şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • olayın sıcaklığıyla hızlıca girilmiş bir entry muhtemelen. üzerinden zaman geçince şanslı olduğunuzu anlayacaksınız. devlet hastanesinde bile müşteri olarak görünüyor hastalar. hasta garantili şehir hastaneleri kuruluyor. insanlar prim ödeyemedikleri için sağlık hizmetinden faydalanamıyor, sakat bırakılıyor, öldürülüyor. maalesef ülkemiz koşullarında, bunlar başınıza gelmediği için, şanslı durumdasınız.

    raporundaki ve reçetesindeki ilaçların farklı olması büyük problem doğurabilirdi ama bu da eczanede fark edilmiş zaten. raporunda olmayan, raporunda olsa dahi dozu yanlış yazılan ilaçlar sgk tarafından karşılanmadığı için önceden fark ediliyor. internet çağının bir güzelliği.

    babanız sporunu yapan, yediğine içtiğine dikkat eden biri olduğu için belki de ucuz atlatmış kalp krizini. ciddi ve ölümcül riskleri olan bir rahatsızlık olduğu için bu kadar endişeli, korku dolu ve ajite olduğunuzu düşünüyorum ve haklısınız bu konuda. ama görüldüğü üzere babanıza gerekli müdahaleler yapılıp, ilk gittiği alsancak devlet hastanesi yoğun bakımında yer olmadığı için muhtemelen özel hastaneye sevki sağlanmış ve burada da acil müdahaleleri yapılmış. özel hastanede acil hasta statüsünde olduğunuz, fazla bir maddi getiriniz olmayacağını düşünülerek iplenmemiş olabiliriz. burada da haklısınız evet ama maalesef kapitalizmin, hastayı müşteri olarak görmenin sonucu bu da. birçok yerde başımıza geliyor.* hastanelerde her branştan birden fazla uzman doktor olamayabiliyor. bir kardiyologun ya da kalp damar cerrahının 7/24 hastanede olmasını bekleyemezsiniz bu durumda. genelde icap nöbeti tutulur. gerektiğinde, acil durumda çağırılır. yani refakatçi olarak kendisini görememiş olmanız kötü ama anlaşılabilir bir durum. ama o hastayı görmüştür, gerekli tedavi yapılıp hastanız sağ salim taburcu olduğuna göre. geçmiş olsun, babanızın en kısa zamanda eski sağlığına kavuşması dileğiyle.