şükela:  tümü | bugün
32 entry daha
  • bir samed behrengi masalı*

    edi ve büdü adında karı koca..
    masal büdünün "kızı özledim, yüreğim sıkılıyor diyordun hadi kalk kızımıza gidelim" deyişiyle başlar..
    masalın içine; kış ortası soğuk mu soğuk bir gece, gökte ay; edi karısına, elleri boş gitmek istemedikleri kızları için pişirilecek bazlama hamurunu " bak talih yüzümüze güldü, tanrının tandırı tepemizde yanıyor" diyerek bahçe duvarına yapıştırmaları ile giriyorum.
    sabah oldu; taş gibi hamurlar heybelere yerleştirildi. pişirilen paça ve kelle tandırın içine kondu, bütün varlıkları belkide bir kese para en iyi şekilde saklandı. kapıyı kapattıklarında anahtarı sakalamak için en güvenli yer bir taşın altı onlar için..

    ve macera başlıyor benim için..
    yolda rastlanılan dervişe huu çektirirler..
    "derviş baba, biz kızımıza gidiyoruz,anahtar taşın altında,tandırın içinde de kelle paça,para keseside falan yerde gizli..sen şimdi evimizin kapısını açıp, kelle-paçamızı yedikten sonra içine başka bişey yapmayasın, paralarımızıda alıp yerine kiremit doldurmayasın ha!"
    bir gerilim hissediyorum, biliyorumki bunları söylememeleri gerek..
    derviş kızıp bunları kovduğunda ise şaşırıyorum.. ediyle büdü gibi seviniyorum bi yandanda güvenle devam edicekler çıktıkları maceraya..

    ama derviş babanın hemen eve kapağı attığını, kapıyı açıp, yemekleri yediğini, yerine başka bişey doldurduğunu,sonrada paraları bulup cebine koyduğunu yerine kiremit doldurduğunu ve çıkıp gittiğini hayal kırıklığı içinde dinliyorum..

    edi ile büdü habersiz, kızlarının evine kente giderler..kızlarının kocası zengin bir tüccar,hareketli ve gösterişli bir ev.. endişe eder kızları bu habersiz ziyaretten, yemekten sonra emir verir yataklarını dip odaya kimyon ve karabiber çuvallarının arasına serin der hizmetçilere..
    hayaretim artıyor; kızlarının endişesi endişem oluyor..

    geceyarısı
    "edii"
    "söyle canım büdücüm"
    "kızımızın başı işten o kadar sıkışmışki, helaya gidememiş. hep bu adaya gelip rahatlamış. kalkta temizleyelim şu pislikleri"
    odadaki bütün kimyon ve karabiber çuvalları yakındaki dereye dökülür ve rahatça uyurlar..
    gülümsüyorum bu sırada ama ya sabaha..
    sabah kızları için yaptıkları temizliği anlatırlar..
    herşey çarşıdan tekrar alınır ve kocasının haberi olmadan gerine konur..
    neyseki, hallettiler karmaşayı..

    evde oda çok, aynalı odaya yapın yataklarını.
    gece yarısı;
    "edii"
    "söyle canım büdücüm"
    kalkta bi bak kızımızn ne çok düşmanı var burda, kalkta hepsini vurup öldürelim, rahat bi nefes alsın kızımız..
    ellerinde sopalar ne kadar ayna varsa artık... ve uyurlar rahatça.

    eyvah..

    sabah kızının kötülüğünü isteyen onca düşmanı olduğunu neden söylemediğini sorduklarında... evet ya hemde hepsini kırdılar. kocası görmede yerine yenileri gelir..
    ikinciside atlatıldı, bu ne karmaşa..

    evet kaz kümesine kuruyolar yataklarını o akşam. ve biliyoruz artık gece yarısı..
    "edii"
    "söyle canım büdücüm"
    "kazlara bak nasılda bağırıyolar kızımızın o kadar işi varki bu kazlarla ilgilenememiş. kalkta şunların bitlerini ayıklayalım. hadi kalkta sıcak su getir..
    kazlar tek tek sıcak suya, ordanda duvarın dibine sessiz sakin.. oh yahuu sustular, bu işi de hallettik..

    artık kıkırdıyorum..biliyorum sabaha yeni kazlar gelcek kümese. kocası duymadan görmeden..

    ve dördüncü gece bir gazyağı ambarında uyurlar..gece yarısı küplerdekileri su diye ısıtıp bi güzel banyo yaparlar, sabah döşeklerinden sokak köpekleri gibi kalkıp kahvaltıya gelirler..
    kızı dayanamayıp eve yollar artık annesiyle babasını; bir testi şıra,bir top kumaş ve bir at eşliğinde..
    yolda edi çatlamış topağa üzülür ve şırayı oraya dökerler, rüzgardan savrulan dikenleri üşümesinler die kumaşla sararlar, ve bi topal kargaya yuvasına gitsin die atı bırakırlar..
    eve yaklaşırken huu derler dervişe yolda..
    yolda bıraktıkları hediyeleri anlatırlar, gidip almayasın onları derler..
    deviş kızar tozolun karşımdan.. ve hemen gidip herşeyi alır

    artık akışına bırakmış bi durumdayım, gözlerim uykuya kapanıyor. sonuna kadar dayanmalı..
    ahmaklıklarının farkına eve gelince varırlar, ve üzülürler, birbirlerine sarılıp ağlarlar..
    bende ağlarım bu mutsuz sona..
    onların yerine koyarımkendimi ve uyurum..
    bu masal her okunduğunda ben onlar olurum, saflıklarına hayran olduğum için onlarda ben olur..
62 entry daha