şükela:  tümü | bugün
  • devlet bahçeli'nin kader kurbanlarına af önerisi‘nden sonra akıllara gelen zırva.

    niye?

    kader mahkumu dediğimiz kavram felsefi olarak özgür iradenin bir illüzyon olduğu bir dünyada geçerlidir. yani biz a eylemi ile b eylemi arasında seçim yaptığımızı sanarız ama aslında yapmayız. çünkü “kaderimiz” ister dinsel sebeplerle ister maddi sebeplerle önceden belirlidir. biz sadece o patikayı takip ederiz

    benim dünya görüşüme göre özgür irade bir illüzyon değil, dolayısıyla kader mahkumu diye birşey yok.

    ama devlet bahçeli’ye göre var

    dev-bah demiş ki

    --- spoiler ---
    kader çizgimiz bellidir. bunun değiştirmek harcımız değildir. ancak kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz. tartışma ve konuşmaya değmez mi? hadi buyurun…
    --- spoiler ---

    yani canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme eylemini işlediğinden ötürü hapiste olan birisi devlet bahçeli’ye göre affedilmeyi hak ediyorsa o zaman aynı şey niye abdullah öcalan için geçerli değil?

    öcalan yarın “sayın devlet bahçeli kader mahkumlarına af getiriyormuş. ben de kader mahkumuyum, benim kaderimde de terörist olmak varmış. kaderi değiştirmeye kimin gücü yeter. beni de salıverin” dese devlet bahçeli ne yanıt verecek? yusuf has hacip’e mi topu atacak?

    öcalan dedim de aynı şeyi fethullah gülen yahut çocuk tecavüzcüleri için de söyleyebiliriz. gülen’in kaderinde de paralel olmak varmış, hadi onu da affedelim!
8 entry daha