şükela:  tümü | bugün
4 entry daha
  • gerçek olmayan, kisinin burnunun onündekinden ötesini göremediğine işaret eden bir iddia. makale ile aciklanmamis, revize edilmemiş, onaylanmamış hiç bir 'bilim', bilim degildir. sektörde önüme gelmedi falanlar cidden bosuna okula gidildiğine işaret ediyor. aslında cogu imalatcı/uretici olan insanin kendisini mühendis sanmasından dolayı da, neyse.

    bir kere (bkz: vagueness) ve (bkz: broadness). bu kelimelere yeticek turkcem yok ama aciklayayim: bilimsel makale derken neyden bahsedildiği tamamen muamma bu başlıkta. yani mühendislik falan denmiş ama öylesine bir sallanmış ortaya yani ki inşaatından, bilgisayarına, yazilimindan, cevresine, mühendislik tamamen makale ile donen bir alan, sadece tip kadar bariz degil. mühendislik gibi kendini sürekli yenileyen bir alanda makaleler ne zaman ise yaramış demek aslında imalatçılik yaptiginiza işaret ediyor.

    ikincisi 'bilim' kavramında da yine ayni tarz bir genişlik, karmasa var. teknoloji ile ayni anlama geliyormuş gibi ele alinmis. bir cismin/maddenin (veya neyse neyin) a seklinden, b sekline gelişi icin bir kac "yöntem" geliştirilebilir. fakat bu 'yöntemin' calisiyor/basarili olmasının sebebi, bilimsel makalelerle aciklanmis, fiziksel veya kimyasal kurallar. yeni teknolojilerde bu bilimsel makalelerin icinde yazan gercekleri esas alarak gerçekleşiyor zaten. eğer bahsedilen teknoloji a isini yaparken bugüne kadar kabul edilen işleyiş ve esas alinanlardan farklı bir şey yapıyorsa makalesi yazılır, arkasındaki bilim revize edilir. eğer bugüne kadar var olmayan bir teknoloji ise, arkasındaki bilim tartisilir, revize edilir, onaylanır.

    yani teknoloji bilim degildir. teknoloji bilimi kullanır. bilim denilen şey sadece ve sadece makalelerle aciklanmis, revize edilmiş, objektif kisiler tarafından test edilebilecek formda olan buluslara verilen bir addır yani. gerisi zaten bilim degil.

    evet biri televizyonu icat edince, 60'li yaşlarında 3-5 adam eline makale almadiginda televizyonun var olduğu gercegi değişmiyor. ama televizyon bir bilim degildir. televizyonun nasıl calistigidir bilimi enterese eden. bunun da kabul edilebilmesi sadece ve sadece makale yoluyla mümkündür. bu teknolojinin arkasında yatan bilimsel teknik ve yöntemler onemlidir. çünkü ayni teknikler ileride baska teknolojiler icinde kullanılır. eğer makalesi yayınlanmazsa, revize edilmezse, gerekirse değiştirilmezse televizyonun nasıl calistigi muamma olur. televizyonunu nasıl calistigini bilmeden, televizyon bulusunu takip etmis/edecek buluslar zarar gorur, aksar, var olmaz. zira televizyonda kendinden once gelen teknolojiler icin yazilmis makaleler yazılanları esas alarak bulunmuştur.

    saglik ve biyolojik bilimlere girmiyorum bile. ilac sektörüne, doktorlara falan bir desenize 'makaleler çok gereksiz yeah' diye falan.

    bu bos cümlenin amaci turkiyedeki issiz güçsüz mühendislik araştırma fakültelerine saydırmak olabilir. fakat 'bilimsel yol' asırlar once belirlenmiş, gayet iyi isleyen, değiştirilmesi mumkun olmayan bir dizi kanundur. bos konuşmayalım.

    en ileri teknolojik gelişmelerin de uluslararasi dergilerde en çok makale yayınlayan araştırma üniversitelerinin olduğu ülkelerden cikmasi tesadüf degildir.
80 entry daha