerim sokak kedisiymiş. üstelik bir tanesi hamileymiş?! dövme yapmaları gerekiyormuş çünkü sokakta biri onları alıp tekrar ameliyat edebilirmiş. bu ve bunun gibi bir ton saçmalık dinledim. ve bunları bana önceki sabah defalarca sokağa çıkmıyor bu hayvanlar dediğim insan söyledi. diyelim ki benim kedim mucizevi bir şekilde hamile kaldı sen bu hamileliği nasıl bana sormadan bitirebiliyorsun? diyelim ki hamile değil bir veteriner hekim olarak nasıl böyle bir şey uydurabiliyorsun? dayanağın ne? motivasyon kaynağın ne? benim kedilerimin kulaklarını nasıl reklam amaçlı kullanabiliyorsun? içinden içten bir özür dilemek bile gelmiyor mu? kedilerimin ikisi de smokin kedi ve elleri bembeyaz sokakla ilişkileri olsa biraz olsun kirli olurlardı bunu bile düşünemeyecek kadar paldır küldür bir işlem yapılmış.
    o an çirkinleşmemek için klinikten ayrıldım kliniğin sahibini arayıp böyle bir şeyi nasıl yapabildiğini sordum. gayet ters bir üslupla "biz sokak hayvanlarını kısırlaştırdığımızda kulaklarına dövme yapıyoruz" dedi. bu kedilerin sokak hayvanı olmadığını hepsine teker teker söylememe rağmen nasıl böyle pişkin bir tavırla karşılaştım hala algılayamıyorum. bir kısır döngünün tam ortasında kalmış gibiydim. o sinirle klinikte mama kabını unutmuşuz geri döndüğümüzde tesadüfen içeride maskesiz ve eldivensiz kısırlaştırma operasyonu yaptıklarına şahit olduk. ve kızlarımız başka mama kaplarından hastalık kapmasınlar diye yanımızda götürdüğümüz mama kabı kliniğin önünde yerde duruyordu, diğer misafir köpeklerin kullanımına sunulmuş vaziyetteydi. dövme olayına bir çözüm bulmalarını söylediğimde aldığım cevaplar "saf alkolle çıkarmayı deneyin" , "bepanthol sürün" , "yıkandıkça geçer".

    direkt şahsıma olmasa da kendilerince sosyal medyadan bana sokulan laflar mı dersiniz, aradığımda "kedileri kliniğime bırak icabına bakılsın şu an seminerdeyim ilgilenemem" tavrı mı dersiniz. ben bir daha nasıl güvenip oraya bir şey bırakabilirim? muğla veteriner hekimler odasını aradım ve aynı konuda başka insanların şikayetleri olduğunu da öğrendim.

    ofisteki kediye gelirsek dün belini sürükleyerek ilerliyordu iyiden iyiye kötüleşmişti. çektikleri filmi vermelerini başka bir hekime göstereceğimi söyledim ve götürdüğüm hekim görünen duruma bakarak bu hayvanın sokakta yaşayamayacak durumda olduğunu kapalı bir ortamda dinlenmesi gerektiğini söyleyip dinlenmeye aldı. ve bugün artık canıma tak etti ve bu başlığı açmaya karar verdim. günlerdir ağlamaktan ve kendimi berbat hissetmekten yoruldum biraz da onlar kötü hissetsin. siz siz olun canlarınızı böyle insanlara emanet etmeyin.

    hiç acımadan kazıdıkları dövmenin linkini de aşağı bırakıyorum
    takdir sizin
    alternatif görsel

    edit: ameliyatı yaparken eldiven kullanılmadığını nasıl gördüğümüz sorulmuş. mama kabını almak için geri döndüğümüzde girişte kimse olmadığı için olabilecekleri tek yere girmek durumunda kaldık o an hiçbir şey düşünecek durumda değildik. bu vesileyle de bu görüntüye istemeden de olsa şahit olduk.

    söz konusu klinik

    edit 2: kendisi hala yaptığı işte bir tuhaflık görmüyor olacak ki "mahkemede görüşürüz" şeklinde bir mesaj attı şahsıma. olay yargıya intikal edecek gibi duruyor. gelişmeleri bildiririm. hepinize desteğiniz için teşekkür ederim. büyük bir aile olduğumuzu biliyordum. iyi ki varsınız.

    edit 3: kedilerimden birinin karnesi bu kliniğe ait onu da koyuyorum
    söz konusu kliniğe ait karne
    kediye ait bilgiler

    edit 4: klinik sahibinin eşine dostuna yalan yanlış yazdırdıklarının doğrularını en azından kendisinin hatırlaması için kendisine mesaj attım. arıyorum deyip aradı. "keşke ekşide rezil edicem seni deseydin ben çözüm bulmuştum biliyor musun" dedi bana. defalarca sorduğum halde bir yanıt alamadım sizden illa tehdit mi etmeliydim dedim? "kliniğime bırak kedileri" dedim daha ne diyeyim diyor. kendisi şehirdışında kliniğe gidip dövmeci arkadaşa bırakacakmışım kedilerimi. kliniği aradığımda bepanthol sürcez oksijenli suyla denicez falan dendi yine. bir adım yol katedilemiyor. bunlar için kliniğe götürmeme ne gerek var. ağzından kerpetenle laf alıyoruz. kalıcı çözüm bulmuş da beni süründürüyormuş herhalde. ne yapılacağını söylemeden sinek bırakır mıyım whatsapp konuşmaları ortada defalarca cevapsız bırakıldım ben sormuşum havada kalmış kaç kez. şizofren vs hakaretler arka arkaya geldi telefonda. ben kendisine tek bir hakarette bulunmadığım halde. ve en son hadiii hadiii diye bağırıp telefonu kapattı. bu da burda dursun. insanlar sizle iletişim kurmaya çalıştığında dikkate almayı öğrenirsiniz bundan sonra. tehditle şantajla yürütüyorsunuz heralde siz işlerinizi ama bende yok öyle şeyler. yalnızca yaşadıklarımı paylaştım. başkaları yaşamasın hayvanlara gönlünüzce kafanıza eseni yapamayın diye.

    edit 5: cnnturk.com sitesinin olayla ilgili yaptığı haberin linki

    edit 6: dava açmayacağını belirtmiş. haklı olsa bunu söylemez. başlığı kaldırmam için kendince tehdit etmiş anlaşılan. neyin davasını açacak acaba? konuştuğumuz ve olan her şey çarpıtılmış. kamera ve ses kayıtlarını hazırla madem dedim hazırlayamadı zaar.

    edit 7: ofiste baktığımız kedinin ölüm haberini aldık. sadece yazdıklarımı okuyan yazar arkadaşlar bile bana "fip diye bir hastalık var bu ihtimali de göz önünde bulundurun" derken, süpersonik veteriner hekimimiz film çekip ağrı kesiciler, parazit iğneleri yaptı ve "burda bakmamıza gerek yok hiçbir şeyi yok bırakın sokağa" dedi ve olası bir hastalıktan söz etmedi. biraz araştırma yaptığımda fip hastası bir hayvana aşı yapmanın riskli olduğunu öğrendim, durumu daha da kötüleşirmiş. daha sonra fip testi yaptırdığımızda da değer aralığın çok çok üstünde çıktı. bu da tarihe not düşülsün. katilsiniz.
153 entry daha