şükela:  tümü | bugün
55 entry daha
  • kant öncesi döneme ait bir önerme.

    immanuel kant hayal gücü (imagination, einbildungskraft) kavramını 3. eleştirisi olan yargı yetisinin eleştirisi'nde ele alıyor ve anlamını bütünüyle yeniliyor. kant'tan önce düşünce tarihi yaratıcı hayal gücü gibi bir kavram tanımıyor. hayal gücü her zaman yeniden üretici bir yeti olarak ele alınıyor. sözgelimi david hume'a göre hayal gücünün işlevi duyu izlenimlerini yeniden üretmek ve daha silik bir biçimde de olsa istendiği zaman yeniden zihne temsil etmek. kant'la ve özellikle romantiklerin hayran olacağı üçüncü eleştiriyle birlikte hayal gücü kavramı güçlü bir düşünsel devrimle dönüştürülüyor. bundan böyle hayal gücü ikiye ayrılacak; yeniden üretici hayal gücü ve şematize edici, sembolize edici, düşünümleyici hayal gücü (schematizing, symbolizing, reflexive imagination)...

    yeniden üretici hayal gücünün işlevinden söz ettik; duyu izlenimlerini yeniden üretmek. ki bu imgeleri istendiği zaman geri çağırabiliriz. peki yaratıcı hayal gücünün işlevi nedir? o nasıl işler? onun edimi nedir? yaratıcılık kavramı (dolayısıyla orijinal olan kavramı) burada yeni bir anlam kazanır. romantik dönemde bu deha'ya has edim olarak ele alınmıştır. o hiçbir şeyi sıfırdan yaratmaz; ama beklenmedik, şaşırtıcı bağlantılar kurar. şematize etmek ne demektir? peki ya sembolize etmek? bu kavramların kant'tan başlayan karmaşık tarihlerinin önavlusuna dahi burada girmemize imkan yok. ama şunu söylemek mümkün ki, bu yaratıcı işlemlerin yaratıcı olmaları için sıfırdan başlamalarına gerek yok: düşünümleyici hayal gücü, verili izlenimlerin üzerinde işler kuşkusuz, fakat bunu öyle bir tarzda yapar ki izlenim kümeleri arasında daha önce keşfedilmemiş yeni bağlantılar kurulmasına vesile olur. şematize etmek, şekiller arasında benzerlikler kurmak değil, bağıntılar arasında benzerlikler keşfetmektir. yaratıcı tahayyül gücü bu noktadan başlayarak daha soyut, daha eşsiz bağlantılara doğru ilerler. masumiyet idesi ile beyaz bir zambak arasında başlangıçta hiçbir görülebilir bağlantı yok gibidir; fakat şiirsel deha birini diğeri aracılığıyla sunmayı başarır. giderek, fenomenal alanda hiçbir karşılığı olmayan tanrısal ideleri sembolize etmenin bir yolunu bulan da yaratıcı tahayyüldür.

    ...

    romantikler kant'ın üçüncü eleştirisine tutunmuşlardır. onların sonsuzluk özlemlerini gideren bir şey vardı yaratıcı hayal gücünde. ama bu durumdan hiç hoşnut olmayan muhafazakar duyguları seslendirmek de martin heidegger'e düştü. kant üzerine yazdığı kitapta (kant and the problem of metaphysics) kantçı yaratıcı tahayyül gücünün insanın sonsuzluğunu (eşdeyişle tanrısallığını) vurgulamadığını, bu yanlış anlamadan kaçınmak gerektiğini üzerine basarak ifade etti. heidegger hayal gücü kavramından hoşlanmıyor; "hayal gücü, şu vatansız yeti" diyordu.

    ...

    bu hikayeden benim çıkardığım sonuç niteliğindeki fikir şudur: batı avrupa yaratıcılık kavramının yeni bir anlamı üzerinde az çok anlaşmıştır. onlar daha mütevazı, sıfırdan başlamayan, var olanlar arasında yeni bağlantılar keşfeden bir yaratıcılık ve tahayyül gücü kavramını kabul ederler. sanatta veya bilimde yaratıcılıktan söz ettiklerinde de, tanrısal yaratımdan, hiçten var etmeden değil, yeni keşifler yapmaktan söz etmekteler. ex nihilo nihil fit. bu yeni formülasyonla avrupa uygarlığı yaratıcılığın daha insani, mütevazi bir kavranışına ulaşmış, böylece daha yaratıcı bir kültür inşa edebilmiştir bana göre.
27 entry daha