şükela:  tümü | bugün
12 entry daha
  • bir evlenme programı düşünün; kısmetse olur gibi ama insanların birbirlerinin üzerlerine yürümedikleri, model gibi fiziğe sahip genç kadın ve erkeklerin katıldığı. bir de survivor gibi bir yarışma programı düşünün; acun gibi bir kişinin düzenleyip sunmadığı, insanların çirkeflik konusunda yarışmadığı, uçan tekmelerin ve küfürlerin uçuşmadığı bir survivor. işte love island adındaki bu program, böylesi iki programın bir füzyonudur.

    12 yarışmacı, bir adada bulunan villaya yerleştiriliyorlar. villa dedimse, gecekondudan bozma bir villa değil, amik ovası gibi geniş bir alana kurulu. neyse efenim; bu 12 yarışmacı villada ve dahi açık alanda at koştururcasına "kısmet"lerini aramaya koyuluyorlar. bir yandan kendilerine uygun bir kısmet bulmaya çalışan yarışmacılar, öte yandan seyirciyi de "aşk"larına inandırmaya çalışıyorlar. inandırma süreci biraz değişik: kucak dansları, pole dance, striptizler daha neler neler... bazen bu inandırma işini abartıp canlı yayında, diğer yarışmacıların içinde sevişen çiftler dahi oluyor. - durun lan, koşup patlatmayın videoyu, daha anlatıyorum :) -

    bu sevişme -canlı yayında sex- olayına katıldığı için yarışmacılar arasında yer alan 2015 ingiltere güzellik kraliçesi zara holland'ın tacı bile elinden alınmıştı.

    yarışmanın ve yarışmacının tek skandalı bu değil. yarışmanın ingiltere versiyonuna katılan megan barton-hanson adındaki kadın yarışmacının, aylık 15 sterlin karşılığında çıplak videolarını sattığı orta çıktı. çıktı da abla lince mi uğradı? hayır, kadının instagram sayfasındaki takipçi sayısı arşa çıktı.

    yanlış hatırlamıyorsam ingiltere'deki versiyonunda, bir ara bir türk vatandaş birinci olmuş ve 50 bin sterlin kazanmıştı.

    program birbirinden ilginç oyunlar barındırıyor. örneğin avustralya versiyonunda, kalenin önüne erkek ve kadın yarışmacıların fotoğrafları yerleştiriliyor. ağız kısımlarında topun geçeceği kadar bir boşluk bırakılıyor ve erkekler istedikleri kadın yarışmacının, kadınlar ise istedikleri erkek yarışmacının fotoğrafının ağzından topu geçirip gol atmaya çalışıyorlar. every hole's goal adlı oyunda golü atabilen kişi, topu hangi karşı cinsin fotoğrafından geçirip atabilirse öpüşüyor, küçük çaplı bir ön sevişme bile yapanlar oluyor.

    yine aynı programın dirty pizza oyunda yarışmacılar, seçtikleri partnerleriyle ilginç şekilde pizza yapmaya çalışıyorlar. nasıl mı? örneğin pizza hamuru hanım kızımızın sırtına konuyor, bey oğlumuz da hanım kızımızın üzerine uzanarak kımıl kurdu misali kıvranarak hamuru açmaya çalışıyor. hepsi bu mu, değil elbette. kadınların kalçalarına rende takılıyor ve peynir rendeleniyor vs vs...

    oyunda bizim ülkemizden de tanıdık olduğumuz bir yarışma var. balon patlatmaca. ama bu arkadaşlar daha relax bir patlatma yöntemine sahipler. balonlar erkeklerin ve kadınların kalçalarına bağlanıyor ve kadınlar erkeklere bağlı olan balonları, erkekler kadınlara bağlı olan balonları patlatmaya çalışıyorlar. who can balloon thrust the best diye merak ediyorsanız, kendiniz göz atıp merakınızı giderebilirsiniz.

    tabii bizim yerli feriştahların vaktiyle aynı muzu yeme fantazilerini de unutmamışlar. ama işi biraz boyutlandırarak. şöyle ki, çiftler ağızlarında muz, muzun bir tarafı erkeğin diğer tarafı kadının ağzında, belirli bir mesafe gitmeye, belirli görevleri tamamlamaya çalışıyorlar. bu esnada yerde yuvarlanmalar, ağza yüze bulaşan muz gayet komik bir görüntü yaratıyor. banana benim fantazim değilmiş, onu anladım sayelerinde :)

    bunu da bilgi olarak buraya düşmekle, kavimler göçüne gerekli katkımı yapmış olmanın sevincini yaşıyorum. sidney kapılarına dayanmayanın kılıcı kınında kırılsın.

    edit büdüt: tabii ki ben bu yarışmayı izlemiyorum. bir arkadaşım izlemiş, o anlattı. oradan biliyorum.
11 entry daha