şükela:  tümü | bugün soru sor
7 entry daha
  • varlığını hissettiğimiz, ama onu ifade eden kelime olmadığından mevcudiyetinden habersiz olduğumuz şeyleri adlandırmaya çalışan oluşum. birşeyin adını koyduğunuz an onu bir nevi kafeslemiş-sınırlandırmı- öngörmüş-anlamlandırmış oluyoruz ve içimizdeki belirsizliği azaltıyoruz.

    dilin modern duyguları adlandırma çabası bir anlamda "eski" insanın içine düştüğü "yeni" ortamı anlamlandırma, ona uyum sağlamaya çalışma gayretinin bir dışavurumudur. içinde olduğumuz yeni koşullar bedenimizi sadece obez, miyop yapmakla kalmıyor, aynı zamanda ruhumuzu da depresif, anksiyöz hale getiriyor. tıptaki gelişmeler kadar dilimizin de benzer şekilde gelişip düşüncelerimizi taşıyabilmesi, kavrayabilmesi gerekiyor.

    aslında bu oluşum bir tarafdan da bireyselleşmiş bünyelerin tıpkı gerçek hayattaki gibi mesafeli şekilde birbirini anlamaya, yalnız olmadığını hissettirerek rahatlatmaya çalışmasına benziyor. slavoj zizek'in "love without falling" "cola without sugar" benzetmesi gibi. iletişime geçmeden empati ve aidiyet kurmaya çalışma çabası. bir nevi "belonging without being". tamamen modern, rafine edilmiş aidiyet.

    kelimeleri görünce anlamlandırdığın için hem rahatlıyorsun, hem de vay be demek aynı hisleri yaşayan bir tek ben değilmişim deyip görünmez bir grubun parçası oluyorsun.