aynı isimde "müslüm" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün soru sor
1318 entry daha
  • babanın hayatı hakkında eksiği olan, fazlası olmayan filmdir.

    bazı yakın tanışlar sayesinde sanat camiasının iç yüzü, sanatçılar, "yapımcı/menajer" denen vampirler hakkında oldukça fazla miktarda bilgi sahibiyim. o nedenle hem muhterem nur hakkında hem baba hakkında hem de sanat camiası hakkında sözlük yazarları tarafından yazılanlar için biraz düzeltme yapmam gerekiyor;

    - eğer muhterem nur olmasa idi, koca müslüm baba evi barkı bile olmadan, bildiğin 5 parasız vefat etmiş bir adam olabilirdi. bunda en ufak bir mübalağa veya ekleme yoktur. bu adamlar sanattan başka bir şey bilmeyen, çok fakir şartlardan gelmiş, para hesabı veya ticaretle en ufak ilgilisi olmayan, tabiri caiz ise neredeyse alkışla yaşayan insanlar. yapımcı, gazinocu, menajer denen vampirlerin para pul işlerinden anlamayan bu kişiler üzerinden nasıl para kazandığını, ne küçük hesaplar yaptığını duysanız inanmazsınız. müslüm'ün kasetleri 1 milyon satarken evi bile yoktu, yapımcı denilen alçaklar levent'te müstakil evlerde otururken. gülhane'de, anadolu'da stadyum dolusu onbinlerce adama konser verirken, koca müslüm gürseslerin eline şimdinin parası ile on bin lira ya verir ya vermezdi bu hainler. ama ne verirlerdi bolcana? konserden önce şişelerce viski, bazen uyuşturucu, şarkıcı uçkuruna düşkünse kadın... konserden sonra kafa nerede olur ki sanatkar para hesabı yapsın. işte o muhterem nur ki, bu yapımcı/menajer/gazinocu tayfasına kök söktürüp "ya bu adama doğru düzgün para verirsiniz ya da buraya çıkmaz" dediği için kimse tarafından sevilmezdi. çünkü kocasının hakkının peşindeydi. kaç defa bu alçaklar muhterem hanım ile baba'nın arasını bozmaya çalışmışlar, kimse bilmez bunları. bu vampirlerden canını iste, para isteme.

    - ve muhterem nur'un dediği gibi, muhterem nur olmasa, müslüm gürses olmazdı. ferdi tayfurlar, orhan gencebaylar, ibrahim tatlısesler hızla kentlileşirken müslüm baba ne yapacaktı? hayatının sonuna kadar anadolu'nun unutulmuş 3 kuruşluk payvonlarında 5 kuruşa şarkı söyleyip 7 kuruşa şarap mı içecekti? muhterem nur (ve filmde muhterem nur ile arası kötü olduğu için adı geçmeyen yunus bülbül) olmasa abartmadan söylüyorum, ersen ve dadaşların ersen dinleten'i gibi karikatürize bir karakterden fazlası olmazdı. "hasret rüzgarları" ile "adını sen koy" ile hangi parayı kazanacaktı bu adam? size yazması kolay, hiç bir sosyal güvencesi, birikimi, gelecek planı olmayan bu adamlar için sahneden indikten sonra nasıl bir hayat var en ufak bir fikriniz yok tabii. parasızlıkla sınanmayan adam bu işler hakkında yorum yapmasın bir zahmet.

    - ve yine, müslüm gürses olmasa idi, muhterem nur'da olmazdı. çok özel bilgiler olduğu için yazmayayım ama müslüm gürses muhterem nur'a filmdeki gibi şartlarda kucak açmadı. muhterem nur, baba'nın yaptığı iyilikleri hayatı boyunca her yerde dile getirmiş ve bir insan başka bir insanı karşılıksız ne kadar severse o kadar sevmişti. müslüm baba bir gecede beş kuruşsuz dımdızlak kalsa bile, tahminim muhterem hanım asla onu bırakmazdı. hikayelerini dinlediğim tanışlar "biz hayatımızda böyle aşk görmedik" derler her fırsatta. film bu açıdan da çok eksik anlatılmış bence. allah her erkeğe muhterem hanım gibi bir kadın nasip etsin.

    yazmak istediğim birkaç nokta daha vardı ama gerek yok, size sadece şunu söylemek isterim; türkiye'de sanat camiasının içyüzünü bilmeden, daha da önemlisi insanların yaşadıklarını bilmeden bazı şeyleri bodoslama eleştirmemek gerekir. kimsenin hayatı kolay değil elbet ama artık herkes anlamış olmalı ki müslüm gürses'in hayatı hiç kolay değildi. sadece 2 saatlik bir film ile özel hayatlar hakkında yorum yapmamakta fayda var.

    edit: benim eylul firtinasi gibi kısa ve net yazamadığım bir çok konuya kendisi #83277962 no'lu entryide değinmiş. okuyunuz, okutunuz.
187 entry daha