şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
91 entry daha
  • çok korku filmi izleyen birisi olarak söyleyebilirim ki izlediğim açık ara en iyi korku filmidir.

    bir korku filmi olmasaydı eğer 21. yüzyılın ilk çeyreğine damgasını vuracak bir filmdi ama ne yazık ki korku filmlerinin böyle bir kaderi oluyor.

    filmin başarısı elbette hiç ama hiç jump scare kullanmamasında yatıyor. filmde seyirciyi yerinden sıçratacak tek bir sahne (kuşun okul camına çarptığı sahne) de bir jump scare değil, kuş geliyor ve çarpıyor, herkes yerinden sıçrıyor, siz de sıçrıyorsunuz haliyle. bir müzik, bir efekt söz konusu değil; sınıfta oturan herkes neye şahit olduysa siz de ona şahitsiniz.

    klasik olarak, jump scare kullanmayan korku filmleri bunun yerine ya gerilim öğelerine abanarak işi iyice polisiyeye çevirirler ya da gore öğelerine abanıp şiddet pornosuna. bu film bunları yapmıyor; korkuya çok farklı bir açıdan yaklaşıyor. ben bu filmin arkasında çok derin bir psikolojik ve felsefi altyapı yattığını, bilhassa unheimlich (uncanny, yersiz yurtsuz) kavramını freud'dan lacan'a hatta derrida ve deleuze'e kadar birçok farklı perspektiften iyi çalıştıklarını düşünüyorum çünkü filmde karşımıza korku öğesi olarak çıkartılan her şey ama her şey sırtını bu kavrama dayıyor. hatta film bir filmden ziyade, her biri unheimlich konusunu işleyen kısa filmlerin bir derlemesi gibi ilerliyor.

    filmin ikinci başarısı da belirsizliği filmin sonuna dek sürdürmekte ısrarcı olmasında yatıyor elbette. şimdi doğaüstü bir fenomeni mi izliyoruz, okülist bir pratiği mi yoksa bir delirme sürecini mi? film net cevaplar vermediğinden biz de bir sonraki unheimlich vakanın nasıl sonuçlanacağını bilemiyoruz. ruh çağırma seansına giriştiklerinde kavanozun gerçekten hareket edip etmeyeceğini bilmiyoruz, kadın kocasından defteri yakmasını istediğinde sonucun ne olacağını bilmiyoruz; bu bilinmezlik seyirciyi fazlasıyla geren bir hava yaratıyor. şahsen filmin ortalarında o kadar gerilmiştim ki rahatlayabilmek için ister istemez bir oh çekmek zorunda kaldım. filmin bu ketum anlatım biçimi ayakta alkışlanacak bir cambazlık içeriyor.
167 entry daha