şükela:  tümü | bugün
  • arabaların gereğinden fazla değerli olduğu, en küçük bir sorunda sanayideki ustaların bizi becermeye kalktığı ülkemizde çok dikkat edilmesi gereken yöntemlerdir.

    burada genel kullanıcı için arabanın parçalarının ömrünü uzatacağımız yöntemlerden bahsedeceğiz.

    ** motor **

    her bir parçada olduğu gibi motor için de bakım çok önemlidir. fakat diğer parçalar arıza yaptığında size motor kadar masraf çıkarmayabilir. bu yüzden motorun bakımı ayrı bir önem taşımaktadır.

    öncelikle bu sıcak yaz günlerinde motor suyuna sık sık bakılmalıdır. motor suyunun yetersiz olması demek aşırı ısınma yüzünden çok hızlı bir şekilde parçaların eskiyeceği anlamına gelir.

    motor suyu koyarken dikkat etmemiz gereken noktalar şunlardır.

    - en iyi motor suyu karışımı antifriz ve saf su karışımıdır. genelde bu oran %50-50 olarak tavsiye edilir.

    -kışın sıcaklığın düşmesine bağlı bu oran değişebilir. kullandığınız antifriz üzerinde hangi oranda kaç dereceye kadar donmadığı yazacaktır.

    -karışım olarak koymak saf antifriz veya saf su koymaktan daha iyidir. antifriz motorda korozyonu önlerken saf su kadar sıcaklığı dengeleyemez. bu yüzden motorumuz hem çok ısınmasın hem de parçalarda korozyon olmasın diye karışım şeklinde koymalıyız.

    -motor suyuna saf su dışında su koymamalıyız. içindeki minerallerden dolayı motor radyatöründe korozyon meydana gelecektir. bu da motorun yeteri kadar soğutulamamasına neden olacaktır. eğer mecburiyetten normal su koyduysak en yakın zamanda o suyu tamamen boşaltıp yerine saf su ve antifriz karışımı koymalıyız.

    -kaliteli bir antifriz kullanmak çok önemlidir. markasızlar genelde saf antifriz değil antifriz su karışımıdır. üstelik karışım oranı da yazmazlar. bu sebeple kaliteli markaların saf antifrizini alıp onu saf su ile belli oranlarda karıştırıp motor suyuna dökmenizi öneririm.

    organik antifrizler çok güçlü olduğundan motor içinde bulunan minimal çatlakları tıkayan korozyonları da çözer. bu sebeple sızıntılar meydana gelebilir. bu konularda şüpheniz varsa bilen birine danışmanızı öneririm.

    motor suyu dışında motorun yağlanması da parçaların sürtünme sonucu eskimemesi için çok önemlidir. öncelikle aracımız için üretici firmanın önerdiği yağı kullanmalıyız. bu yağlar kalitesine göre 20bin km den başlayıp 100bin kmye kadar sizin işinizi görebilir.

    motor yağının motorun içine iyice yayılması için aracı çalıştırdıktan sonra yazın 20-30 saniye, kışın 1 dakika kadar aracınızı rölantide çalıştırmalısınız. bu sürede motor yağı iyice parçaların arasında dağılıp sürtünme sonucu motorunuzun başta pistonları olmak üzere eskimesini geciktirecektir. bu sayede pistonların sürtünmesini de azalttığınız için yakıt tüketiminiz de azalacaktır.

    şimdi bazı arkadaşlar "aracı 1 dk rölantide çalıştıracağız yakıt tüketimi artmaz mı?" diye soracak olabilir. arabalar genelde rölantide saatte 0.6 lt yakar. benzinin ltsi 6.30 dan hesaplarsak 6.30*0.6 = 3.78 tl yakar. bunu da dakikada ne kadar yaktığı için 60 a bölecek olursak ortalama 6 kuruş çıkar. yani motorunuzun ömrünün uzun olması için ve yakıt tüketiminizi de azaltmak için 6 kuruş çok olmamalı. *
    not: motorunuzun silindir sayısı arttıkça yakıt tüketimi de artacaktır.

    motoru yeni çalıştırdığınızda bu sebeple hemen dip gaz (kick down) yapmamalısınız. motor içi yağlanması tamamlanmadan siz çok gaz verirseniz pistonların ömrünü de sürtünmeden dolayı o kadar kısaltırsınız.

    motor için bunlar dışında yazılacak çok şey var fakat bu yazımızın amacı genel kullanıcının yapabileceği ve dikkat edebileceği noktalardır.

