şükela:  tümü | bugün
49 entry daha
  • jeff(rey) bezos'un masa basi ikna kabiliyeti sayesinde daha kuluckadan yeni cikmisken, onde gelen yoneticileri ust kademelerine yerlestirmis, internet'in geleceginin tamamen belirsiz oldugu bir zamanda buyuk miktar risk sermayesini avlayabilmis, uzun donemli vizyona sahip bir konsept firmadir.

    firma fanatik sekilde musteri odaklidir, tabi bu da uzun sureli karsizligin en onde gelen nedenidir (gerci hissedarlari memnun etmek icin bu yonde hafif odun vermeye basladilar). ama bu giderleri de reklam gideri olarak gormek mumkundur, zira musteriyi her daim bas taci etme obsesifliginin kendilerine en iyi reklam oldugu gorusu hakimdir. bu biraz da bana (yapilan kinaye aykirilik gosterse de), mcdonalds'in sahibinin bir zamanlar sarfettigi "musteriye iyi bak yeter, is kendini idame ettirir" (take care of the customers, and the businness will take care of itself) sozunu hatirlatiyor. bu hakikaten basarili sonuclar vermis, kendinden geri beslemeli faziletli bir dongudur; servisten memnun kalan musteri bu tecrubesini diger potansiyel musterilerle paylasacaktir ve musteri sayisi cogaldikca gelir artacak, daha kaliteli servis imkani dogacaktir.... sahi kaciniz amazon.com'un reklamini gordu tv'de?

    amazon.com'un cok kisa surede buyuk ciro yapmasinin belki en onemli sebebi ve ayni zamanda kendisini diger reel alemdeki (bricks-and-mortar) muadillerinden ayiran en temel ozelligi stok masrafini cok asagilara cekebilmesidir, bunu da dogal olarak internet'in bahsettigi sanal ortama borcludur. amazon.com internet'te salt kitap servisi (magazasi degil dikkatinizi cekerim) olarak basladi (ve sanilanin aksine bu bir ilk degildi o zamanlar; cbooks.com adinda cicegi burnunda bir site mevcuttu) ve kisa sure sonra "yeryuzunun en genis koleksiyonu" olarak vizyonunu genisletti. o zamanlarda kitap piyasasinda buyuk iki oyuncu vardi (halen de gecerli); "barnes and noble" ve "borders". bunlara inat (ama ne inat), jeff kendisine 6 haneli maas veren firmasindan ayrilip, nerdeyse kimsenin adini sanini duymadigi internet'in ticaret potansiyelini gorup, karisi ve birkac arkadasiyla, garajda kitap servisine basladi. diyeceksiniz, neden kitap? jeff kitap kurdu oldugundan, kitaplara karsi konulmaz sevgi beslediginden dolayi mi? hayir (belki ama bas sebep olmaktan cok uzak; emin olun jeff daha realistti, ve kalbinden ziyade beynini kullaniyordu). eski firmasindayken, patronu jeff'e internet ortaminda ticari kazanc baglaminda potansiyeli yuksek olan metalar uzarine arastirma yapmasini istedi (bu anektod da turlu tartismalara yol acacak, amazon.com'un temelininin jeff'in eski patronunun finansal destegiyle atildigini savunanlar cikacakti). jeff arastirmasinin sonuclarini sundugunda, listenin basindaki urun ne miydi? bildiniz, kitap! mesela neden giyilen, koklanan (eh yeni kitabin kokusuna da doyum olmaz aslinda) cinsten bir urun olmasindi? sanal ortamda bugun dahi elbise siparis eden cok az insan vardir. nedeni basit, adi ustunde ortamin kendisi sanal! bedeninize uyup uymadigini, uzerinizde nasil durdugunu nasil bizzat denemeden bileceksiniz... buna karsit, kitabi musterinin begenisine sunmak oldukca pratikti, ve gozden kacsa da bence en onemlisi bir kitabin tanitiminin gorsel ya da sofistike bir yola fazla gerek birakmamasidir. mesela, objektif bir tanitim paragrafi (muhtemel kitabin kapagindan, icyuzunden kotarilmis), onun yanina editorden bir degerlendirme yazisi sikistirirarak musterinin malumat sahibi olmasi ve tercih mekanizmasini tetiklemesi kolaydir; tabi diger musterilerin yorumlari da paha bicilmez bir katma deger gorevi gorecektir. nispeten masrafsiz olmasinin yaninda, web sayfasinin musternin ekraninda kisa surede acilmasi cok onemliydi, ve unutmayin ki vakti zamaninda, su an artik genel gecer buldugumuz bant genisligi gulunc bir hayalden baska birsey degildi. zaten site, sanal aleme kapilarini ilk actiginda, amazon.com logosundan baska bir imge icermiyordu (not: o zamanki logo da su ankinden farkliydi). yani internet'te hayat zor, cetin ve nebileyim tatsizdi...

    fazla dallandirmadan finansal modeli dilim dondugunce izah etmeye calisayim. bir urun stokta ne kadar vakit gecirirse, zarari o kadar cok, kari o kadar az olur, bu malumunuz. kaba bir ornekle aciklamaya calisalim. simdi 90'larin barnes and nobles'ini ele alalim; katalogunda bir milyonun ustunde, kisa zamanda temin edilebilecek yazili urun mevcut. magazanin, bu hacimli katalogu musterilerine bir sekilde sunmasi lazim, bunu da cokkatli, hacimli binalari alip, renove edip, raflarda sergileyerek sagliyor; yani sabit masraflar cok fazla. tabii raflarda yer bulmasi icin, bu urunlerin yayinevlerinden ya da araci depolardan satin alinmasi lazim evvela. farzedin kitabevi odemeyi n'inci gunde yapacak sekilde yayineviyle kitap ustunde anlasti. eger sozkonusu kitap, n gun boyunca alici bulamazsa (bircok kitap icin genel durum) ve bu tur urunlerin katalog icinde orani fazlaysa, kitap satisindan elde edilen para buyuk oranda satisi henuz gerceklesmemis kitaplarin odemelerini karsilamaya gidecektir. bunun aksine, kitabin n gun icinde alici buldugunu varsayalim; bu durumda kasaya giren sicak para satisin gerceklestigi gunden odeme gunune kadar faizde degerlendirilebilecektir. bu iki senaryo arasinda bir firsat maliyeti oldugu gercektir.

