şükela:  tümü | bugün soru sor
102 entry daha
  • asil sebebi kolelikten ziyade bugun bile devam eden ve trump'in da siklikla kasidigi "eyalet haklari vs federal devlet" tartismasidir.

    1700'lerin son ceyreginde ingilizler maglup edilmisti ve amerika birlesik devletleri bagimsizligini ilan etmisti. ilk baskan da ingilizlere karsi yurutulen bagimsizlik savasinin onde gelen komutanlarindan olan george washington olacakti. 13 eyaletten olusan bu federal devletin yapisi bugunku yapidan cok daha farkliydi. ilk baskan george washington'un yetkileri neredeyse ingiltere kralicesi kadar sembolikti. amerikanlar "biz ingiliz kralindan kurtulmusken yeni bir kralla ugrasamayiz" diyorlardi ve yeni baskana asiri derecede kisitli yetkiler verilmisti.

    federal devletin topu topu 3 tane yetkisi vardi: 1) dis devletlerle diplomasi yapmak, 2) dis devletlerle ticaret iliskileri kurmak ve 3) gerekirse dis ulkelere savas ilan etmek. yalniz federal devletin vergi toplama, kanun yapma ve ordu toplama gibi yetkileri yoktu. mesela george washington meksika'ya savas ilan etmek isterse tum eyaletleri tek tek ikna etmek zorundaydi. her eyaletin kendine ait silahli kuvvetleri vardi ve olasi bir savasta eyaletlerin yollayacagi askerlerle toplama bir ordu kurulacakti. savas bitince de her asker kendi eyaletine geri donecekti. bu durumda federal devletin baska ulkelere savas acmasi imkansiza yakin zorluktaydi.

    vergi toplama, kanun koyma gibi yetkiler tamamen eyaletlere verilmisti. para basma yetkisi bile eyaletlere ve eyaletlerdeki bankalara verilmisti. guneyli eyaletler bu duzenden memnundular cunku federal devlet onlari kendi hallerine birakmisti. kuzeyli eyaletler federal devletin daha guclenmesini istiyordu cunku ulkedeki hem ekonomik hem de nufus cogunlugu kuzey eyaletlerinde oldugu icin federal devlette en cok onlarin sozu geciyordu ve guclu bir federal devlet guney eyaletlerini kontrol altinda tutmalarini saglardi.

    sonraki yillarda federal devlete 2 yetki daha verildi. bunlar ulkeye deniz yoluyla gelen ithalatlardan gumruk vergisi alma yetkisi ve yine deniz yoluyla gelen urunleri kontrol etme yetkisiydi. atlantik okyanusunda korsan faaliyetleri yuzunden ticaret faaliyetleri sekteye ugramisti ve eyaletlerin hicbirinin donanmasi olmadigi icin amerika'nin eli kolu bagliydi. bu yuzden federal devlet gumruk vergisi toplayip bu parayla donanma kurma ve deniz yollarini guvenli hale getirme karari aldi.

    bu sirada guneyli eyaletleri pek memnun etmeyecek bir karar cikti. federal devletin eyaletlerde koleligi yasaklama yetkisi yoktu ama ulkeye giren "ithal urunlere" sinirlandirma ve yasak koyma yetkisi vardi. bu yetki kullanilarak afrika'dan kole ithalati yasaklandi. zaten ayni donemde ingiltere ve bir cok avrupa ulkesi de yavas yavas kole ticaretini yasaklamaya baslamisti.

    yine de guney eyaletlerinde mevcut olarak 1 milyon yakin kole vardi ve kanunlara gore kolelerin cocuklari da kole olmak zorundaydi. disaridan yeni kole getirilemedigi icin eldeki koleler daha verimli kullanilmaya baslanmisti. bazi ciftciler urun yetistirmeyi birakip direkt kole yetistirip coluk cocugunu satmaya baslamisti. bu arada kole sayisi azaldigi icin kolelere artik gorece daha iyi davranilmak zorundaydi cunku hastalanip olen kolelerin yerini doldurmak zorlasmisti. bu donemde kolelerin guclu kuvvetli olmasi icin beslenmeleri de protein agirlikli olmaya baslamisti. hatta guneyli kole sahipleri kuzeylilere takilirken "en azindan biz kolelerimize kalacak yer, yiyecek yemek veriyoruz ve hastalaninca bakiyoruz, siz fabrika iscileriniz hastalaninca sokaga atiyorsunuz" diyordu.

    neyse konuya donuyoruz. orijinal 13 eyaletin yanina yeni eyaletler de eklenmisti ve ulke giderek buyumeye baslamisti. yeni katilan eyaletlerin bir kisminda kolelik yasakken bir kisminda yasaldi. kuzeydeki new york gibi eyaletler ulkede adam gibi bir duzen kurulabilmesi icin federal devletin yetkilerinin arttirilmasi gerektigini soyluyordu. guneydeki eyaletler de federal devletin eyaletlerin isine hicbir sekilde karismamasi gerektigini savunuyordu.

