şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • insanlarda orgazm çok büyük oranda ritmik ve melodiktir.

    ritm sadece tempo değildir, tempo da vardır ancak ritmi özgün kılan bir örüntü de gerekmektedir. sadece hız veya vuruş sayısı vs değildir yani olay.

    her bireyin kendini rahat hissettiği, alışık olduğu, sevdiği ritmler vardır. birlikte bolca seks yapmış insanlar yavaş yavaş birbirlerinin ritmini -bilinçsizce de olsa- tanımaya başlarlar. buna kafa yorup yazılı hale de getirebilirsiniz elbette partnerinizle ilgili keşfettiklerinizi ancak genelde içgüdüsel şekilde olur bu.

    melodiktir aynı zamanda orgazm ve seks. cinsellik sadece gir-çık veya zıpla-hopla gibi basit yapılardan oluşmaz. farklı nesneler, farklı hareketler vardır. giriş açıları ve şekilleri vardır. kadınların zıplaması için de aynısı geçerlidir. kalça hareketleri ezgiseldir. ağırlığı uygulama şeklinizde nüanslar vardır.

    vücut tembeldir. bildiği şeyleri tekrar etme eğilimindedir. seks de istisnası değildir bu durumun. mastürbasyon yaparken benimsenen ritm çoğu kişinin seks esnasında da davranışlarını belirler. aynı şekilde vücudun alışık olduğu diğer ritmler ve melodiler de bu alana aktarılabilir.

    sallanan sandalyenin ritmi, rüzgarın yüzünüze çarpmasındaki örüntü, bildiğiniz bir şarkının melodik yapısı veya ritmi, hikayelerdeki ve filmlerdeki klasik olay örgüsü (basit-karmaşık-bitiş) gibi şeylerden alışık olduğumuz yapıları sekse de ister istemez uygularız.

    seks esnasında partnerinizin orgazma ulaştığı ritmi ve ezgiyi belirleyebilirseniz kendisine karşı kullanabilirsiniz. ne zaman hızlandı, ne kadar hızlandı, ne zaman yatay hareketlere başladı, ne zaman sakinleşti, hangi yönde ne kadar gitti geldi vs gibi bilgileri aklınıza işleyebilirseniz aktif olma sırası size geldiğinde partnerinizi orgazma ulaştırmak için bunları kullanabilirsiniz. partneriniz aktifken yani kendi solosunu atarken de araya üflemeliler veya klavye gibi girip ufak riffler çalabilirsiniz onun müziğiyle, anlatısıyla uyumlu.

    müzisyenler (müzik icra edenler, enstrüman çalanlar vs) bu örüntüleri, ritmleri, ezgileri daha hızlı ve kolay belirleyip akıllarında tutarlar, bu yüzden daha iyi sevişirler bilinçli veya bilinçsiz şekilde. ayrıca siz solonuzu atarken de daha uyumlu riffler, lickler eklerler araya. swingciler, bluescular, jazzcılar bu sebeple iyi sevişirler.

    eğitimsiz seks işçileri genelde hızlı olsun da ne olursa olsun anlayışıyla dakikada 120-140 vuruş arasına metronomu getirip boşalırlar, bu ne yazık ki acınasıdır. yaptım, oradan biliyorum. ritme, akışa, melodiye, anlatıya kendinizi bırakabilirseniz çok daha nitelikli orgazmlar ortaya çıkar. partnerinizin sevdiği ritmi, ezgiyi biliyorsanız da aynısı geçerlidir, cinsel-tensel uyum da bir anlamda budur.

    tam tersi de geçerlidir genelde, birçok popüler şarkı da aslında cinsellik ritmiyle bizi çekmektedir.