    ** şanzıman **

    öncelikle şanzıman meselesini manuel, yarı otomatik ve tam otomatik olarak ayırmak gerekir. yarı otomatik şanzımanların çalışma prensibi manuel ile benzerdir. bir baskı balata sistemi vardır. fakat debriyaj pedalına basma işlemini siz değil sizin yerine bir robot yapar. manuelde debriyaja basıp kavramayı ayırıp birleştirirken bu olay yarı otomatiklerde bir robot yardımı ile yapılır. ayrıca otomatik şanzımanlarda vitesi kendinizin de değiştirebileceği vites türüne triptonic değil tiptronic denir. *

    yani vitesi kendizin de değiştirebileceğiniz şanzıman yarı otomatik, değiştiremeyeceğiniz şanzıman tam otomatik diye bir şey yoktur. tabi bizim halkımız bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğu için 40 yıllık galericiler bile bu basit bilgiyi bilmez.

    tam otomatik şanzımanlarda ise baskı balata yoktur. bir tork konvertörü aracılığıyla motor ve şanzıman birbirine bağlıdır. aralarında mekanik bir bağlantı yoktur ve bir yağ aracılığıyla motordaki kinetik enerji tekerlere aktarılır. araç dursa bile motor torku şanzımana aktarılmaya devam eder. bu sebeple manuel veya yarı otomatikler gibi ayağınızı frenden çekince bayırda geri kaçırmaz. ayağınızı frenden çektiğiniz an direkt harakete geçer.

    bu kısa bilgileri verdikten sonra dikkat edilecek hususa geçecek olursak. aracınızı eğimli bir yerde park ettiğiniz zaman yükü şanzımana değil el frenine bindirmeniz gerekir. bu durum özellikle yarı otomatik araçlarda daha önemlidir. manuel bir araçta kavrama değişimi maliyetli değilken yarı otomatik bir şanzımanda bu değişim maddi anlamda sizin canınızı sıkabilir.

    aracı park ederken araç durduktan sonra yapmanız gereken sıralama şöyledir.

    - vitesi n'ye (veya manuelde boşa) al.
    - el frenini çek.
    - ayağını frenden çek. (bu esnada arabadaki salınım hareketi yükün el frenine bindiğini gösterir.)
    - vitesi p moduna (veya manuelde öne doğru eğimliyse geriye, arkaya doğru eğimliyse 1 e) al.
    - motoru durdur.

    böylece aracınızın yükü şanzıma değil el frenine binmiş oldu. arabayı nerde park ederseniz edin mutlaka şanzımanı viteste bırakın. el frenini çektim vites boşta dursa da olur demeyin.

    şanzımanda dikkat edeceğimiz bir diğer nokta da baskı-balata olan manuel ve yarı otomatik araçlarda kavramayı hemen bitirmemek için aracı yarı kavrama durumunda çok bırakmamak lazım. yarı otomatik araçlarda çok sorun değil ama manuel araçlarda bazı kişiler kırmızı ışıkta 10 defa debriyajdan kaldırıp arabayı kavrama haline getiriyor. eğimli yollarda arabayı frende tutmayıp aynı zamanda da gaz vermeyip yarım debriyaj yapıp yine kavrama halinde bırakıyorlar.

    baskı-balata dediğimiz parça sürtünme katsayısı yüksek iki diskten oluşuyor. arabayı kaldırma esnasında motora bir anda fazla yük bindirip stop ettirmemek için yavaş yavaş kaldırmalıyız. bunun için de bu iki disk yavaş yavaş birbirine yaklaştırılıp (debriyaj vasıtasıyla) arabayı yavaş yavaş harekete geçiririz. motor artık stop etmeyecek noktaya geldiği zaman ayağımızı debriyajdan tamamiyle kaldırıp baskı-balatayı birbirine sabitleriz. fakat arabayı kaldırmadan sürekli yarım debriyajda bırakırsanız ideal kullanımda 150bin km olan ömrünü 15bin kmye kadar düşürebilirsiniz. bu da gereksiz masraf olarak bütçenize yansır.

