şükela:  tümü | bugün
960 entry daha
  • allen iverson nba'dan nasıl uzaklaştırıldı ve kariyeri nasıl sabote edildi?

    1. bölüm #77708347
    2. bölüm #77783685

    3. ve son bölüm ile devam edeyim:

    iverson'ın detroit'ten ayrılıp oynamadığı playoff döneminde medyada ilginç şeyler yaşanmaya devam etti. iverson gömülürken denver'ı şaha kaldırdığı söylenen billups göklere çıkarıldı. billups'ın denver'ı çok daha iyi bir takım yaptığını sürekli dile getiren medya tabi şu detayları söylemiyordu: denver önceki sezona göre sadece 4 galibiyet fazla almıştı ve bu batı konferansını 2. bitirdikleri anlamına geliyordu. batıdaki denge değişimleri sonucu epey etkilemişti ve yalnızca 4 galibiyet fark denver'ı 7.likten 2.liğe taşıdı. dolayısıyla denver ilk turda 7. new orleans, ikinci turda 6. dallas ile karşılaştı ve bu takımları eledi. konferans finalinde ise yine lakers ile karşılaşan denver aynı sonu yaşadı ve 4-2 ile lakers'a kaybetti. ayrıca billups'ın oynadığı takım sezon boyu çok daha sağlıklı kalmayı başarmıştı. sonuç pek değişmemesine rağmen billups müthiş, iverson ise kanser bir oyuncuydu.

    elbette bitmedi. o sezon lebron james mvp ve mike brown yılın koçu oldu. bunun üzerine espn ve tnt kanalları aynı sezon oyuncusu mvp ve koçu yılın koçu ödülünü alan takımları gösterdi. jeneriklerde göstermedikleri tek ikili ise 2001 larry brown - allen iverson'dı.

    playofflar sırasında ise televizyonlarda çok alçakça bir "istatistik" yayınlandı. yanılmıyorsam yine espn'de, sezon içinde takas olan billups - iverson ikilisinin o ana kadarki playoff istatistikleri paylaşıldı. iverson playofflarda oynamadığı için 0 0 0 0 şeklinde istatistikler ekrana yansırken, billups'ın playoff istatistikleri de yanına yerleştirilerek güya "kıyaslama" yapıldı.

    böylelikle iverson, bir önceki sezon top class performans göstermiş olan bir oyuncu olarak "bitmiş, kanser, takım bozucu" olarak damgalanmış ve plan kusursuz şekilde işletilmişti. iverson resmen ligin lanetlenmiş oyuncusuydu. medya onu çoktan yedek olması gereken, verimsiz ve gereksiz bir oyuncu statüsüne koymuştu bile. iverson ise yeni sezonda ilk 5 başlayabileceği bir takım arıyordu, ve son dönemki oyunu ve kariyeri düşünüldüğünde kesinlikle anlaşılabilir bir istekti. o dönem charlotte koçu olan eski "manevi babası" larry brown kendisine bir şans vermek istese de takım sahibi michael jordan'dan veto yedi. iverson off season'da atlanta'da bireysel antrenmanlara başlamıştı ve antrenman konusunda sabıkalı bir adam için gerçekten çok pozitif bir durumdu.

    iverson'ın bir free agent olarak nereye gidebileceği tartışılırken çok acayip bir şey oldu ve hiçbir takım iverson'ı almak istemedi. ligin en iyi oyuncularından biri, tek bir takımdan teklif dahi almadı. ta ki memphis takımı kendisine son anda bir teklif yapana dek. koskoca allen iverson, başka hiçbir takımdan teklif dahi alamadan memphis takımına gitmişti. ligde 5 para etmez onlarca oyuncu bile takım bulabilirken, iverson zar zor bir takım bulabilmişti ancak bu da detroit gibi bir yalandan ötesi değildi.

    elbette memphis iverson'ı yeniden ait olduğu üst noktaya çıkarmak için almamıştı. öncelikle taraftarlar heyecanlandırılarak forma ve bilet satışları yapıldı. sezon başladığında ilk 3 maç ilk 5 başlayan iverson mike conley ve oj mayo'dan daha iyi istatistikler ve verimlilik puanı ile oynadı. bunu yaparken sahada yanında demarre carroll gibi d-league'den gelmiş oyuncular vardı hem de. fakat hepinizin tahmin ettiği gibi, aynı detroit dönemindeki gibi iverson 3 maç sonra bench'e çekildi. iverson'ı "kesen oyuncu" kimdi dersiniz peki? cevap veriyorum; mike conley. kendisi iverson'dan daha üstün bir oyuncu olduğu için iverson ilk 5 çıkamazdı. takımda 6. adam olarak bile görülmediği aldığı sürelerden belli olan iverson, kenardan gelip 15 küsür dakikalarda komedi süreler verilmesine rağmen fena da oynamadı gerçi ama, kendisine yapılan net saygısızlık, terbiyesizlik ve açık açık bir operasyondu. dolayısıyla iverson kontratını feshetti ve takımdan ayrıldı.

    medyada da iverson adeta yerdeyken tekme atılması gereken düşmüş bir adamdı. normal sezon sırasında bir denver - clippers maçında baron davis 5ooo. asistini yaptı. aynı gün iverson'ın memphis takımını terk ettiği gündü. baron davis'in bu kariyer başarısı dolayısıyla ligde 5000 asist yapmış aktif oyuncular tv'de gösterildi. 5000 asist yapmasına rağmen gösterilmeyen tek oyuncu ise allen iverson'dı.

