şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
2235 entry daha
  • her konuda, her uzmanlıkta belli başlı konular bir nevi turnusol işlevi görür. çünkü aslında o işten gerçekten anlayanlar için tartışmaya açık değildir bu konu. orhan pamuk da onlardan biri.

    muhtemelen hocalarınız, okuduğunuz köşe yazarları, ciddiye aldığınız türkiye alimleri, izlediğiniz youtuber'lar, edebiyat konusunda esip gürleyen deneyimli okurlar, kitap almaya gittiğiniz kütüphanedeki görevli ve hayatında eline hiç kitap almamış milliyetçi ve ulusalcılar orhan pamuk'u bol bol kötülemiştir. ama genelde neden kötü bir romancı olduğunu söyleyemezler. söyleyenlerin büyük kısmı da ipe sapa gelmez, eksik, yamuk, en iyi ihtimalle tatmin edici olmayan şeyler söyler. bunların bazıları orhan pamuk'un dilinin özensiz, umursamaz, çeviriyle düzeltildiği için başarılı olduğu gibi esasen komik eleştirilerdir. rusya'dan çin'e, italya'dan fransa'ya ve almanya'ya kadar her türlü ülkede ödüller alan bir adama söylenebilecek en komik şeylerden biri budur herhalde. diğer meşhur eleştiri de pamuk'un intihalci olduğu iddiasıdır. pamuk romanlarında neredeyse bağıra bağıra bu konuları işlediği halde orada ne anlatıldığını anlamazlar, postmodernizmin bu meseleye yaklaşımını hiç anlamazlar.

    gelelim işin gerçeğine. bir romanı eleştirip hakkında atıp tutabilmek için evvela o romanı anlamış olmak gerekir, en azından temel meselelerinin ne olduğunu, hangi konuların işlendiğini tespit edebilmek gereklidir. bu sanki basit bir şeymiş gibi, romana üç gün değil beş gün ayrılsa halledilebilecek bir işmiş gibi geliyor kulağa, biliyorum, ama söz konusu postmodernizm ve romanlarını jale parla'nın deyimiyle "bir bilim adamı gibi yazan" orhan pamuk olunca, bu iş yıllara yayılıyor ve "kitap okumayı seven" basit okurun boyunu aşıp uzmanlık meselesi haline geliyor.

    yani öncelikle postmodernizmin ne olduğunu, bunun temel meselelerinin ne olduğunu anlamak gerekir, ki bunun için modernizmi de realizmi de bilmek gerekir. haliyle bolca roman okuyup kuramlara kafa patlatmak elzemdir.

    orhan pamuk'un romanlarını okuyup eğlenip eğlenmemek, sevip sevmemek tamamen öznel bir deneyime bağlı olduğu için, herkeste farkı yaşanır, söylediklerim buna dahil değil. ama konu orhan pamuk'un romancılığını tartışmaksa, bu teknik bir konu haline geliyor. üstelik de edebiyatın en çetrefilli meselelerini alıp eserlerinin merkezine koyan bir yazar orhan pamuk.

    postmodernistlerin "çoğulcu" ve sentezci yaklaşımlarından dolayı, bu romanlar size basit romanlar gibi görünebilir. galip karısı rüya'nın peşindedir, bir nakkaş öldürülmüş ve onun peşinden dönen bir dizi polisiye kovalamacalar yaşanır, bir kuyucu yanına bir çırağı alır, sonra tuhaf bir aşk üçgeni kurulur vs. ama bunlar romanların en üst yüzeyi, en basit katmanıdır ve muhtemelen orhan pamuk'u okuyanların %99'undan biraz daha fazlası da onu bu katman için okur. ama aslında arka planda dönen ciddi felsefi, kuramsal tartışmalardır ve bu romanlarda sosyoloji her zaman ciddiyetle incelenir. postmodernlerin geneline yayılan "yazarın yazma macerasını romanın merkezine koyma" durumu pamuk'ta da vardır ve aslında bu tartışmaların tamamını inanılmaz gizli kapaklı sembolizmlerle falan saklamaz (en azından böyle bir şeyin varlığını görebileceğiniz kadarı açıkça ortadadır) ama biz bir edebiyat ve edebiyatçı ülkesi değiliz, bir roman nasıl okunur bu konuda da fikri olan çok az olduğu için, çoğunlukla en ortada olan şeyler bile gözden kaçırılır.

    bu romanları anlayabilmek için dünyanın her tarafında çeşitli makaleler ve kitaplar yazılıyor, basit bir google aramasıyla bulabilirsiniz. orhan pamuk hakkında atıp tutanlar bunların ne kadarından haberdar, merak ediyorum.

    ben kimseye orhan pamuk'u anlamadığı için kızmıyorum. çünkü gerçekten zor bir iş ve herkes edebiyata bu kadar mesai harcayamaz, hayatları izin vermez. bütün dünya gemileri yaksın ve çılgınca edebiyatla uğraşılsın diyemem, desem de komik olurum. ama hani sürekli atıp tutanlar aslında fiziğin f'sini bilmeden einstein ile tesla yarıştıran aptallar gibi görünüyor, ister alim olsun ister dünyaca ünlü bilim insanı, bu böyle.

    not: orhan pamuk'un neden kolay anlaşılmayacağını anlatmışsın ama nasıl anlaşılacağını söylememişsin diyenler için: jale parla'nın yakınlarda yky'den bir eleştiri kitabı çıktı, orhan pamuk'ta yazıyla kefaret diye, onu okuyabilirler, yine yky'de ve iletişim'de pamuk'la ilgili gayet ilginç eleştiri kitapları ve derlemeler var.
429 entry daha