    bugun oldugu gibi o zamanlarda da her eyaletin kendi anayasasi, kendi ordusu, kendi polis gucu, kanunlari, mahkeme sistemi, anayasa mahkemesi, kuvvetler ayriligi ve meclisi vardi. her eyalet ufak birer ulke gibiydi ve federal devlet bascavusun esegi konumundaydi.

    kolelik tartismasi devam ederken asil konteks federal devlet vs. eyalet haklari uzerineydi. abraham lincoln federal devletin eyaletler uzerinde denetici ve yonetici bir hakki olduguna inaniyordu. eyaletler yine kendi kanunlarini yapmakta serbestti ama bu kanunlar amerikan anayasasi ve federal kanunlara uymak ve uyumlu olmak zorunda olmaliydi.

    bugun avrupa birligi bile uye ulkelerin butcesine, kanunlarina, idam cezasina kadar bir cok ayrintiya karisirken koskoca amerika birlesik devletleri kendi icindeki eyaletlere karisamiyordu. iste tum kavga bundan dolayi cikti. yoksa kolelik isin tuzu biberiydi. bu kavga kolelikten cikmasa baska meseleden cikacakti.

    bugun abd'de federal devletin 4 milyon memuru ve yuzlerce kurumu var. bu kurumlarin neredeyse tamami son 100 yilda ortaya cikmistir.

    fbi ilk olarak 1908'de kurulmustur, cia'in kurulus tarihi daha da sonradir (1947). milli guvenlik kurumu (nsa) 1952'de kurulmustur. milli egitim bakanligi 1979'da, saglik bakanligi 1953'te gida ve ilac kurumu (fda) 1906'da, abd merkez bankasi 1913'te kurulmustur. yani abd'de federal devletin sahip oldugu cogu kurum ic savas oncesinde veya savas sirasinda ortada yoktu. bugun amerikan vatandaslarindan vergi toplayan irs bile 1862'de yani savas devam ederken kurulmus.

    yani savastan once ortada buyuk olcude sembolik bir federal devlet vardi ve bu devletin hemen hemen hicbir kurumu ve yetkisi yoktu.

    ortada itlik pesinde kosan eyaletlerin kulagini cekecek bir mekanizma yoktu, olsa da bunu uygulayacak bir guc yoktu. guney eyaletleri bunun yavas yavas degismeye basladigini gorunce kendilerini tehdit altinda olarak gorduler ve zamaninda amerikanlar'in ingilizler'e karsi isyan ettigi gibi bu kez de kuzey eyaletlerin hakimiyetine karsi is isten gecmeden isyan etmek istediler.

    kuzey eyaletler o donemde okuz gibi gucluydu ve savasi kuzeyin kazanacagi kesindi. tek bilinmeyen sey savasin ne kadar surecegiydi. basta new york olmak uzere kuzey eyaletleri deli gibi sanayilesmisti ve uretim olarak ingiltere, almanya gibi ulkeleri bile geride birakmisti. kuzey sanayilesme ve uretim kapasitesi olarak guneyin en az 30-40 sene ilerisindeydi ve guneyin elinde tarlalardan baska pek bir sey yoktu. iki tarafta askerlerin giydigi uniformalarin kalitesinde bile bariz farkliliklar vardi. guney tarafinin tek avantaji ev sahibi olmasi ve savasin surduruldugu cografyayi iyi tanimasiydi.

    savas kuzeyin guneyi isgal etmesi seklinde yasandigi icin kuzey eyaletlerinde savas boyunca hayat normal bir sekilde devam ediyordu ve adeta halk savasin devam ettiginden bile habersizdi. guney eyaletlerinde savasin yikimi, getirdigi kitlik ve yokluklar gun be gun halk tarafindan hissediliyordu. hatta catismalar bile bizzat guneydeki sehirlerin iclerinde gerceklestigi icin kan ve barut kokusu evlerin icine kadar sinmisti. kuzeyde her sey tikirinda giderken guneyde muthis bir yikim vardi ve savasin basinda zaten iki taraf arasinda 30-40 yillik gelismislik farki varken simdi o fark 100 yila cikmisti.

    savastan sonra federal devlet eyaletler uzerindeki gucunu daha da arttirdi ve yukarida ismini saydigim bir cok federal devlet kurumu ortaya cikti. birden bire eyaletler eskisi kadar ozgur degildi ve federal devlet eyaletler uzerinde denetleyici bir rol oynamaya baslamisti. artik federal devlet vergi toplayabilecekti, kendi ordusunu kurabilecekti ve eyaletlerin icislerine karisabilecekti. aslinda kuzey-guney savasinin en buyuk sonucu koleligin kalkmasindan ziyade buydu ve koleligin kalkmasi da bunun bir getirisiydi.

    bugun eyaletler yine kendi kanunlarini yapabiliyorlar ve bir cok konuda ozerk bir yapiya sahipler ama bu kanunlar federal devletin belirledigi bir cerceveye uymak zorunda. deyim yerindeyse federal devlet eyaletlerin uymasi gereken taban standartlari belirler ve eyaletler isterlerse bunun uzerine cikabilirler ama altina inemezler. mesela bugun abd'de federal devletin belirledigi asgari ucret saatlik 7 dolar 25 centtir. eyaletler kendi asgari ucretlerini belirlerken bu rakamin uzerine cikabilirler ama altina inemezler cunku federal rakam alt siniri belirler. texas isterse asgari ucreti 7 dolar 26 cent yapabilir ama 7 dolar 24 cent yapamaz.

