şükela:  tümü | bugün
433 entry daha
  • valla çok üzüldüm. öyle coşkulu insanların asla ölmeyeceğini düşünüyorum hep ben. sonra çok üzülüyorum.

    bir akşam saat 8 gibi, evin telefonu çaldı. sanırım lise-1 ya da lise-2 öğrencisiyim 1997-1998 yılları. o zamanlar fanatik basket yeni mi çıkmıştı tam hatırlayamıyorum. annem açtı telefonu, sonra bana seslendi suratı nasıl şaşkın, kimin aradığını sordum. "ismet badem seni arıyormuş kızım" dedi, annem de allahtan ismet badem kim biliyor. "sanırım birisi dalga geçiyor". allah allah ismet badem beni neden arasın ki, çok saçma diye düşünüyorum, bir de beni nereden buldu da arıyor. neden beni arıyor? açtım telefonu bir kadın dedi, "annen de sen de inanmıyorsun biliyorum ama biraz sonra seninle ismet badem görüşecek" ben hala inanmıyorum, takımdan kızlar dalga geçiyor diyorum. sonra telefondan bir ses geldi, nasıl coşkulu, ses zaten o da, coşku da ismet badem. o coşkudan emin oldum o kişinin ismet badem olduğundan. ilk başta çok durgundum, sonra açıldım benle telefonda o kadar uzun konuştu, sohbet etti ki. bizim küçük şehre gençliğinde atletizm müsabakaları için çok geldiğini, , orada bir kıza aşık olduğunu, ilk aşkının bizim oralı olduğuna varası filan anlattı hatta. muhabbet ettik, nasıl kapattık bilmiyorum ama en son ismet abi çok teşekkür ederim ama benim telefonumu nereden buldunuz dedim. bir mektup geldi gazeteye, o mektuplara dönüş yapıyorum dedi, çok teşekkür ederek. dedim ama ben mektup yazmadım. sanırım elindeki mektuba baktı, üç kişinin telefonu varmış, beni seçip aramış. arkadaşım yazmış mektubu.

    sonra hemen arkadaşları aradım tabi, mektubu yazan arkadaşımı aradım saat 9.30 o zamanlar cep telefonu yok, evden arıyoruz. o arkadaşımın babası "sen ne terbiyesiz, yüzsüz bir çocuksun. bu saatte aranmaması gerektiğini bilmiyor musun?" azarladı "ben de ama çok önemli filan derken" suratıma kapadı telefonu. sonra yakın arkadaşımı aradım. 3. telefon numarasının sahibi aynı zamanda. babasına "ya ismet baden beni aradı deyip istedim telefona, herkes "ismet badem seni neden aradı" diye soruyor. sonra diğer arkadaşım aradı, "noldu, ya kusura bakma diye" dedim ismet badem beni aradı. sanırım o biraz üzüldü, kendi yazdığı mektup sonuçta. çok şanlıydım ya da benim ismim kafiyeli, herkes bu yüzden benim ismimi seçtiğini düşündü. ne bileyim adam gelen mektuplara dönüş yapıyormuş işte. gazeteyi alan, okuyanlara ilgi gösteriyormuş.

    neyse, hep aklıma o gün gelir de bir gün karşılaşırsam " ya siz beni lisedeyken aramıştınız" demek istiyordum. bir yerde adı geçse, "ya çok saçma ama beni telefonla aramıştı?" diye herkese anlatırım. saçma derken de sanki "neden arasın ki?" saçmalığı, saçma olan şey benim orada. adam meğerse dönebildiği, mektuplara hep dönüyormuş.
133 entry daha