şükela:  tümü | bugün soru sor
56 entry daha
  • bu "e-spor" meselesinin bu kadar ters karşılanıyor olmasının en büyük sebebi, içinde geçen "spor" kelimesi. her zaman diyorum; dil, hiç durmadan gelişen, anlam daralmaları, genişlemeleri yaşayan bir süreçten ibarettir. toplumun ihtiyaçlarına göre cevap verir.

    bilgisayar oyunu oynamanın "profesyonel`:oynadığı oyun süresince para kazanıyor olması, klasik işçi tanımı yani.`" olarak icra edilirken "e-spor" olarak adlandırılıyor olmasının birden fazla sebebi var. ilk sebebi tabii ki de "pazarlama". ikinci sebebi ise etkinliklerin "müsabaka" olmaları. sonuç olarak, kazanıp-kaybeden taraflar, takımlar ve bu takımların koçları, ligleri boyunca konakladıkları kampları, doktorları, diyetisyenleri var.

    ülkemizde bilgisayar oyunlarından para kazanma fikrine henüz çok sıcak bakılmadığı dönemlerde pewdiepie adlı yabancı bir oyuncu yıllık gelir olarak milyon dolar bandını çoktan aşmıştı. ülkemizde ilk profesyonel lig kurulduğunda ise 4 milyon dolar seviyesinde kazanıyordu. bu sıralarda bizim ülkemizdeki takımların elde ettiği gelirlerin hepsi neredeyse giderleri ancak karşılıyordu. bu bahsettiğim yıllar 2012 civarı falan.

    çok dağıldı biraz daha toparlayalım; "e-spor" ifadesindeki "spor" kelimesine çok takılmamak lazım. spor kelimesinin anlam havuzu çok geniştir ve sizin hiç bilmediğiniz şeyler bile birilerinin sporu olabilir. e-spor ifadesindeki anlam da oldukça açıktır. kazanmak ya da kaybetmek üzere iki taraf bir müsabaka gerçekleştirir, bunun "bildiğiniz" anlamdaki spor ile karşılaştırılması biraz avam bir hareket gençler kusura bakmayın.

    toplum ve kültür, yalnızca matematik veya temel fen bilimlerinden oluşmaz. birileri sadece piyano çalmak ister, birileri yalnızca alkışlanmak ister. bazı insanlar sabahtan akşama kadar bir lensin merceğine bakarak poz verip dünyaları kazanabilir, en nihayetinde de sizin çok bilimsel hayatlarınızdan çok daha fazla mutlu olabilir. ya da birileri sadece organizasyon düzenlemek ister. birileri sabahtan akşama kadar kek börek yapıp youtube kanalından yayınlar ve muhtemelen yine sizden daha fazla kazanıp, daha fazla mutlu olur.

    toplum ve kültür; mutluluk üzerine kurulursa özlem duyduğunuz refaha erişebilir.

    sabahtan akşama kadar, bazı insanların "ne kadar da boş işler" yaptıklarından bahsedip sızlanabilirsiniz. ya da sözde dünyaya ne kadar katkısız olduklarından. ya da "sabahtan akşama kadar oyun oynamak" fikrinden hakaretler edebilirsiniz. ne de olsa kral sizsiniz. 9-18 3000 liralık hayatlarınızdan etrafınıza nefret saçmak sizin işiniz.

    e-sporla ekonomik veya oyun deneyimi şeklinde bir bağım yok. sektörle iş yapmıyorum veya oyun oynamıyorum. ama bildiğim bir kaç bilgi var;

    e-spor her şeyden önce aşırı kazançlı, büyüüük bir sektör. o kadar büyük ki, sinema endüstrisi yanında küçücük kalıyor. güney kore'nin e-spor olayından elde ettiği gelir muazzam seviyelerde. her sene birden fazla oyun için gerçekleştirilen yüzlerce etkinlik için ülkeye ciddi bir turist akını gerçekleşiyor.

    olaya sadece "oyun oynayan ergen" penceresinden bakmak tam memur kafasını yansıtıyor.

    bir lig veya etkinliğin, binlerce insana istihdam sağlıyor olması gerçeği var. canınız istiyorsa görmezden gelin; sonra dolar kuru başlıklarında rte'ye giydirmek yok ama.

    organizasyon, yayın, konaklama, yemek, bilet, sponsorluklar gibi çatı kavramlardan biraz haberiniz varsa durumun ciddiyetini kavrayabilirsiniz.

    en önemli kısma geldik; bu teknolojinin üretimi. eveeet. bu etkinliklerin gerçekleşmesini sağlayan teknolojik gelişimleri sağlayan firmalar bu "e-spor" denen şeyin mimarları. bir de bu sektöre fiziksel ürün bazında üretim yapan ekipman üreticileri var. 200 dolara fare satabiliyor olmak bence büyük bir başarıdır. tekrar bu üretici mimarlara gelecek olursak; bu arkadaşlar klasik bildiğimiz yazılımcılardan falan oluşan etten kemikten insanlar. oturmuşlar, düşünmüşler; "kıçı kırık" bilgisayar oyununu nasıl geliştirebiliriz demişler ve en sonunda milyarca dolarlık bir sektör oluşturmuşlar.

    eh. siz çok değerli, üretimsel araçların dünya ülkerine göre çooook ilerde olduğu, kişi başı milli gelirin 23196816513k dolar olduğu türkiye cumhuriyeti vatandaşları olarak da "hmmmffff zabaleyin oturuyolar, ağşama gadar oynuyolar ağmına goyim" şeklinde yorumlayabilirsiniz tabii, ne de olsa kapitalist dünya düzeninde gelişmemişliğin suçunu atacak hükümetler var.

    hadi sizi akp, chp, mhp, rte, kemal kılıçdaroğlu ve devlet bahçeli başlıklarına alalım da, hangi hükümet ne yapmış da öbürü ne yapmamış onları tartışın.

    ama sakın dünya düzeninde kendinize bir yer edinmeyin. aman ha! ülkeye bi katkınız falan olur mazallah. ne gerek var. müthiğğğğş plaza ofislerinizde müdürlüğe falan kasın siz.

    tanım editi: yeni dünya düzenine karşı, son derece muhafazakar bir toplumda yaşıyor olmamız, e-spor ve benzeri bir çok şeyin gelişememesinin en büyük sebebi. en garibi de bu kapalı arkadaşların yine ülke muhafazakarlarını eleştiriyor olmaları.
76 entry daha