    **amortisör**

    aslında bu söyleyeceğim amortisör ile birlikte aracın mekanik kısmının korunması amacıyla dikkat etmeniz gereken bir durum. basit ama önemli bir nokta.

    şehrin her tarafında bulunan tümseklerden geçerken yavaşlayarak geçmemiz arabanın alt takımı açısından önemlidir. fakat tam tümsekten geçme esnasında yavaşlarken ayağımız hala frende olursa şöyle bir sıkıntı meydana geliyor. frenleme esnasında aracın yükü ön tarafa bineceği için ön amortisörler sıkışıyor. bu sıkışmanın üzerine bir de tümsekten geçince alttan gelen darbe amortisörler tarafından emilemeyip tamamiyle aracın mekanik kısmına iletiliyor. zaten bu darbe size de iletileceğinden dolayı böbrek taşınız varsa düşürebilirsiniz. *

    bu yüzden tümseğe gelmeden önce yavaşlayıp tümsekten geçmeden önce ayağımızı frenden çekip yavaş yavaş geçiyoruz tümsekten. böylece aracımızın ömrünü de bu basit yöntemle kayda değer bir şekilde uzatmış oluyoruz.

    **lastikler**

    en doğru lastik basıncı için aracınızın kapı içi veya yakıt kapağına bakabilirsiniz. doğru lastik basıncı aracınızın lastiğinin uzun ömürlü olması, yakıt tüketiminizin az olması ve aracınızın kontrolünü daha iyi yapmanızı sağlayacaktır.

    lastik basıncı aracın boş ve dolu olmasına göre değişir. en doğru sonuçlar için aracınızda dediğim yerlere bakıp ona göre basıncı ayarlayabilirsiniz. yine lastikçiniz tüm arabalar eşitmiş gibi "32 bas geç" diyebilir. siz en iyisi üretici firmanın önerdiği basınçlara göre ayarlayın lastik basıncını.

    mümkün mertebe önceliğiniz dört lastiğinizin de aynı olmasıdır. lastikler farklı olursa frenleme mesafeleri farklı olacağı için hem aracınızın kontrolünü sağlamakta zorlanacaksınız hem de fazla yük binen fren disklerinde zamanla arızalar meydana gelecektir. eğer o da olmazsa ön ve arkalara fren mesafeleri benzer olan benzer dişlilerde lastikler takmalısınız. eğer sadece iki adet yeni lastik alıyorsanız bu lastikleri öne değil arkaya takmalısınız. bu çok önemli bir durumdur. ustaların çekiş gücü iyi olsun diye öne takalım demeleri doğru değildir. öncelik güvenliğimiz ve araç kontrolü olduğu için yeni lastiklerin arkaya takılması en güvenli yol olacaktır.

    kışlık lastikler sadece kar yağdığında mı kullanılmalı? yine bu konuda halkımız tarafından yanlış bilinen bir durum var. yaz lastiklerinin sadece dişli yapısı değil malzemesi de kışlık lastiklerden çok farklıdır. 7 derecenin altında yaz lastiği oldukça sertleşir ve yola tutumu son derece azalır. bu nedenle kar yağmasa bile sıcaklık 7 derecenin altına inmeye başladığı zamanlarda kış lastiği takılmalı ve bu derecenin üstüne çıkmadığı zamanlar çıkarılmamalıdır.
    biraz daha detaylı bilgi için.

