şükela:  tümü | bugün soru sor
18 entry daha
  • yağmurlu bir pazar günü şantiyeden bildiriyorum. alın çayı kahveyi iki kelam edeyim de yukarıda mesleğe bok atanları bilgilendireyim. şimdi gençler bu işi hakkıyla yapan meslektaşlarımın da bileceği üzere bizler tamamen doğada saklı olarak bekleyen yeraltı kaynaklarını; bize ağzı bozuk, pis, kirli, çok bilmiş, ukala diye giydiren zihniyetin kullanımına sunmak için çok zor ve ağır şartlarda bulunduğu yerden çıkartıp ekonomik bir değere ulaştırırız. anlayamayanlar için çok bilindik bir örnek vereyim. en basit örneği veriyorum ona göre. oturduğunuz evin temel kazısından sonra kaya veya mıcır ile tesviye yapılır. bunun üzerine radye temel atılır ve grobeton dökülür. sonrasında katlar yavaş yavaş çıkılmaya başlanır (bu bölüm inşaat mühendislerinin uzmanlık alanıdır, densizlik yapmamak için uzatmıyorum). anlattıklarım içerisinde yer alan kaya, mıcır, hazır beton tamamı ile taş ocaklarından üretilen ham madde ile sağlanır. kullanılan hazır beton içerisinde yer alan taş tozu, sınıflandırılmış mıcır bir ocaktan alınır. beton tesisinde çeşitli kimyasallar ve çimento ( ki bu da taş ocaklarından elde edilen ham madde ile yapılan bir üründür) belli oranlarda karıştırılarak hazır hale getirilir. radye temel içinde kullanılan demir de yine bir maden sahasından çıkartılmıştır. çeşitli zenginleştirme işlemlerine tabi tutulmuş ve kullanıma hazır hale gelmiştir. bakın sadece buraya kadar en az 2 maden mühendisinin ürettiği malzemeler kullanıldı. daha bunun fayansı, mermer kaplaması, bakır kablolarla bir ağ gibi sarılmış elektrik tesisatı, krom evyesi, çelik sargılı lavabo bataryası, duş setlerinden bahsetmiyorum. zaten asfalt-beton-stabilize yol, alt yapı, köprü, otoban, endüstriyel ham madde, elektrik üretimi, petrol ve türevi malzemeler gibi konuları da direk es geçiyorum.

    yani işin özü kullanıp hiç ama hiç fark etmediğiniz ürünlerin neredeyse %95 inin ham maddesi ağzı bozuk, pis, ukala maden mühendislerinin emeği ile ortaya çıkmaktadır. hani böyle götten ısıtmalı koltuklarınızda klima açık bir şekilde trafikte bekleyince " abi bu ne yaaa, bir bitiremediler şu yolu " diye ağlıyorsunuz ya. ha işte o yolun bitmesi için kaç maden mühendisi gece gündüz, eş çocuk, yağmur çamur demeden çalışıyor biliyor musunuz? şimdi diyeceksin ki sanki bütün ocağı mühendis mi kazıyor? nasıl ki yediğin yemeğin dandik malzeme ile yapıldığında tadı bok gibi oluyorsa, kaliteli bir ürün üretilmediği zaman da hem beton hem asfalt bok gibi oluyor. mühendisler, kalite için üretimin her anını kontrol etmekle yükümlüdür. ve bunu asla hafta içi 8-5 memur, plaza çalışanı kafasıyla sağlayamaz. tesis veya makinelerde bir arıza olduğunda en kısa sürede gidermen, üretimi tekrar başlatman gerekir.

    son 10 yıldır bu işi yapıyorum ve sadece 2 farklı maden grubunda çalıştım. ilki mermer (ki bambaşka bir üretim) ikincisi andezit (bildiğin taş ocağı). bunun demiri, kömürü, altını, kromu, bakırı, çinkosu.... var oğlu var. ve hepsinin hem üretimi hem zenginleştirmesi apayrı bir ders konusu. ne yazık ki bu değerli mineraller şehrin içi veya hemen yakınında olmuyor. bu işte çalışan insanların tamamı saint-joseph lisesi mezunu da değiller. dağlarda tamamı erkeklerden oluşan bir grubun içinde de yumurcak olarak kalamıyorsun. kabalığımızı bağışlayın aq.

    demem odur ki; işini ehliyle yapan her mühendis (sektörü ne olursa olsun, makine, bilgisayar, inşaat, orman,endüstri, çevre... hiç fark etmez) insanlık için çalışır. temel de hepsinin amacı aynıdır. en az harcamayla en yüksek kazanç. bu sadece mali konularda geçerli değil. bir makine yaparken hunharca malzeme harcamamak, bir inşaatı yükseltirken hunharca beton,demir harcamamak. evet hepsinin bir maddi değeri var ama hepsinin bir sonu var. siz 6 ayda bir telefon, bilgisayar değiştirebilirsiniz ama biz, sizler gibi doğada bulunan ham maddeyi harcayamayız. belli bir taktik disiplin ile en az kayıpla çıkarmalıyız, çünkü sonu var.
1 entry daha