    kitabevinin en buyuk stogu kabaca raflarda tozlanan kitaplarin ta kendileridir, ve bu stok ayni zamanda kitabevinin musteriyle arasindaki arayuzudur, varolus sebebidir*. sanirim leblebeyi idrak etmissinizdir. bu arayuzu simdi web ortamina tasiyalim; kira bedelinden ve turlu masraflardan buyuk oranda dustuk. simdi personelimizi beyin gucu olusturuyor, magaza bakim masrafindan vesaireden dustuk (gerci bu ayakislerinde amerikanin ucuz isgucu meksikalilari calistirabilirdik, onun yerine uber-zeki beyaz yakalilari tercih ettik), onun yerine musteri iliskilerine odaklandik (musteri iliskileri deyip gecmeyin, ilk zamanlar amazon.com bu personeli universite mezunlarindan, kutuphane calisanlarindan elle seciyordu ve insanlarin magaza calisanlariyla yuzyuze muhatap olmadigi, internet tabanli, gayet soyut bir servisi tercih etmesini ve musteri sadakatini saglamak icin anahtar bir rol oynuyordu). halihazir katalogumuz web sayfasinda sergileniyor (o zamanlarda piyasada olan kitaplarin tum listesi elektronik ortamda cd formatinda zaten mevcuttu), ve biz musterilerimize iki gunde postalama sozu veriyoruz (stoklayip stoklamamak bizim elimizde). bilimum kitap saglayicilariyla anlasmamiz var; musteri siparisi verir vermez saglayicilarla iletisime gecebilecek altyapiya sahibiz; olu stok sorunu buyuk oranda ortadan kalkti... idealist bir cercevede, hangi urune ne kadar talep gelecegini bilebilseydik stok sorununu dert etmeyebilirdik bile (gerci kitaplarin aliminda genelde bir minimum rakam sozkonusudur). bu simdilerde (bkz: neuromarketing) olanaksiz oldugundan, bu modelin gelismesinde onceden saglikli tahminlerde bulunmak cok onemli; bunun uzerinde kafa patlatacak beyinleri de zaten arastirma gelistirme birimlerinizde bol maasla semiriyorsunuz (hos amazon.com'da oyle ayri bir departman da olmadi ya - a9.com'u ayri tutuyorum). bu sanal kitabevindeki stok cevrimine goz atalim; yine farzedelim alinan kitabin odemesini n'inci gunde yapmak uzere yayineviyle anlastiniz. katalogunuzu sergilemek icin onceden kitap alimi yapip raflarda curutmeniz gerekmiyor, musteri odakli bir web sitesi bu is icin yeterli. musteri siparisi verdiginde, ya kendi dagitim merkezinizden ya da ucuncu parti bir saglayicidan urunu temin ediyorsunuz, ve soz verdiginiz gibi iki gun icinde urunu postaliyorsunuz. kredi karti kullanildigindan elinize paranin gecmesi de fazla zaman almiyor - gerci amazon.com'un ilk gunlerinde insanlar online alisverise alisik olmadigindan, kart bilgileri faks ya da telefon yoluyla el degistiriyordu. bu sicak parayi odeme gunune kadar faizde tutuyorsunuz ve bu size kardan kar etmenizi sagliyor. iste amazon.com'u kisa surede ust liglere tasiyan, iksir gibi gelen, birkac senelik yeniyetmeyi bir asirlik barnes and nobles'in korkulu ruyasi haline getiren negatif nakit akisi kabaca boyle.

    son bir nokta; diyelim talep artisi beklenenin ustune cikti, web sunuculariniz baskiyi kaldiramaz duruma geldi, ya da katalogunuzda beklenmedik bir hacim artisi soz konusu. sorunun cozumu basit; donanmaniza daha fazla sunucu bilgisayar ekleyerek kapasiteyi artirin, kalabaliklasan katalogu daha fazla sayfaya yayarak musteriye sunun. bir de ayni sorunun cozumunu gercek-yasam kitabevlerinin gozunden degerlendirin. ha simdi diyeceksiniz, kitabevine gidip, bagdas kurup, kitaplarin sayfalarini evire cevire sahaf kokulari icinde degerlendirmektense bir musteri neden web sitesinin tatsiz, kuru sayfalarini gezmeyi secsindi. sanirim bu sorunun yanitini su zamanda vermeye hicbir luzum yok; kendinize, cevrenize bakin yeter; degismez sanilan aliskanliklarin nasil bertaraf oldugunun farkina varacaksiniz ve jeff bezos'un mangal yurekliligini, uzgoruslulugunu daha bir takdir edeceksiniz.

    ("amazon.com - get big fast" adli kitaptan yararlanilmistir)

    edit: ufak bir trivia; firma calisanlarinin hepsi door desk denilen, hakikaten kapidan bozma bir masada is gorurler (bir kanada fabrikasi ozel olarak uretir), bu da amazon.com'un tutumluluk ilkesinin bir gostergesi kabul edilir - jargon haline gelmistir.
1571 entry daha