    mesela federal devletin kurumlarindan biri epa (environmental protection agency) yani cevreyi koruma bakanligi. simdi bu kurum adindan da anlasilacagi gibi cevreyi koruma kanunlari belirler ve her eyaletin kendi bunyesinde de kendi cevreyi koruma departmanlari mevcuttur. federal devlet burada alt siniri belirler ve isteyen eyaletler bunun uzerinde standartlar da belirleyebilirler ama altina inemezler. mesela federal devlet "fabrikalar gunde 500 birimden fazla zehirli gaz salinimi yapamaz" diye bir kanun belirlediyse bazi eyaletler bu limiti alta cekip 200-300 yapabilirler ama 510 yapamazlar. federal devlet tum eyaletlerin uymasi gereken en dusuk standartlari belirler ve eyaletler isterlerse bu limitleri daha da yukari cekebilirler ama asagi cekemezler.

    donald trump 2016'da baskan secilince ilk is olarak cevre bakanligi, egitim bakanligi ve saglik bakanligi gibi kurumlarin icini bosaltmaya basladi. mesela cevre bakanliginin basina scott pruitt gibi cevrecilik karsiti birini koydu (bu adami bu pozisyona koymak hitler'i yahudi derneginin basina gecirmek gibi bir sey). hatta cumhuriyetciler bu kurumlari tamamen kapatmak istiyorlar cunku bu tur seyleri federal devletten ziyade eyaletlerin belirlemesi gerektigini dusunuyorlar. her eyaletin egitim departmani varken federal devletteki egitim bakanliginin gereksiz oldugunu dusunuyorlar. her eyaletin kendi cevre koruma bakanligi varken federal devletin hususi cevre koruma bakanligina sahip olmasinin sacma oldugunu soyluyorlar.

    genelde cumhuriyetcilerin yonettigi eyaletlerde asgari ucret, dogayi koruma kanunlari, isci haklari gibi konularda federal devletin belirledigi minimum kurallar standart olarak kabul edilirken demokratlarin yonettigi california, washington, oregon, new york gibi eyaletlerde federal devletin belirledigi minimum standartlarin uzerine cikiliyor ve daha yuksek standartlar belirleniyor. bu yuzden cumhuriyetcilerin yonettigi eyaletler federal devletin gucunun azaltilmasini isterken demokrat eyaletler bu konuda daha cekimserler.

    her seye ragmen federal devlet ve kurumlari gereklidir cunku alabama, texas gibi eyaletlerde manyagin birinin ulkenin basina gecip okullarda evrim ogretilmesini yasaklamasinin onune gecer. gerci gunumuzde manyagin biri federal devletin de basina gecti ama o ayri konu.

    aslinda gunumuzde bazi eyaletlerin federal devlete caktirmadan cinlik yaptigi bir konu var ama simdilik federal devlet buna ses etmiyor. normalde federal devletin yasakladigi bir maddenin kullanimini eyaletler yasal kilamazlar ama abd federal devleti tarafidnan esrar yasaklanmasina ragmen bir cok eyalette esrar yasallasti. federal devlet istese mesela oregon'a gelip burada esrar satan magazalarin sahiplerini tutuklayabilir ama bu konuda pek ses etmiyorlar.

    abd ilk kuruldugunda vergi toplama yetkisi olmayan federal devlet simdi abd'de toplanan tum vergilerin 3'te 2'sini topluyor. mesela su anda yillik gelirimin yaklasik %42'sini vergi olarak oduyorum ve bunun %28'i federal devlete, %10'u oregon'a, %4'u de yasadigim kasabaya gidiyor. bu bana cok sacma geliyor cunku disarida oregon'un yollarinda araba kullaniyorum, evime hirsiz gelince oregon'un polisini cagiriyorum, evimde yangin cikinca oregon'un itfaiyesini cagiriyorum, ileride cocugum olunca oregon'un okuluna gidecek, gezmeye oregon'un parkina gidiyorum, kisaca aldigim ve alacagim tum devlet hizmetlerini oregon sagliyor ama verdigim verginin 3'te 2'si direkt federal devlete gidiyor. o da bu parayi askeriyeye filan harciyor. bana kalsa vergimin 3'te 2'si yerel yonetime, 3'te 1'i federal devlete gitmeli.

    bugun yine her eyaletin kendi anayasasi, kendi meclisi, kendi kanunlari, polis ve asker gucu (national guard) var ama eyaletler kanun yaparken amerikan anayasasini ve amerikan kanunlarini gozetmek zorundalar. bir yandan federal devlet eyaletlerin uzerine kabus gibi coktu gibi gozukuyor ama bir yandan da federal devlet eyaletlerin manyaklasmamasi icin denetleyici bir kurum haline geldigi icin tamamen faydasiz da diyemeyiz. bu is biraz da avrupa birligi ile avrupa ulkeleri arasindaki iliskiye benziyor.
2 entry daha