    örnek 1:
    aqualung-jethro tull

    hızlı ve sert bir açılış, bir tür önsevişme. birinci dakikadan itibaren yavaşça penetrasyon. ufak tefek dokunuşlar, minik lickler, riffler. çeşitlemeler artıyor dikkat ederseniz, piyano/klavye duyuyoruz ufaktan. 2:10 sonrasında iş ciddiye biniyor. karşılıklı atışmalar başlıyor. itmeler çekmeler, basan ısıran arzulu istekli bir oyun anlayışı, bloklar arası gidip gelmeler, ritmin kendini sürekli başka maskelerle tekrarlaması ve 3:23 civarı aktif olan her kimse sazı eline alıyor. niyeti tamamen özgeci, tam bir altruist. mevcut ritme atıfta bulunan bir soloya başlıyor. slash solosu gibi mastürbasyon amaçlı değil, kendini düşünmüyor. derdi partneri orgazma ulaştırmak. tanıdık ritmle devam ediyor, ufak ufak varyantlar ekliyor, enstrümanın her yerine dokunuyor, akla gelmeyecek işlere girişiyor, anlatıyı renklendiriyor, ritm pek değişmiyor ancak vuruş sayısı yer yer artıyor ve 4:32 civarı partner orgazm oluyor. sonrası da kendi için devam ediyor şarkı bitene kadar. 5:08 de seks sonrası tutkulu öpüşme kısmı, onu biz modern çağ şarlatanları yapamayız, boşuna uğraşmayın.

    örnek 2:
    sometime world - wishbone ash

    samimi, sıcak bir giriş. bir süredir kesiştiği veya yazıştığı bir kızla ilk sevişmesi büyük ihtimalle. hikayesini anlatıyor yavaş yavaş. sağına soluna dokunuyor, bir anlamda etrafa olan hakimiyetini artırıyor. ufak sololar deniyor. enstrümanı da ısıtıyor partneri de. ritm güzel, akıcı. rahatsız edici değil. çok hızlı veya sert değil ezgi. yumuşak dokunuşlar. sakin sözler. hepsinden önemlisi de bir tür iletişim hali, derdini meramını anlatma hali var. bu değerlidir. karşı tarafın da aynı sayfada olduğunu anladığı anda biraz doğaçlıyor 2:30 civarı ve sonra 2:40'dan itibaren veriyor bass'ı. şu ritme şu ezgiye bakar mısınız? yüreği taş tutmuş insanı boşaltacak bir ezgi ve o ezgiyle tamamen harmoni içindeki mırıldanmalar. 3:20 civarında hem sert vuruşlar hem yumuşak dokunuşlar aynı anda. 3:40 sonrası artık olay kopmuş zaten. bass bir yerden gitar bir yerden, acayip yerlere gidiyor iş, o sırada omzunu ısırıp kanatmış bile olabilir ancak emin olun kimse kimseyi incitmedi, bu bir sevgi olayıydı. 4:48 de artık karşı tarafın orgazm olmamak gibi bir şansının kalmadığı nokta. büyük ustanın* burada özenle gerçekleştirdiği gibi yapabilirsek 2-3 kere bile orgazm mümkün. 5:48 falan ifrata kaçmak olmuş, o enerjiyle 2 hafta sevişebilirmiş ama dediğim gibi büyük ihtimalle uzun zamandır kesiştiği veya yazıştığı biriyle yapıyor. o yüzden değer.

    örnek 3:
    london - the smiths

    her zaman ilk 2 örnekteki kadar enerjimiz de yaratıcılığımız da olmayabilir, uzun süredir birlikte olduğumuz partnerimizi arada ufak sürprizlerle uyandırmak veya mesaiye uğurlamak falan isteyebiliriz. böyle durumlarda da vurucu bir ana riff ile isteğimizi netleştirmemiz gerekir. aynı anlatı seks boyunca farklı yüzlerle karşımıza çıkacaktır. tabii bu partnerimizin de bildiği, tanıdığı, sevdiği bir ezgi olmalı. iki taraf da kendini hazır hissedene kadar tekrarlamaya devam ediyoruz ve 1:27'de marr abimizin ustalıkla attığı bu solo gibi iki tarafı da mutlu ediyoruz. basit, kolay, akıcı, vurucu, arzulu, istekli, tempolu, hücum gücü yüksek, basan, isteyen, ısıran bir solo. önceki anlatıyla birebir aynı birçok ölçekte ama bir o kadar da yeni ve beklenmedik*.

    hadi hayırlı işler.
1 entry daha

hesabın var mı? giriş yap