şükela:  tümü | bugün
  • otomobil lastikleri daha doğrusu kara yolu taşıtları için lastikler, sizin hayata tutunmanızı sağlayan temel öğelerin başında gelir.
    ortalama ağırlığı 1200 kg olan, büyük çoğunluğu metal, diğer kalan kısmı ise plastik, fiber vs gibi diğer malzemelerden oluşan orta halli bir otomobilde bu muazzam kütlenin yer küre ile bağlantısını ve kontrolünü sağlayan en önemli eleman lastiklerdir. her ne kadar diskler, fren, balata, hidrolik gibi diğer öğelerin varlığını inkar etmesek de şu noktada kütleyi taşıyan ana etmenden söz edeceğim.
    lastikler genel olarak yazlık ve kışlık lastik olarak iki ana kategoriye ayrılırlar. her ne kadar 4 mevsimlik lastik, her mevsimin lastiği, karda da gider çölde de mantalitesinde lastikler piyasada bulunsa da itibar etmemeniz ısrarla önerilir.
    öncelikle lastik tercihinde bulunurken piyasadaki lastik markalarının üretildiği ülkelerin genel iklim şartları ile ülkemiz iklim şartlarını kıyaslayınız. çünkü herkes doğal olarak kendine göre üretir, sonra dünyaya ihraç eder. mantık basit.
    her lastik markasının kendine özgü belli başlı karakteristik özellikleri bulunmaktadır. michelin lastikler yumuşaklığı ile bridgestone lastikler dişlerinin aşınmaması özellikleri ile dikkat çekerler.
    aracınıza lastik alırken en çok dikkat etmeniz gereken nokta; ihtiyaçlarınıza hitap etmesi durumudur. sürekli belirli bir güzergahta tin tin gidip gelen bir durumdaysanız çok aşırı kaliteli bir lastik almak mantıklı bir tercih değildir. öte yandan işiniz gereği şehir içi şehir dışı sürekli gezmek durumunda kalıyorsanız kaliteden vazgeçmemeniz gerekir. lastik bayisine gittiğinizde mümkün mertebe üretim tarihi en yeni olan yani en taze lastiği isteyiniz. bu elzemdir. ilgili lastikçi her ne kadar 5 ile 10 arası bir rakam geveleyip raf ömrü zırvalıkları sıralarsa sıralasın asla bu kuraldan ödün vermiyoruz. taze lastik uzun ömür demektir. ikinci aşamada ise aracınızın üreticisinin önerisi olan ebatlarda lastik almayı muhakkak tercih ediniz. minik bir ebat farkı bile size sürüş kalitesinde ciddi değişiklikler olarak geri dönebilmektedir. lastiği satın aldınız ve aracınıza taktırıyorsunuz. bu noktada çelik sibop taktırmak uzunca bir süre lastik havalarında sibop kaynaklı sorunlardan kurtulmanız anlamına gelir. belki ilk maliyet sizi korkutabilir ama kesinlikle uzun vadede değecek bir tercihtir. aracınızın lastiklerini mümkünse son teknoloji bir rot balans cihazı olan bir yerde taktırın. çünkü tüm ayarları mükemmel yapılmış bir araçta lastiklerin aşınması da aynı şekilde düzgün olacaktır. lastiklerinizin; tercihen haftada bir kere, mümkün mertebe soğukken yani çok yol yapmamışken havalarını ölçün. yol performansı, lastik aşınması, güvenlik gibi pek çok konuda önem taşır. doğru lastik basıncı aracınızın yakıt depo kapağında ve kullanım kılavuzunda yer alır. ülkemiz lastikçilerinde hava ölçtürmekten ziyade pakkens marka lastik hava ölçüm aparatı alarak bu işi benzinliklerde bizzat kendiniz takip etmeniz önerilir. doğru hava düzgün yol tutuşu demektir. bir de lastiklerinize hava yerine nitrojen bastırmak çoğunlukla uzun yol yapan araçlar için önem arz eder. geldik en önemli konuya. lastik ömrü nedir? lastik ömrü kimilerine göre 40000 km veya 5 yıl, kimilerine göre diş derinliği bitene kadar, kimilerine göre 50000-60000km olarak belirlenebilir. ancak burda en önemli etmen siz, aracınız, yaptığınız total yol ve lastiğin alındığı tarihtir. alındığı tarihten itibaren kontak kapatmadan gezen bir otomobil için 4 yıl lastik ömrü komik olacaktır. bunu belirleyecek olan yukarıda yazılan faktörlerdir. 4 yıl ve 40000-50000 km baremini dolduran otomobiller için en önemli faktörlerden birisi diş derinliğidir. diş derinliği yasal sınırın altına düşmüşse muhakkak değiştirmelisiniz. diş derinliği güzelse bu lastikleri mümkünse trafiğe kapalı bir alanda ani fren yaparak test etmeniz önerilir. ani frende her zamanki alıştığınız yola yapışma efektini hissetmeniz mühimdir. bunda bir zayıflama görüyorsanız lastik değişim zamanı gelmiştir. benzer şekilde gün ışığında lastiklerinizi çok yakından inceleyerek yüzeyinde ve yanaklarında mikrokılcal çatlaklar görmeniz gerekir. bu mikro çatlaklar artık lastik hamurunun bayatlamaya başladığını ve eski performansını veremeyeceğine dalalet eder. öte yandan diş derinliği çok iyi, mikro çatlakları olan, üretim tarihinden itibaren 5 yıl geçmiş bir lastik takımı; uygun şartlarda kullanım ömrünü doldurmasına rağmen ülkemiz şartlarında kullanılabilirlik kriterleri hala uygun lastik olabilmektedir. lastik bayatlamasında gördüğüm bir önemli husus ise taze lastiklerin simsiyah olan renginin bayatlama esnasında gitgide boz-gri bir renk almasıdır. bu da sizler için bir nevi indikatör olabilir. bayat lastiklerde rastlanan en önemli sorun özellikle yağışlı ve ıslak zeminlerde kauçuk hammadde bayatlaması nedeniyle kızaklama durumudur. işten eve gelgit yapan bir kişi iseniz ve maddi durumunuz elveriyorsa, lastik değişim aralığı(diş derinliği yasal sınırın üstünde olmak kaydıyla) 5 yıl-50000/60000 km olarak tarafımca tecrübe edilmiştir. bu rakamların üzerine çıkacağınız her değer lastiğin dolayısıyla otomobil ve sizin yola, hayata tutunmanızı engeller. maddi durumlar nedeniyle çıkma lastik alan arkadaşları ise anlamakta hala zorlanırım. dört teker dönsün yeter modunda gitmek ölüme gitmektir. son bir hatırlatma olarak lastik tamir spreyi alın ve sürekli aracınızda bulundurun. kullanmak zorunda kaldığınızda ne büyük kolaylık olduğunu daha iyi anlayacaksınız. ilerleyen zamanlarda diğer lastik tecrübelerimi aktarmaya devam edeceğim. kazasız sürüşler dileğiyle.
2 entry daha