şükela:  tümü | bugün
206 entry daha
  • albüm albüm değil, grup grup hatta müzik türü müzik türü olarak bkz verilse bile farkın 192 kpbs ile karşılaştırıldığında anlaşılamayacağı format. bakın loseless ismine takılıp kalıyorsunuz, bu belli bir zaman sonra plaseboya dönüşüyor. kaldı ki plak kopyaların flac'ında (ister 24/96 olsun ister 24/192, hatta isterse 32/192i yetmedi dsd256 olsun) klik'ler, hiss'ler varken daha kirli bir ses duyuyor olacaksınız. o yüzden plak olayına hiç girmeyin. sacd derseniz anlarım, blu-ray audio derseniz anlarım, mfsl edition derseniz kat be kat anlarım, çünkü belli bir noktadan sonra remastering devreye giriyor. ama plağın sesi, cd'den master volume olarak daha düşük ve daha hiss noise'lu olacak. nasıl ki eskiden manyetik bant dediğimiz kasetlerde noise sesi vardı (hatta bunun için dolby noise reduction diye bir şey icat edildi) plakta da hiss sesi vardır, olacaktır.

    burada player'ın etkisi sıfıra yakındır. en önemli kavram stereo ya da kulaklıktır. sesi en çok etkileyen ekipman parçası bu ikisidir. ardından dac gelir. uzun uzun yazmaktan gına gelse de, kablo bile player dediğimiz kaynaktan daha etkili olabilir. yoksa kaynak ister bilgisayar, ister mac, ister bir cd çalar, isterse master tape olsun, player'ın -en azından- mp3 ve flac arasındaki farkı duymaya etkisi yoktur.

    mp3 dediğin şey, overtoneu devre dışı bırakır. o da tam anlamıyla bir devre dışı bırakmak değil. yani notanın doğuşkanlarını emer bir yerde. ve fakat sen bu doğuşkanları zaten kendini yırtsan da duyamazsın. en basit haliyle şöyle anlatayım: wav formatında datalar aaabcdaaabbcccdddd iken, flac'ta datalar 6a3b4c4d şeklindedir. ne gibi diyelim, hani defrag yaparsın da dosyalar düzene girer ya, o hesap. mp3 ise 6a3b4c4d değil de 4a3b3c2d gibi şey sunar sana. hani wav aaabcdaaabbcccdddd'ydi ya, 6 tane a yok da 4 tane a var gibi. o 2 tane a'yı neden almaz dersen, o senin 'overtone' dediğin datalar. onları zaten duymuyorsun. sen yarasa değilsin, insansın. duyma yetin de bir yere kadar.

    burada insanların inatlaştıkları şey de bu noktada başlıyor zaten: 'bende milyon dolarlık ekipman var, ben her şeyi duyuyorum. dahası duymak zorundayım...' geçen ay öyle bir adamla burada yazıştık durduk. sonra bana cahil dedi, entry'sini sildi... analog kasıyormuş, dac'tan transfer ediyormuş falan... demek istediğim şey, bu işi artık sayısal kavramlara, paralara dökmeyin. mp3 ile flac arasındaki fark böyle kendinizi yırttığınız kadar yok, hatta 192 sonrası hiç yok. evet, hiç yok. adım antiflac mermize'ye çıkacak bu yolda. ama durum bundan ibaret. kavramlar birbirine karışıyor ama, bahsettiğiniz sayısallıkla formatlar arasındaki fark birbirinden ayrı şeyler. şey gibi bunu sunmak; 'anneni mi daha çok seviyorsun yoksa baban mı daha hızlı koşuyor?..'

    elimde 500 gigabaytın üstünde flac ve hep o böbürlene böbürlene bahsettiğiniz binlerce dolarlık hi-fi ekipman varken bunu söylüyorum. player diyorsunuz binlerce liralık hi-res dap'lardan sandisk sansa clip yelpazesine kadar 10'a yakın çalıcı kullandım. sonuç aynı, sonuç aynı. bak mesela şu entry'de de adam aynı şeyden bahsetmiş. neyse, birkaç ay sonra yine birisi küfreder, yine bir şeyler karalarım. nasılsa bu ara bol vaktim var.
20 entry daha