    daha uzun lastik ömrü için lastikler dönüşümlü takılmalıdır. genelde ülkemizdeki araçlar önden çekişli olduğu için ön lastikler arka lastiklere oranlara daha çabuk aşınır. bu nedenle lastikleri değiştirme zamanı geldiğinde arka lastikler iyi durumda diye sadece ön lastikleri değiştirmek isteyebilirsiniz. bu da yukarda saydıgım gibi negatif durumlara yol açabilir.

    mesela kış lastiğini çıkartıp yeniden yazlıkları taktıracaksınız. geçen yıl yıl ön tarafta kullandığınız lastikleri bu yıl arka tarafa taktırıp, arka taraftakileri de ön tarafa takarsanız lastikleriniz daha uzun süre idare edip yakın sürelerde eskiyecektir. değiştireceğiniz zaman da dört lastiği aynı anda değiştireceksiniz. fakat lastikleriniz eskidiyse ve yeni lastik alma durumunuz yoksa yukarda yazdığım gibi iyi durumda olan lastiği arka tarafa takmalısınız. viraj dönerken yoldan çıkmak istemeyiz :)

    **yakıt tüketimi**

    aşağı eğimli yollarda bazı arkadaşlar araba daha az yaksın diye vitesi boşa alırlar. araç vitesteyken eğer eğimli bir yoldaysanız ve motor devriniz rölanti devrinin altına düşmüyorsa motora yakıt yollanmaz (rölanti devri 800 dersek motor stop etmemesi için kontrol ünitesi ortlm 1200-1400 devirin altına düşmeden yakıt yollamaz. altına düştüğü zaman da motor stop etmesin diye az miktarda yakıt yollar). potansiyel enerjinin kinetik enerjiye dönüşmesiyle tekerlerden motora güç aktarılır ve motora yakıt yollanmasa da stop etmeden dönmeye devam eder. fakat siz eğimli yolda boşa alırsanız motor rölanti devrine düşecektir ve rölantideki yakıtını yakacaktır.
    not: bu dediğim durum eski karbüratörlü motorlarda geçerli değildir. enjeksiyonlu motorlarda geçerlidir.

    yani 'az yakıt yakayım' diye boşa alırsanız yakıt tüketmeden gideceğiniz yolu fazla yakıt tüketerek gitmiş oldunuz.
    not: aşırı eğimli yollarda inerken tüm fren yükünü fren disklerine bindirmek yerine motor freni yaparak dağıtmalısınız. böylece hem fren diskleriniz erkenden ısınıp sürtünmesi azalmayacaktır hem de daha kontrollü bir şekilde ineceksiniz.

    **dpf temizliği**

    dizel arabalarda geçerli olan bir durumdur. şu videoda ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

    **ve bunların hepsinden de önemlisi**

    arabaya her bindiğimizde mutlaka emniyet kemerini takmalıyız. siz ne kadar dikkatli olsanız da başka bir sürücünün bir anlık dikkatsizliğine bakar. üstelik eğer emniyet kemeri takmazsanız hava yastığı da çalışmaz. kuvvetli bir savrulmada hava yastığı patlayıp boynunuzu kırmasın diye emniyet kemerini takmazsanız hava yastığının koruyucu etkisinden de mahrum kalırsınız.

    bu yüzden arabaya bindiğinizde yapacağınız ilk iş emniyet kemerini takmak olmalı. sadece emniyet kemeri takarak kaza anında hava yastığının da patlamasını sağlayarak win-win durumuna geçebilirsiniz. takmazsanız hem emniyet kemeri hem de hava yastığından mahrum kalacaksınız.

    unutmayın hiçbir şey sizin sağlığınızdan önemli değildir.

    atladığım yerler olabilir olabildiğince geniş yelpazede yazmaya çalıştım. bu yazıyı yazarken birçok farklı kaynaktan yararlansam da size anlatan adamlar youtube kanalını öneririm. bilgileri toparlamam da kendilerinin videoları gerçekten çok yardımcı oldu. arabalar hakkında bilimsel açıdan gayet güzel bilgiler paylaşıyorlar.

    arabanızın olabildiğince uzun ömürlü olup size az masraf çıkarması dileğimle :)
8 entry daha