şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • tesadüf tam da bir gece önce amerikan yargı sisteminin nasıl bozuk işlediğini ve amerikan hapishanelerinin nasıl haksız yere tutuklanmış siyahi gençlerle doldurulduğunu anlatan 13th adlı bir belgesel izlemiştim. barry jenkins'in oscar ödüllü moonlight'tan sonra çektiği filmi if beale street could talk, o belgeselde anlatılanların drama hali gibi. james baldwin'in romanından uyarlanan senaryo, harlem'de yaşayan genç bir kadının, haksız yere tecavüzle suçlanan nişanlısını hapisten kurtarma çabalarını anlatıyor. jenkins filmin merkezindeki tish ve fonny arasındaki sevgi dolu romantizmi anlattığı sahnelerde çok başarılı. özellikle yakın çekim portrelerdeki ustalık filmi daha kişisel bir derinliğe taşıyor. nicholas britell'in filmi bir tül gibi örten harika müziği de bu duygusal anların etkisini arttırıyor. ancak zenci hakları üzerine vaazlar vermeye başladığı sahnelerde film tempo kaybediyor. aynı noktaları tekrar tekrar yineleme eğilimi, aslında iyi hazırlanmış ve çok iyi oynanmış bir hikayeye zarar veriyor. yine de toplamına baktığımda, iki genç ruhun birbirine duyduğu aşkın özünü, en temel ve insani haliyle anlatmayı beceren barry jenkins'in filmini sevdim. moonlight'tan da daha çok beğendim.
5 entry daha