şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • başlık trollük amacıyla açılmış olsada, gerçekten merak edenleri boş göndermeyelim. canlıların evrimi ile ilgili paradoks varmış gibi ima eden soruların büyük çoğunluğu evrimin temel prensiplerini ve işleyiş biçimini tam anlayamamış olmaktan kaynaklanıyor.

    örnek vermek gerekirse, aynı mantıkla eğer kullandığınız cep telefona bakarsanız bir sürü gelişmiş özelliği olduğunu görürsünüz. mesela kamerasını ele alalım; telefonu yapan durup dururken, "lan telefonla uzaktaki insanlarla konuşuyorum o zaman neden etrafın görüntüsünü kaydetmeyeyim!" diye düşünmüş olması gerek. ama yetmez, "ışığı toplasın diye birşey icat edeyim, hah mercek diye birşey icat edeyim o toplasın, dur birde dijital sensörler yapayım gelen ışığı kaydetsin, onu yapana kadar mercekler boş boş ışığı toplamaya devam etsinler vs" demiş olmalı.

    merceği çıkardığınızda sensörlerin bir anlamı kalmıyor. e o zaman nereden biliyorduk bir gün cep telefonunda görüntü kaydetmek için ışığı algılayıp dijital veriye dönüştürecek bir araca ihtiyacımızın olacağını? bunu bilmeden nasıl bu kadar mükemmel şekilde tam bu işe uygun bir teknoloji geliştirmişiz?

    cevap: bilmiyorduk!

    vaktinde ışığı anlamaya çalışırken yoğunluk farkından etkilendiğini farkettik, daha sonra farklı yoğunluklardaki ışığa farklı tepki veren metaryaller olduğunu keşfettik ve bunu o metaryellerle kaplı yüzeylere ışığı çizmek için kullandık ( bu sırada sözlü iletişim temelli bir araca görüntü kaydetmek gibi bir gayemiz yok daha) daha sonra bu bilgilerimizi geliştirdik ve filmlere görüntü kaydeder duruma geldik. yetmedi bilgileri dijital olarak kaydetmeyi öğrendik, o zaman ışık bilgisini de kaydedebiliriz dedik, daha iyi sonuç için daha hassas araçlar yaptık, bilgiyi daha iyi işledik, malzeme bilgimizi geliştirdik, optik bilgimizi geliştirdik vs vs. sonunda bütün bu birikim elimizde iken neden sürekli yanımızda olan telefonlara bunları eklemeyelim dedik.

    şimdi bütün bu sürece bakıp "bir delikten ışığı geçirip, kutunun içine ters görüntü yansıtan adam bir gün ceptelefonu ile dijital fotoğraf çekilmesi gerekeceğini nerden bilip bu işe başladı" demek ne kadar mantıksızsa, kuşa bakıp " uçmak için kanat yetmez aerodinamiğini ayarlamak gerek, birde hafif yapmalısın" demekte o kadar mantıksız. buna benzer diğer sakız olmuş konu da gözle ilgili versiyonu. onda da aynı yanlış yaklaşım var.

    aslında olayın gelişimi ve mekanizmaları yukarıda güzelce anlatılmış zaten, ben daha çok bu soruları sordurtan yanlış düşünme yönteminden bahsetmek istiyorum;

    evrimde 10 basamak sonra elde edilecek nihai bir amaca doğru gitmek diye birşey yoktur. her farklı mutasyon ve seçilim yeni olasılıkları doğurur, ve oluşan her olasılık seçilim mekanizmaları ve evren yasaları ile kısıtlandırılır ve elenir. bir amaç doğrultusunda olmaz bu. ilerde kanat yapacağız o yüzden bu mutasyonu dezavantaj sağlasada elemeyelim diye bir durum yok. yani ne demek oluyor bu? tamamen uçacak duruma gelene kadar kanat geliştirip sonra birden uçmaya başlamak diye bir şey yok. bunu kavradığınızda herşey aydınlanmaya başlayacak. bu demek oluyor ki, o süreçte çeşitli avantajlar sağlamışlar. b avantajlar ille uçmaya yönelik olmak zorunda değil, yukarıda gene açıklamışlar durumu. bu seçilim sonucu bir organ genel bir faydadan daha özel bir faydaya doğru evrimleşebilir. yani başta vucut ısısını korumaya yardımcı olduğu için seçilen tüyler zamanla kanatlara avantaj sağlayacak türde( eş seçimi, daha büyük görünme avantajı, avlanma vs) seçilim mekanizmalarından geçebilir.

    önce yerden bir adım daha yükseğe zıplamak, daha sonra ise yerden bir adım zıplayanlar arasında havada bir iki saniye askıda kalabilmek vs şeklinde, gittikçe bir alanda uzmanlaşmaya yönelik baskı ile gen havuzu belli bir form ve aerodinamiği sağlayacak şekilde seçilime uğrar. yani bu avantajı elde edemeyenler populasyondan elenir.

    yani daha en baştan " şimdi kanat çalışsam bir kaç milyon yıla uçmuş olurum, ne kadar erken başlarsam o kadar iyi" denilerek belli bir amaca giden bir mutasyon yok. populasyon içi çeşitlilik ve seçilim mekanizmaları var.

    çok basit anlattığımı sanıyorum. bundan sonra " ya göz sinirleri olmadan göz merceği nasıl oluşmuş? nerden biliyorlarmış birleşip göz olacaklarını?" gibi sorular aklınıza gelirse sorunun sizin evrimin süreçlerini ve mekanizmalarını yeterince açık anlayamamış olmanızdan kaynaklı olduğunu düşünüp biraz daha temeller üzerinde okuma yapmayı deneyin. herşeyin aydınlanacağını göreceksiniz.
24 entry daha