    tnt yine o dönemde ekranlarda bir "son 10 yılın oyuncuları" listesi paylaştı. iverson'a listede yer verilmedi. listeye alınan lebron james, steve nash gibi oyunculardan o dönem daha büyük bir kariyeri ve daha önemli rakamları ve ödülleri olan iverson'ın listede yer almaması skandaldı. charles barkley, kenny smith ve jalen rose gibi yorumcular iverson'ın kobe, duncan ve shaq'ın arkasından listede 4. sırada olması gerektiğini söylediler, fakat iverson listede yer almadı.

    pek çoklarının gözünde bir ikon olan, rol model olan ve çoktan nba'in efsanelerinden biri haline gelen iverson toplumun gözünde düşürülmüştü. insanlar 2008'de harika bir sezon geçiren adamın bir anda bitmiş ve kanser bir oyuncu olduğuna inandırılmıştı. hiçbir takım kendisine teklif götürmüyor, hiçbir medya mensubundan destek görmüyordu. basında ve internette iverson hakkında bazı yazılar kaleme alındı. içinde bulunduğu durumun tek suçlusunun kendisi olduğunu söyleyen yazarların hiçbirisi iverson'a yapılan muameleden, saçmalıklardan ve haksızlıklardam bahsetmiyordu. suçlu iverson'dı, başkası değil.

    iverson bu dönemde, kesin olmasa da muhtemelen alkol almaya, kumar oynamaya başladı. bu da kendisinin medyadaki tek savunucusu, tek arkadaşı stephen a. smith tarafından gündeme getirildi. zaten medyada linç edilmiş olan iverson'ın, hem de böyle sıkıntılı bir konu ile en iyi arkadaşlarından biri tarafından gündeme getirilmesi hakikaten inanılmazdı. özgür bir medya mensubu veya bir gazeteci elbette bir şeyi gördüyse ve kanıtı varsa bunu ortaya koyabilir. fakat iverson'ın o dönem son 2 yılda nasıl bir muameleye maruz kaldığını, nasıl adeta adının çizildiğini düşündüğümüzde zamanlaması inanılmaz manidar ve bir o kadar da çirkindi. iverson smith'i affetti ve gazetecilik yaptığını söyledi fakat iverson hayranları birdaha smith'e eskisi gibi bakamayacaktı.

    iverson son durak olarak emekli olmak istediği sixers'ı seçti. sixers ise aslında guard arıyordu ve o dönem takımın guard'ı lou williams çenesinde bir kırık yaşamıştı. iverson basın toplantısında göz yaşlarını tutamayarak "hala oynayabilirim, en üst düzeyde oynayabileceğimi biliyorum" diyerek hem her şeye rağmen kendisine olan güvenini sergiliyor, hem de aslında tüm bu olayların güvenini nasıl kırdığını içten içe hissettiriyordu.

    dönemin sixers takımı rezil bir takımdı fakat iverson şişmanlamasına, artık formdan düşmüş olmasına, adeta olaylardan dolayı basketboldan soğumasına rağmen o takımın lider oyuncusu oldu. 20 sayıyı geçtiği maçlar oynadı. özellikle lakers ile oynadıkları ve şahsımın canlı izlediği maçta kobe bryant ile (bryant zirvesinde oynuyordu) harika bir düelloya girişti. maçı sixers kaybetse de iverson 23 sayıyla maçı tamamladı. bunun 15'i ise, 7'de 6 şut attığı 3. çeyrekte gelmişti. kobe bryant ve phil jackson iverson'ın hala bunu yapabileceğini bildikleri şeklinde demeçler vermişlerdi maçın ardından.

    iverson neredeyse %50 şut yüzdesiyle oynuyor, takımın genç oyuncularına liderlik ediyor ve her zaman onu çok seven sixers taraftarı onu bağrına basıyordu. yıllar sonra huzur bulmuştu iverson. lig çapında yeniden popüler hale gelen iverson all star maçında taraftar oylarıyla ilk 5 bile seçildi, ancak kızının hastalığı sebebiyle maça çıkmadı.

    o sezon iverson sixers ile 36 maçta kadroda yer aldı. onun varlığında sixers 16-20'lik bir istatistik yakaladı. kızının hastalığı, ailevi problemler vb. sebeplerle takımdan ayrıldıktan sonra ise sixers, sezon sonuna kadar 6-21 yapabilmiştir. iverson'ın hem mental hem fizik anlamında bitmiş hali bile takımının mvp'si diyebileceğimiz bir konumdadır.

    sixers sezonundan sonra iverson yine hiçbir takımdan teklif almadı. ertesi sezonki nba oyunlarında free agent görünen iverson aslında emekli olmuştu fakat bunu açıklamıyordu. bildiğiniz gibi türkiye'ye gelip beşiktaş'ta oynadı. o dönemlerde yine komedi bir olayla iverson, d-league'deki dallas takımından bir teklif aldı. medyadaki kan emiciler teklifi kabul edip d-league'de kendisini yeniden kanıtlaması gerektiğini söyledi. iverson elbette tuzağa düşmedi ve teklifi reddetti.

    maalesef bu kadar büyük bir oyuncunun kariyeri bu şekilde sona erdi. kendisi bir hall of fame üyesi olsa da (bir zahmet, ki kendisine yapılanlardan sonra buna bile şüpheyle bakmıştık) kariyerinde vasatın altında oynayıp yıllarca takım bulabilmiş oyunculara karşılık kendisine yapılan muamele en hafif tabirle şerefsizliktir.

    iverson'ın hataları yok muydu? kesinlikle vardı, fakat yazdığım bu 3 yazının da konusu bu değildi. iverson sistematik şekilde, özellikle kontratının biteceği yıl operasyona kurban gitmiş ve adeta nba'in dışında bırakılmıştır. bunu görmemek içinse kör olmak gerekir.

    "i'm the answer, you know me"
125 entry daha

hesabın var mı? giriş yap