şükela:  tümü | bugün
91 entry daha
  • 15 ağustos 2018 çarşamba akşam 20:30 buluşmasında, iki yapımcısını daha da yakından tanıdığım podcast serisi. şimdi onların dedikodusunu yapacağım.

    öncelikle belirtmek isterim ki, işsiz barış'ın ve çapkın samican'ın spontane düzenlediği buluşma, 31 mayıs'ta yaptığımız buluşmadan çok daha güzel oldu. çünkü görece daha az insan geldi ve buna bağlı olarak daha samimi bir atmosfer oluştu. bu seferkinin alkollü olmasının da etkisi olabilir.

    barış podcastlerde dinlediğinizin aynısı zaten. podcastte sevdiyseniz yüz yüzeyken de seviyorsunuz. son derece gerçekçi, ama bir o kadar da fütürist, upuzun boylu fakat bir yandan da zapzayıf, zaman zaman sert ama yeri gelince pamuk kadar yumuşak, uzman bir ekonomist buna mukabil etkin bir pazarlama dehası... diye uzar gider. barış'a evlilikle ilgili bir kaç şey soracaktım ama unuttum ya. laf lafı o kadar çok açtı ki aklıma gelmedi.

    bir başka özelliği de barış abimizin, şeker tüketmemesi. adam bildiğin şeker içeren hiçbir şey yemiyor veya içmiyor lan. gerçekten saygı duydum. şeker içermeyen bir şarap aldı frankofonumuz.

    diğer podcaster samican ise, 'falan filan' dan başka şeyler de söyleyebiliyor, tüm gece bana troll samet diyip durdu :) hayır biz mi lakap takıyoruz bize mi lakap takılıyor anlamış değilim. eyy samican, seni bizler var ettik.

    şaka bir yana ikisini de çok sevdim. o samimiyeti o kadar iyi hissettiriyorlar ki gümlet medya olarak, sanki yıllardır tanışıklığınız varmış gibi bir hissiyat oluşuyor içinizde. zaten beklentim de o yöndeydi, beklediğim gibi oldu, güzel oldu.

    pompacı tuna'yı da yüz yüze tanımak isterim. eminim o da en az samican ve barış kadar samimidir. bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.

    bu adamların yaptığı iş o kadar değerli ki, şayet gelecekte ülkemizden bir unicorn çıkarsa, kesinlikle bu gibi insanların dolaylı etkilerinin sayesinde olacağını düşünüyorum. insanlara gaz verme, tecrübe paylaşma ve paylaştırma gibi çok kritik bir görevleri var, tıpkı öğretmen gibi. girişimci dünyasının hocaları veya en azından bilgi paylaşım platformu durumundalar şu anda. herkesin devlete kapak atma veya kurumsalda çalışma merakında olduğu bir dönemde, karanlıkta yakılan bir mum gibiler. devlette ya da kurumsalda çalışmak kötüdür demiyorum fakat, hem ülkemize hem de insanlığa, girişimcilerin katkı sağlama potansiyellerinin çok daha fazla olduğunu düşünüyorum.

    neyse yeter bu kadar övgü.

    bence ekim-kasım gibi barış ve tuna birlikte gelebilirler ankara'ya. tabi ikisinin de aynı anda boş bir zamanı olursa. daha büyük çaplı bir buluşma yapılır. bu sayede ankara içi girişimci nüfus daha çok tanışıp, kaynaşmış olur. belki de türkiye'nin 100-200 milyar dolar değerlemesi olan girişimleri ankara'dan çıkacak :)
54 entry daha