şükela:  tümü | bugün
35 entry daha
  • filmden çok belgesel tadında bir film. baştan söyleyim, oskarda yönetmenlik dışında büyük ödülleri alacağını düşünmüyorum. artı kısımda, filmi kamera kullanımı, müzikler ve uyarlama senaryo konusunda oldukça başarılı buldum. eksi kısımda ise filmin kurgusunda biraz sıkıntı var. filmde sahneden sahneye geçerken, bazı yerlerde bariz kopukluklar var. sanki arada bizim bilmediğimiz olaylar olmuşta, oyuncular ona göre oynuyormuş gibi. örneğin adam örgüte sızıp, üyesi olmasına rağmen sürekli polis merkezinde zaman geçiriyor. zaten örgüttekiler adamdan şüpheleniyor, takip etseler foyasını ortaya çıkaracak ancak böyle bir şey olmuyor. yani örgüte sızan polisin bu durumu nasıl aştığını öğrenemiyoruz. oyunculuklar konusunda da başroldeki denzel reisin oğlu* filmi tek başına sırtlamış.

    yine de spike lee'nin derdinin bu filminin alacağı ödüller olacağını düşünmüyorum, dersem kendimi kandırırım. araya yine bir yahudi mağduriyeti sokulmuş, burdan akademiye mesajı çakmış. ancak bu yahudi klişesine rağmen spike lee'nin asıl derdi başka. bunu film boyunca çaktırmadan mizahi bir şekilde anlatıyor, filmin sonlarında da anlamakta güçlük çeken olur diye, filmi kenara itip, son dönemde yaşanan olayların videolarını koyup, gelinen durumu gözlerine soka soka anlatıyor.
53 entry daha