şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • bana genel itibariyle kim ki-duk'un the bow filmini hatırlatmıştır.

    --- spoiler ---

    yaşlı adamın yanında imam nikahıyla yaşayan kadın birgün genç denizciye aşık olur. yaşlı adamı bir anda bırakıp gitmeye cesareti olmayan kadın ve erkek birlikte denize açıldıklarında yaşlı adamı tekneden atarak öldürmeye çalışır fakat sonrasında vicdan azabı, korku, sevgi gibi sebeplerden dolayı adamı kurtarırlar. olayın gecesinde genç sevgiliyi kıskandırmak için yaşlı adam önünde rakseden kadının önce baş örtüsünü çıkarıp rakkas edasıyla başının üstünde sallaması, sonrasında ise düşmanını sehvetiyle öldürmek isteyen bir amazon misali kırbaç gibi kullanması yaşlı adamda ufak bir spazma neden olsa da yaşlı adam o gece değil 1-2 gece sonra, yorgun bir sevişmenin ardından ölür. ölüm haberini alan genç adam önce kadını istemez gitmeye çalışır ama kadının arkasından "gitme dur, hala beni deli gibi kıskanıyosun biliyorum" sözlerinin beyninde yankılanmasıyla geri döner ve mutlu sonla biter film. yine 3 ana karakter, yine çelişkiler, yine karakterler arasında durumu zorlaştıran bağlar, yine mutlu son. belki de kim ki-duk bu filmi izlemiş, dur yaw olaya biraz müzik biraz sembolizm bolca da sessizlik katayım ben de çekeyim demiştir. demiş midir? sanmam...

    --- spoiler ---
10 entry daha