şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • kayip zamanı aramak, hakikatin izini sürmektir deleuze'e göre. bununla birlikte proust'un kayıp zamanı, sadece geçmiş zaman değil, aynı zamanda boşa geçirilen zamandır. o halde, kayıp zamanın izinde, heidegger'in gerede, boş konuşma dediği cinsten bir düşüşten mi ibarettir? (romanın bütünündeki pazar keyfi ile yarışabilecek dedikoduları, bitmek tükenmek bilmeyen cemiyet hayatı tasvirini düşünün bir.) deleuze bir kez daha heidegger'in gerdiği kaslarımızı açmakta ve demektedir ki, yakalanan zaman, kayıp zamanın kalbinde yeniden ele geçirilen zamandır. bu da göstergelerin çıraklığını yapmakla mümkündür. proust'un, hayatı boyunca yazmayı ertelediği kitabına ancak bazı göstergeleri okuyacak yetkinliğe ulaştığında başlaması da bunu gösterir. başka bir deyişle, proust kendi "authenticity"sine tam da zaman kaybederek ulaşır. kristeva'ya göre de, çizgisel zaman ölüme götürürken, proust'un duraklamalı, uzun, tomurcuklu tümceleri being-a-whole imkanını açar. kayıp zaman, ontik ve ontolojik zamanın karışımından doğan melez bir yaratıdır.
53 entry daha