şükela:  tümü | bugün
25 entry daha
  • realizmin de post realist hali. olanı olduğu gibi gerçeğe en yakın şekilde yansıtan sanat akımı. bireysel sanat görüşümün sevgili tarafına dahil edemediğim akım aynı zamanda.

    yorumlarım akademik görüşten, profesyonellikten ve objektiflikten tamamen uzak olup kendi bireysel düşüncemi yansıtır; bunu belirteyim öncelikle.

    benim sanat anlayışım içindeki sanatçı, gerçeği birebir yansıtan olamıyor. o kişiyi sadece yetenekli olarak görebiliyorum. kendinden bir şey koymamak, koyamamak, özgün bir ürün çıkaramamak, hepsini kapsayacak bir kavramla yaratamamak bence o kişiyi sanatçıdan ziyade uygulayıcı konumuna sokuyor.

    tasarımcı olmak ve terzi olmak aynı şey değildir. biri yaratır biri uygular. uygulayana iyi bir terzi deriz, başarılı bir terzi deriz. sanatçı demeyiz. orda onun gibi bir ayrım var bana kalırsa.

    sanat çevreleri bunu bir sanat akımı içine dahil ettiğine göre uygulayıcısı da sanatçı oluyor ama benim ruhuma dokunmadığı ve sanatın beni kucaklayan hem estetik hem duyusal hazzından yoksun olduğu için ben sevmiyorum.

    hiper realizm istiyorsam fotoğraf var. fotoğraf bir sanat mesela. sanatçı bütün yeteneğini katıyor oraya. aynı yeri farklı fotoğrafçılar farklı bir yermiş gibi yutturabilir bize.
    bu özgünlüktür. ben bunu arıyorum estetik hazzın yanısıra.

    hiperrealizmde gerçek var, aynısı var. eee, yani? bu sanat değil ki; bu yetenek.
    gerçekçilikten son derece uzak, fırça darbeleri belirgin bir rönesans ressamı beni duygudan duyguya atarken hiper realistler bende zerre duygu uyandırmıyor.
    “aaa aynısını yapmış hakikaten diyorum. balmumu heykel ya da fotoğraf gibi.”

    ben kim miyim? hiç kimse.
    akademi eğitimim de yok profesyonel bilgim de. ben izleyiciyim, tüketiciyim. ama beğendiğimi alıp, beğenmediğimi dışlama tasarrufuna sahibim. benim sanat arşivimde hiper realizmin yeri yok.
7 entry daha