şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
1497 entry daha
  • bunları neden almıyorlar gibi söylemlere karşın neden bu adamların alınmadığını müge anlı vakasına 1.elden şahit birisi olarak cevap vermek isterim.
    enteresan bir veri vererek başlamak istiyorum. usta birliğime teslim olmadan 10 gün önce, 18 ağustos 2008de müge anlı'nın programı başladı aradan 10 gün sonra 28 ağustos 2008 perşembe günü ben usta birliğime teslim oldum.

    adını / yerini belirtmeyeceğim bir jandarma komutanlığı biriminde çavuş ve yazıcı olarak görev yapmaya başladım.
    ben teslim olurken kızının kaybolduğunu bildirmeye gelmiş olan bir acılı babanın ağlayarak durumu bir komutana aktarışını duyuyordum.

    bir süre sonra bir tarlada köpeğin eşelemesi ile ortaya bir ceset çıktı. bu cesedi gören vatandaş acilen bizi aradı... olay yeri inceleme ekibi ile birlikte cesedi çıkartanlardan biri maalesef ki benim.

    kızın kaybolduğu bahse konu köyden bir sürü ifade aldık, birbirini destekleyen / çelişen bir sürü ifadenin arasından tek bir suçlu çıkartamıyorduk. hatta yoğun olarak suç isnat edilen gençlerden biri kızı seven ama kızın verilmediği adamdı. bu adama yoğunlaştık fakat adamın da ciddi anlamda perişan halini görüyorduk. köylünün geri kalanının kızın da bu adamı sevdiğine dair yorumları ve adamın kızın kaybolduğu dönemlerde tamamen tutarlı / çelişkisiz ve desteklenebilen ifadeleri sebebiyle yakasından düştük... lakin elimizde tutarlı bir şüpheli yoktu.

    konu müge anlı'ya gitti.
    ilçe jandarma ve karakol komutanı benim yaşımda tazecik uzman çavuş ile yazıcı olan beni bir odaya koydu, odaya bölük komutanının kamerasını koyduk. oturduk müge anlı izledik 1 hafta. aynı zamanda da kameraya kayıt alıyoruz...

    müge anlı'da şüpheler en çok yakın akraba olan bir kişiye yoğunlaştı. kimisinin kanaati kesinleşti o kişi üzerinde, hatta köyden ve ilçeden "neden adamı tutuklamıyorsunuz" diye çıkışmaya gelen oldu. karakol komutanının cevabı çok basitti:
    -benim her gün bu kadar insanı bir araya getirip sohbet ede ede ifade çıkartabilecek vaktim yok ama oradaki kızcağızın* var!..

    saatlerce kayıttan ağızdan kaçan bir sürü ip ucu, istemsizce söylenen bir sürü delil niteliğinde konuşma yakaladık... bunları eski ifadelerle çaprazladık, bir araya getirdik vs...

    dosyayı tamamlayıp video görüntülerinden de faydalandığımız için 5 adet cd'ye dosya'da yer alan ifadelerin geçtiği anların görüntüsünü ekleyip savcılık makamına ilettik.

    savcılık adam hakkında tutuklama kararı çıkarttı, adamı daha istanbul'da aldılar. ardından o adam itiraf etti:

    tecavüz edip, öldürüp, gömmek için akşam olmasını bekleyip, komşu tarlaya gömdüğünü...

    o dönem müge anlı'nın programının daha yılı dahi dolmadığı için vakalar sosyal medyaya konu olmuyordu. hoş 2008 yılında sosyal medya ne kadar etkiliydi dersen? değildi...

    müge anlı'da potansiyel şüpheyi geçmiş, herkesin ap açık görebildiği suçluların neden hemen alınmadığının cevabı işte budur arkadaşlar. bir devlet savcısının bunu yapabilecek vakti yok, bir cinayet masası polisinin elinde 10dan fazla aktif vaka var, bir il jandarma komutanlığının böylesi çetrefilli cinayet vakasına bu kadar yoğun eğilebilecek zamanı olamayabiliyor (bölgeden bölgeye değişkenlik göstermekle beraber).

    müge anlı'nın varlığı bu yüzden ciddi anlamda sağlam bir yer tutuyor... bu yüden ampır ampır konuşan bu böceklerin farkına varmadan çözülmesi bekleniyor, müdahale edilmiyor.

    bu vakada emin olun kocaeli emniyet müdürlüğünde becerikli bir cinayetçi polis hem savcılık, hem müge anlı ile koordine bir şekilde dosya bir araya getiriyordur. ortada cinayet'in yanı sıra asayiş birimini ilgilendiren konular olduğu için asayişten de bir polis vakaya tahsis edilmiştir.
    bunların elinden kaçan recep isimli çocuk, müge-savcılık-emniyet müdürlüğü üçgeninin tam ortasında ifadelerine başvurulan şahıs olarak yer almaktadır.

    devletin savcısı eksik dosya ile mahkeme açsa, devletin hakimi eksik dosya ile bunları yargılasa, yargıtay kararı bozar salın bunları der...
    ama emin olun bunlar hakkında öyle bir dosya hazırlanıyordur ki şimdi, bir daha gün yüzü göremeyecekler.

    ek olarak
    bu programa ahmet çam denen gerizekalıdan daha odun, daha salak birisi gelemez diye düşünüyordum.
    isa denen bok böceği sağolsun, ahmet'i geride bıraktı. bundan da salağı olmaz diye düşünüyorum. umarım yüzümü kara çıkartacak başka bir vaka olmaz. zira dünyanın en salak yaratığı kim sorusuna cevap bulmuş olmanın huzuru var içimde resmen.
3206 entry daha