şükela:  tümü | bugün
33 entry daha
  • mükemmel bir bergman filmi. kısaca, bergman'ın tanrısından aldığı harikulade intikam olarak özetleyebiliriz filmi. bu yorumu yapma sebebimiz, filmin, açık şekilde bir tanrı eleştirisi olmasından ileri geliyor. şimdi detaylandıralım.

    --- spoiler ---

    filmde, tanrının kim olduğunu tespit etmek için şu basit soruyu sormamız yeterli: berlirleyici kim? evet, karin. üç erkek, karin tarafından belirleniyor. daha doğrusu, üç erkeğin tüm duygu durumları üzerinde karin'in kılıcını açık şekilde görüyoruz. öyleyse tanrı, karin'dir. bu sonuca varmamızın bir diğer sebebi ise, karin ile üç erkeğin ilişkilerindeki farklılığın, din ile insan arasındaki ilişkideki belli prototiplerin bir yansıması olması.

    minus: tanrının kendisini terk etmesinden korkan ama tanrıya temas da edemeyen, bunun acısını yaşayan bir insan.

    martin: "çaresizim, seviyorum" diyen ve tanrının saçmalığının farkında olması bir şeyi değiştirmeyen, inanmamak/tanrıyı terk etmek gibi bir seçeneği tanımayan insan.

    baba: tanrıdan nefret eden ve hesaplaşmasını, "tanrıyla flörtleşerek" gerçekleştiren bir insan. yani, bence, bergman'ın ta kendisi.

    baba karakterinin martin ile teknedeki diyaloglarına bakıldığında da yönetmenin sanki bir öz eleştirisinin yapıldığını görüyoruz: "sen konu arıyorsun" diyor martin. "o büyük şiiri yazmayı başar da kızını feda etmenin bir anlamı olsun." "eserlerinde tanrıyla flörtleşiyorsun ama ne kuşkun ne de inancın inandırıcı" diyor.

    harika, burada felsefenin alanına da nefis bir giriş yapıyor bergman aslında, kızının tanrının simgesi olduğu akılda tutularak, baba, tanrıyı insanın kendisinin yarattığına dair bir tez olarak filmde bulunuyor. işte tam da bu noktada, tanrıyı ve ona inananı harikulade biçimde aşağılayan bir replik patlıyor martin'in suratında, baba söylüyor bu lafı:" tanrının (karin'in) ölmesini istiyorsun aslında" diyor. "çünkü onun acı çekişi yüzünden katlandığın şeylerin anlamsızlığının son derece farkındasın." bir tanrıya ve bir teiste, daha güzel bir tokat atılabilir mi? bence hayır. bergman filmleri ile ilgili ne düşünüyor bilemem ama tahminim şu ki, kendisinin en sevdiği filmi olabilir bu film. açık şekilde bir intikam var ortada ve tez, tanrının bir şizofren olduğu. bizim metnimizde ortaya attığımız tezi güçlendiren en önemli dayanak ise filmin adı: aynanın içinden. tanrı aynanın içindedir.

    okumamızı daha da ayakları yere sağlam basar hâle getiren diğer detaylar ise şöyle: karin'in kendisinden geçtiği ve merdivenlere oturduğu sahnede, yönetmen dört beş kere üst üste, minus'un yalvaran bakışlarını yansıtıyor ekrana. karin'in ayaklarına sarılmış hâlde minus. sanki, "beni terk etme" der gibi bir ruh tasavvurunu izliyoruz. karin gittikten sonra, minus'un babasına koşması, tanrı tarafından terk edilmiş taze ergenin büyük ötekiye aradığı alternatifin mükemmel bir anlatımı. tanrı yerine babasını oturtuyor ve diyor ki, "babam benimle konuştu." film bu replikle bitiyor. kendisini terk etmesinden çok korktuğu tanrıya bir alternatif üretebildiği için o sahnede, "biraz koşsam sana ayıp olur mu" diye soruyor babasına minus. tanrıyı terk eden insanlar iyi bilir ki, onun yerine başka bir şeyi oturttuğunuzda, o korkuyla mutluluk arasında gidip gelen ruh hâlinde, koşmak istersiniz. inanılmaz bir detay bu da.

    son üç detay ise şunlar:

    1)martin, karin'le birlikte gidiyor. "çaresizim, seviyorum" diyen ve saçmalığın farkında olsa da tanrıyı terk edemeyen müzmin bir teist çünkü o. tanrısıyla birlikte gidiyor.

    2)karin'in psikoz yaşadığı son sahnede, martin ağlarken, baba karakterinin yüzünde bir haz ifadesi dolaşıyor. şizofren tanrının bütün foyasının ortaya çıktığı, çaresizliğinin net şekilde yansıdığı o anlarda, baba, yani bergman, tanrısına yukarıdan, acıyarak bakıyor ve diğer iki erkeğin aksine, asla sarsılmıyor, tuhaf bir heyecan ve haz var adamda. oğluyla konuştuğu o son sahnede bile hissediliyor bu.

    3)bergman'ın gizli bir tezi de şu: karin, minus'a, martin'i diğerlerine feda edeceğini söylüyor. ardından, "sen güçlüsün, o ise zayıf" minvalinde bir kıyaslamayla martin'i harcıyor. buradaki tez, tanrının, kendisine koşulsuz inanan/itaat eden zavallılardansa, güçlü duran kişileri takdir edeceği.
    --- spoiler ---

    inanılmaz!
3 entry daha