şükela:  tümü | bugün
155 entry daha
  • 1-ak parti
    2- ak parti
    3- ak parti’nin ümmetleştirme politikaları
    4- suriye iç savaşı
    5- suriye iç savaşında ak parti’nin izlediği sünni islamcı, ihvancı, müslüman kardeşliği izleyen abuk sabuk politikalar
    6- ak parti’nin izlediği dış politikalar sonucunda ab ülkelerinden gelen turist sayısının azalması
    7- ak parti’nin izlediği güvenlik ve dış politikalar nedeniyle ülkede terörün artması, terör artışı ve rusya, hollanda, abd, fransa, almanya gibi ülkelere karşı yürütülen atarlı siyaset nedeniyle bu ve benzeri ülkelerin vatandaşlarına türkiye’ye gitmemeleri yönünde telkin ve yaptırımları
    8-kötü turistin iyi turisti kovması
    9-arap turistlerin istanbul’u işgali
    10-türkiye’nin yıllar içinde giderek araplaşması, arap özentiliği
    11-kişi başı harcaması yüksek veya medeni ülkelerden gelen talep azalırken, niteliksiz ortadoğulu turist sayısının artması
    12- daha çok madde yazabilirim.
    13- aslında istiklal caddesi cazibesini yitirmiyor daha doğrusu senin açından cazibesini yitiriyor ama şerbetli tatlı yiyip 4 çocuğu ile nargile tüttürme keyfi yaşayan arap açısından, petrolün üzerinde oturup türkleri kendine hizmet etme yarışında köle gibi kullanan elin katarlısı açısından, sokaklarında plajlarında cirit atan, vergi ödemeden kayıt dışı ekonomiyle dükkan açan suriyeli açısından, iç savaştan kaçıp sahillere yayılan yemenli açısından filan çok cazip bir yer oldu istiklal caddesi. istanbul. türkiye. ha bana kalırsa da af buyurun y*rak gibi bir yer oldu istiklal caddesi ama (bkz: 1. madde) istedikleri tam olarak buydu. araplar arapların olduğu yere gitmek istemiyor. hintliler hintlilerden uzak duruyor. ben de istiklal caddesinden uzak duruyorum. ülke genelinde bir virüs gibi, metastaz yapan bir kanser hücresi gibi cehalet ve az gelişmişlik yayılıyor.

    tüm sebep ak parti mi? evet. gelinen nokta ile övündüklerine göre ak parti. eskiden (çok eskiden de değil) avrupa’da bile eşine rastlanmayan gece hayatı, çok kültürlülük, restoran, yeme-içme, eğlence taksim’deydi. bugün de taksim’de ama farklı bir eğlence tarzı hakim olmuş. tüm tabelalar arapça, nargile cafelerde oturup sağı solu kesip konsomasyon yapan arap bacılar var. her yer kebapçı, tatlıcı, nargile cafe. nisan 2015’te ortalama oda konaklama 105 euro iken, nisan 2017’de 67.4 euro seviyelerine gerilemiş. kriz sonrası bu rakamlar daha da dramatik. yani tl değer kaybıyla birlikte ülkeye leş turistlerin akın etmesi normal. turist sayısı artıyor gibi görünse de önemli olan aslında türkiye’nin yıllardır kurtulamadığı ucuzcu turist destinasyonu imajından hala kurtulamıyor olması. bugün hasbelkader bir avrupalı turist türkiye’ye gelse ve taksim’e inse kafasında oluşacak türkiye imajını biz 40 sene daha düzeltemeyiz. eskiden avrupa’ya gidip elin ecnebisine ya kardeş sen bilmiyon ortamları türkiye şahane bir yerdir, kara çarşafla dolaşan deveye binen af buyur domaltıp keçi sken insanların ülkesi değil bizim ülkemiz. laik, demokratik, çağdaş bir hukuk devleti derdik. o zaman bile zordu anlatmak ama en azından deniyorduk anlatmayı. bugün ben gitsem avrupa’ya veya amerika’ya ya da afrika’ya, körfez ülkelerine biri çıksa atıyorum bir katarlı dese ki biz türklerden daha ileriyiz daha medeniyiz “he valla öylesiniz başgan” derim polemiğe girmem. ülkede gelişen üç sektör var et tokatlayan, bonfile öpen, kokoreç ısıran, hayvan leşine taklalar attıran kebap-et-ızgara sektörü (hayvancılık değil maalesef hayvancılık bitti), seri köz getir kardeşim diyen çomar/nargile/huqqa/çay/kahve/kahvehane sektörü, şerbetli şuruplu tatlı/künefe/tatlıcı dombalak/tulumbacı hacı/baklava/börek sektörü.

    siyasal islamın eline sermaye geçince yapabildikleri sınırlı işte. sadece ayı gibi yemeyi ve yan gelip yatmayı biliyorlar.
470 entry daha