şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • kırmızı gofret demek çocukluk demektir.

    balkon demirinin pasının; dışarıda top oynarken düşünce, oyuna devam etmek adına kanayan koldan emilen kanın, allı ballının tadını bilmeyen anlayamaz.

    kısıtlı imkanlarla zamanında alınabilecek en lüks gofretti. bir ödüldü. yemek için bir şey başarmak gerekirdi.

    düşün ki kırmızının alternatifi, bakkalda girişte duran kutulu gofretti. üst taraftakiler günlerce durmaktan yumuşamış olurdu. karton kokusu sinerdi üstüne.

    çok daha iyi alternatif gofretlere sahip yeni yetmelerin sevmemelerini anlıyorum da;

    acaba 30 yaş üstünde çikolatalı gofreti sevmeyen var mı?
88 entry daha