şükela:  tümü | bugün
67 entry daha
  • artık bunama alametleri gösteren köşe yazarı...

    15 şubat tarihli hürriyet eki "kitap sanat"ta şöyle yazıyor:

    "...küçük sahne'deki bir oyunu seyredip istiklal caddesi'ne indiğimizde, akm'nin yandığını öğrendik.

    taksim'e vardığımızda alevleri gördük. yanılmıyorsam o gece a. turan oflazoğlu'nun yazdığı ıv. murad operası sahnelenmişti. beraberinde sergilenen eşyalar da yanmıştı."

    şimdi görelim doğruları:

    1. yanan bina akm değil "kültür sarayı" idi.

    2. yandığı gece arthur miller'in "cadı kazanı" adlı oyunu oynanıyordu.

    3. turan oflazoğlu'nun o hafta oynanacak ıv. murad'ı, bir opera değil, tiyatro oyunu idi.

    4. operanın "beraberinde sergilenen eşyalar" ise, gala gecesi için (ne yazık ki, aklıevvelin birinin gayretkeşliğiyle) topkapı sarayı'ndan çıkarılan ıv. murad'ın şahsi kıyafet ve eşyaları idi...

    .

    ...yazının hemen devamında ise sanki kültür sarayı dönemini anlatırcasına 1978'den sonraki gittiği akm dönemini -gene hatalarla- anlatıyor.

    "büyük salon dışında yan kapıdan girilen bir de küçük salon vardı. burada tek kişilik oyunlar oynanır, filmler gösterilirdi"

    1. yanılıyor doğan bey... "küçük salon", büyük salon'un hemen altındaydı ve büyük salon merdivenlerinin hemen yanından (yani dışarı çıkmadan, fuayeden) inilen yerdeydi. onun resmi adı ise her ne kadar "konser salonu" idiyse de, benim de minik katkımla orada iki sezon dostlar tiyatrosu "brecht kabare"yi sergilemişti. (ah zeliha berksoy!)

    2. dışarda gişelerin bulunduğu köşeden gidilen "yan kapıdan girilen" yer ise "oda tiyatrosu" idi. burada tek kişilik oyunlar değil, iki hatta daha çok kişilik oyunlar da (aleksey arbuzov'un "söz veriyorum"unda ışık yenersu ne güzeldi, 1978'de) oynanırdı... hatta kalabalık çocuk oyunları da... (açok grubuna çocuklarımı götürmüştüm. bugünün başarılı yazarı doğan yarıcı'nın masal gerçek tiyatrosuna da.)

    3. gerçi "filmler gösterilen" yer de "yan kapıdan" girilen yerdi ama oda tiyatrosu'nun olduğu taraftan değil, aksine binanın öbür yanındaki otoparka bakan yüzündeki "yan kapıdan" girilen "sinema salonu" idi... (78-80 arası onat abinin (bkz: onat kutlar) yönettiği "istanbul film yapım ve gösterim merkezi müdürlüğü"nün salonu idi orası...

    .

    artık emekli olma zamanı gelmedi mi doğan beyciğim... yaş geldi 82'ye...

    (üstelik bunları yazdığınız köşenin adı da "hatırlamak"!...
3 entry daha