şükela:  tümü | bugün
186 entry daha
  • 1370-1405 yılları arasında kurucusu olduğu büyük timur imparatorluğunu yönetmiş, son cihangir.

    kısaca kendi hayat hikayesinden bahsetmek gerekirse, babasının barlas boyu beyliğini kendisine devrettikten sonra, tuğluk hana bağlılık bildirmiş ve onun tebasi altında maveraünnehrin kendisinin kontrolune verilmesini sağlamıştır.
    bu timur için henüz yolun başında olmasına rağmen muhteşem bir başlangıçtır.

    çevresindeki halkın da desteğini alan ve hatrı sayılır bir ordu kuran timur, zekası ve stratejisini birleştirerek tuğluk hana karşı ayaklanma başlatmış, bu ayaklanmanın nedeni olarakta zindana atılan seyyidleri göstermiştir. bu şekilde hem müslüman cenahin takdirini toplayacak hemde kendine milis edinecektir.

    sistan da moğol orduları ile girdiği sert çatışma sonrası bacağından ve sağ elinden ciddi şekilde yara alan timur, o günden sonra tarihte su şekilde anılacaktır: aksak timur!

    kayınbiraderi olan emir hüseyin ile birlikte semerkand'in da idaresini eline almayı başaran timur, bir şekilde ters düştüğü emir hüseyin'i de yine kendisine hasım olan ve kardeşini öldürdüğü için kısas olarak keykavus adında bir askere teslim eden timur, bölgede tek otorite sahibi olarak 1370 de tahta oturmuş ve hükümdarlığını ilan etmiştir. fakat aynı zamanda tahtının yanına aynı görkemli süslemeler ile işlenmiş başka bir taht daha kurdurarak, (bkz: cengiz han)'ın soyundan gelen soyurgatmis hani da devletin kukla hakanı olarak tanıtmıştır. bunun nedeni ise, cengiz han'ın bölgedeki büyük bir kahraman olması, onun devletlesmesi için stepne olacaktır.

    kısa sürede büyük seferler düzenleyen timur, bir yandan topraklarını genişletiyor, diğer taraftan merkezi semerkand da görkemli bir şehir inşa ediyordu. çiniler ile süslu,mavi kubbeli minareler, türbeler, medreseler, eğitimciler ve hatta uzay araştırmaları dahi yapılabilen bir medeniyet merkezi oluşturan timur, zaanatkâr kimselere de her zaman saygı göstermeyi ihmal etmemiştir.

    bağdat ve ısfahan'da ahmet celayiri, mısır da memlük ordusunu mağlup eden timur, bölgenin yegane temsilcisi olarak kendini cihan padişahı sıfatıyla tanıtmaktadır. toktamış hani iki büyük savaş ile bozguna uğrayarak altınordu devletinin başına da melik timuru getirmiş, tebasi altına almıştır.

    hindistan'a düzenlediği büyük sefer ile fillerden kurulu hint ordusunu mükemmel bir dehalik ile imha eden timur, delhiye her biri bin atlidan oluşan 119 tabur ile taarruz etmiş ve tüm hindistani hakimiyeti altına almıştır.

    bu sirada kendisinden kaçarak osmanlı sultanı yıldırım bayezid'a sığınan kara yusuf ve ahmet celayir'in kendisine teslim edilmesini istediği, ayrıca erzincan valisi tahartene de itibarını yeniden kazandırılmasını emreden bir mektubu, osmanlı hakanı yıldırım bayezita göndermiştir. nigbolu zaferi sarhoşu, cesur yıldırım ise bu mektuba oldukça sert bir üslup ile cevap vermiş ve daha önce yenilemiş iki hükümdarın, orta çağın en büyük meydan muharebesinde buluşmalarına davetiye çıkarmıştır.

    1402 de ankara'nın çubuk -bazi kaynaklara göre çuluk- ovasında karşılaşan iki ordu, büyük bir muharebeye tutuşmuş ve timur ordusundaki fillerin etkisiyle osmanlı süvari hattı tamamen bozulmuştur. aynı zamanda anadolu beyliklerinin ve kara tatarların saf değiştirerek kendisine katılması neticesinde kolay bir zafer elde etmiştir.

    daha sonra gaza amacı güddğünu anadolu'da ispat etmek amacıyla, rodos şövalyelerinin hakimiyetinde olan izmir'i -tarihte ilktir- düşürmüş , tire de ise 1900'lerde tahrip edilecek olan kahramanlık destanını anlattığı bir kitabe diktirmistir.

    avrupalı birçok devletten bağlılık bildirisi ve hediyeler alan timur, dokuz ay sonra anadolu'dan merkezi semerkand'a çekilmiştir. pek fazla vakit kaybetmeden çin'e giderek günahlarından arınacağına inandığı sefere çıkmış, bu sefer esnasında hastalanarak vefat etmiştir.

    hayatı neredeyse savaş meydanında geçmiş ve tek bir savaş dahi kaybetmemiş timur, döneminde bilinen dünyanın yarısından fazlasına vassali yaptığı, vergiye tabii tuttuğu devletler ile hukmetmistir.

    ölümü sonrası evlatları taht kavgasına tutuşmuş ve (bkz: mirzalar savaşı) adı verilen iktidar mücadelesini şahruh mirza kazanmış, devletin yeni hükümdarı olmuştur.

    dipçe: şahruh mirza'nın asıl adı muhammed bin bahadır'dır. babası timur ile satranç oynadığı esnada timur oğlunun şah ve kalesini aynı anda tehdit etmiş ve bu sırada tebessüm ile "şah-ruh" diyerek haykirmistir. ruh o dönemde halk arasında kale manası da taşımakta olup, hükümdarın adı da o günden itibaren şah-ruh mirza olarak kabul görmüştür.

    edit:uyarı üzerine imla
74 entry daha