şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
69 entry daha
  • anksiyeteye, paranoyaya ve çeşitli diğer dış etkenlere* bağlı olarak çıkabilen bir "yaşarken ölme hikayesi".. insanı maymun edebilmektedir yer yer ve zaman zaman..
    gerçek bir panik ataklı başına gelen şeyin ne olduğunu "tam olarak" acil serviste öğrenendir.. şahsen, azıcık afakanlanıp, telaşa kapıldığı için "ayyy panik atak falan oldum yaneee" diyen bir insanın suratına bir tane geçirmek isterim..

    3 saat boyunca, bir sonraki saniye öleceğini sanmak, o her saniyenin de 5x yavaş geçmesi üstüne, doktorların birşey yok demesine rağmen, asla ve asla öleceği fikrinden kendini alıkoyamamak takıntılı bir şekilde..
    soğuk terler.. hayatın bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçmesi..

    "lütfen yardım edin"lerinizin bir insandan çıkabilecek en çaresiz ses tonuyla dışarıya çıkması..
    asla yalnız kalmak istemezsiniz nöbet geçirirken, zaten tam da yalnız kaldığınıza öleceğinize dair garip bir inançtır hastalığı pekiştiren.. başınızda biri dursun, nabzını saysın, lafa tutsun falan istersiniz.. hareket etmediğinizde öldüğünüzü sandığınız için o an sürekli sırf hareket olsun diye hızlı hızlı sallanmaya başlarsınız..
    bedensel olarak durmaya tahammülünüz sıfırdır o noktada.. hatta öldüğünüzü sandığınız anlarda - evet, ne saçma di mi? öldüğünü sanmak - çok ilginç cümleler kurabilirsiniz;
    - öldüm di mi? nabzım atmıyo artık di mi? niye söylemiyosunuz? ölürsem haber verin demiştim ben size?
    evet.. aynı böyle saçma cümleler kurabilir insan..
    saniyede 5 kere öldüğünü sanan insanın, ilerledikçe sinirsel olarak dayanacak gücü kalmamıştır çünkü artık..

    doğrudur; kent hastalığıdır.. hızlı yaşam düzenleri içinde "hayata yetişememek"ten kaynaklı endişelerdir ilk tohumları.. kocaman gökdelenlerin arasında sıkışmak, inceden inceden "herşeyin altında kalma korkusu"nun yeşerip filiz vermesidir.. kalabalığın içinde kaybolmaktan endişelenmek, yalnız kalma korkusudur.. ne zaman nöbet başlar gibi olsa birine sımsıkı sarılma, anne rahmine geri dönme isteği doğar insanda zaten.. düşeceksinizdir çünkü birazdan, bir el ararsınız tutmak için.. varoluşunuzun temeline atılmış dinamitin patlamasıdır çünkü panik atak.. ah hele de azcık kırılgan, azıcık naifseniz hayatın içinde..

    yüzleşmek gereklidir sadece.. tamamen gitmese bile onunla - kimseye zarar vermeden - yaşayabilecek hale gelmek için.. nesnesiz korkudur ortada olan çünkü.. hayata o hiç yokmuş gibi daha da güçlü devam etmek gerekir.. 'ya o da gelirse?' diye kaçmamak gerekir gitmek istediğimiz yerlerden.. yapmak istediğimiz şeylerden..
    kaçtıkça takip edecektir..
    yenmenin tek yolu; boşluğa kendini bırakabilecek gücü duyumsamasıdır insanın kendi içinde..
1035 entry daha