şükela:  tümü | bugün
159 entry daha
  • aşırı geleneksel bir tarot danışmanı olarak bazı yanlış anlaşılmaları açığa kavuşturma ve tarotun ne olduğu kadar ne olmadığını da anlatma ihtiyacı hissettiğim başlıktır. anlatıyorum:

    tarot, gelecekte neler olacağını değil, şu anda içinde bulunulan durum hakkındaki bilinmeyenleri ortaya çıkartmaya çalışan bir disiplindir. bu yüzden "fal" değildir. şu anı, bu ana yol açan durumları ve her şey bu şekilde devam ederse çok yakın gelecekte neler olabileceğini gösterir, o kadar. doğrudan geleceğe yönelik fal bakmak için kullanıldığında tarot, en iyi ihtimalle çok muğlak cevaplar verecek, kötü ihtimalle külliyen hatalı çıkacaktır.

    benim deneyimlerime göre en iyi sonucu veren tarot açılışları, mümkün olduğunca az kart kullanılan açılışlardır. ilk açılışta 3 kart kullanmak, daha sonra duruma göre kartları en fazla birer artırarak detaylı anlam aramak iyi bir yoldur. yok kelt haçıymış, rahibe bilmemnesiymiş falan, geçiniz bunları. amatör eğlendirir.

    tarot, evet veya hayır ile yanıtlanabilecek sorulara cevap vermez. örneğin, "x kişisi ile bir ilişkim olacak mı?" baya kötü bir sorudur. ama "x kişisi ile bir ilişkimin olma ihtimali nedir?" fena değildir. "içinde bulunduğum ilişkiyi daha iyi hale getirmek için ne yapmalıyım" baya iyi bir sorudur. çünkü aslında tarota soru sorulmaz, tarota danışılır.

    tarot destesine sadece danışmanın elinin değmesi gerektiği, danışanın kartlara dokunmaması gerektiği tamamen hatalıdır. tam tersi, özellikle kart seçiminde danışanın fiziksel olarak kartlara dokunması gerekmektedir. sağ el veya sol elle seçmek ise kesinlikle bir şey fark ettirmez. böyle garip ritüeller, tarot yorumundan emin olmayan danışmanların olayı daha janjanlı kılmak için uydurdukları hadiselerdir.

    astroloji ile tarotun neredeyse hiç bir ilişkisi yoktur. sembolik olarak birbirlerinden tabii ki etkilenmişlerdir, aynı kaynaktan beslenirler, çünkü bu semboller yazılı tarihin öncesinde bile insanları öyle ya da böyle etkilemiştir. örneğin güneş, ay, ateş sembolizminden etkilenmeyen hiç bir toplum yoktur. ancak tarot ile astrolojinin ilgisi sadece bu kadardır. hangi burçtan olduğunuz, yükseleniniz, jüpiter'in kare açı yapması, merkür'ün retroya girmesi, marsın asimetrik çıkması, mostral girmesi falan tarotu zerre kadar ilgilendirmez. astroloji tü kakadır demiyorum, sadece tarotla ilgisi yoktur. yoksa benim de takip ettiğim müthiş astrologlar var. araştırırsanız bulabilirsiniz. (bkz: aramaya inanmak)

    kahve falı, danışmanın içgörüsü ile geleceği tahmin etmeye çalıştığı ve bardağın aslında yalnızca bu odaklanmayı sağlayan bir mercek gibi davrandığı (focus object) bir fal cinsidir. tarotta ise danışmanın içgörüsü veya geleceğe odaklılığı gibi durumlar yoktur, tarotta imgelemi anlamlandırabilmek, yani gayet bilinçli bir şekilde yorum yapabilmek önemlidir. dolayısıyla ikisi birbirlerinden tamamen farklı, hatta zıt denebilecek disiplinlerdir. ikisinin bir arada daha iyi işlediğine dair bir takım söylentiler olsa da, bunlar ancak kahve falcılarının biraz daha gizem/janjan yaratarak ücretlerini artırma politikasıdır. kahve falı ve tarotun birbirlerine doğrudan bir etkisi yoktur. astrolojide olduğu gibi, burada da kahve falını kötüleme gibi bir amacım yok. sadece birbiri ile hiç bir ilgisi olmayan ve birbirini desteklemesi de mümkün olmayan disiplinlerdir.

    tarot zırt pırt bakılmaz. en yakın dönemlerinin ayda 1 kere olması önerilir. tarot oturumları arasındaki süre ne kadar azsa, tarotun sonucuna veya yorumlanmasına o kadar kuşkuyla bakılması gerekir. bu yüzden ilginç bir şekilde, bir danışanın ilk danıştığı tarot genellikle çok yüksek doğrulukla sonuç verir. ancak burada danışanın mı yoksa danışılanın mı ilk kez bakıyor olduğu gibi çift bilinmeyen var ve bu durum üzerinde benim bilgim dahilinde henüz tam bir konsensus sağlanabilmiş değil. bu durum için "en keskin kılıç kınından hiç çekilmemiş olandır" sözündeki mantık geçerlidir diyebiliriz.

    çok usta tarotçu olduğunu söyleyen birisi hala rider waite destesi (her yerde görebileceğiniz klasik tarot destesi diyelim) kullanıyorsa oradan usulca uzaklaşmak gerekir. neredeyse her tarot danışmanı, belli bir zaman sonra kendi destesini yapma ihtiyacı duyacaktır, çünkü kart anlamlarını kendi kültür ve bilinçaltına göre çok daha iyi tasfir edebilecek sembolizme aşina olacaktır. kendi yaptığı desteyi kullanan bir tarot danışmanı bulursanız o kişiye güvenebilirsiniz, en azından ne yaptığını biliyordur. bu durumun istisnası, usta tarotçunun destesi kaybolmuştur, çok yıpranmıştır vs. gibi gayet geçerli nedenlerle geçici olarak rider waite destesi kullanması olabilir.
37 entry daha