şükela:  tümü | bugün
8 entry daha
  • esasen "sinyal teorisi"yle açıklanan bir olaydır.

    sinyal teorisi bir türdeki bireylerin "uygunluk" derecelerini "beyan ve yayım" pratiklerini inceler ve açıklar.

    yani bir bireyin eşleşme açısından uygun ve arzulanan bir eş olduğunu gösterme yöntemleri. hayvanlar alemindeki dişiler "en iyi eş bulma" işini süper bir verimlilikle outsource ederek erkeklerin rekabetinde üstte çıkanın "en iyi eş" olarak seçildiği bir sisteme göre adapte olmuşlardır (bkz: hipergami)

    daha ileri gitmeden bir şeyi net belirtmek lazımdır ki - hayvanlar bu sinyalleri tamamen doğal seçilim sayesinde elde etmişlerdir ve bilinçli bir tercihle, bir planlamayla yapılan şeyler olarak görülmemelidirler. bir kuşun "ben şöyle yapayım da dişiyi kapayım" diye düşünmesi söz konusu değildir. bunlar genetik olarak aktarılan adaptasyonlardır. adaptasyondan kasıt bir bireyin şartlara adapte olması değil, türün doğumla gelen varyasyonlarının doğaya en uygun olanlarının tutunması, diğerlerinin elenmesi neticesinde olan tür adaptasyonudur. ikisini karıştırmayalım ltf tşk.

    sinyal teorisi diyoduk -

    hayvanlar için bu rekabet olayı gayet basittir, boynuz tokuşturmasında galip gelen geyik, en iyi ve sağlam yuvayı inşa eden ve bunu yuvaya tersten kendini asıp kanatlarını çırparak yuvayı "zorlayan" ve sağlamlığını ispat eden dokumacı kuş, diğer erkekleri 1:1 kavgada alt eden (ve dişilerin 5 katı falan olan) deniz fili bunun basit örnekleridir.

    fakat bu "sinyalleme" sadece "ben eşleşme için uygun ve yetkinim" mesajı vermek için değil - tehlikeden korunmak için de kullanılır. parlak ve kontrastlı renklere sahip örümcek-yılan ve kurbağalar mesela zehirli olduklarına dair sinyaller verip potansiyel avcıları caydırmaya yönelik sinyaller verirler.

    buraya kadar çok basitçe üstünden geçtiğim şeylerin tamamı "dürüst sinyal" olarak sınıflandırılır. yani bireyin bir kandırmaca, olduğundan yetkin ya da güçlü görünme gibi bir olayı yoktur - en güçlü deniz fili en güçlü deniz filidir ve kendinden daha ufak ve zayıf erkekleri fiziksel olarak alt edebilir.

    bir de bunun "sahte sinyaller" adını verdiğimiz cinsi var. yani birey aslında olmadığı bir şeymiş gibi sinyaller veriyor. en meşhur örnek - şu yengeç türünde

    bu türün üyeleri zaman zaman diğer yengeçlerle kavga neticesinde büyük olan kıskaçlarını kaybedebilirler. bu olduğu takdirde yengeç aslında çok da sağlam ve güçlü olmayan yeni bir kıskaç oluşturur ama bu kıskaç büyüktür ve temelde güçsüz olsa da daha küçük (ama sağlam) kıskaçları olan diğer yengeçleri korkutabilecek boyuttadır.

    burada olan şey gözlenebilen (dürüst ve sahte) özelliklerden gözlenemeyen özelliklerin çıkarımını yapan türün diğer üyelerini etkilemektir. yani boyutu büyük kıskacı gören rakip yengeç "he bu beni döver" diye bir çıkarım yaparken aslında büyük kıskacı diğer yengecin gücü ile ilişkilendiriyor.

    bu olayın insanlardaki tezahürü çok daha komplekstir. elbette daha az kompleks beyinlere sahip hayvanlardaki sinyallere benzer sinyaller insanlar için de geçerlidir (gözle görünen fiziksel özelliklerin veya kişinin içinde bulunduğu ortamın, vücut dilinin verdiği sinyaller) ancak bunlara ek olarak insanlar arası iletişimin en büyük aracı olan dil de bu sinyalleri aktarmada bir araçtır.

    yani bir insan fiziksel özellikleri, giydiği giysi, bindiği araba, oturduğu ev, yaptığı iş, türlü türlü diğer özellikleri ile bir sürü sinyal verirken, bu detaylara çoğu zaman sahip olmadığımız anonim internet ortamlarında sözler (ve yazılanlar) bu sinyalleri vermeye devam etmektedir.

    yine hayvanlarda olduğu gibi dürüst ve sahte sinyaller insanlar için söz konusudur - hatta grup aidiyeti, sosyal maliyet, itibar vs gibi şeylerin oluşturduğu riskler sebebiyle insan iletişiminde sahte sinyallerin yeri hayvanlara kıyasla çok daha fazladır. kısa boylu bir insan fiziksel olarak sahte sinyal verip uzun gibi görünemez belki, ama sözleriyle "zaten ben uzun kız sevmem ne o öyle deve gibi" diyerek kısa boylu kızlarla olan şansını artırmak için sahte sinyaller göndermekten kaçınmaz. bunlar maliyeti düşük, ödül ihtimali yüksek sinyallerdir zira.

    bir diğer "yetkinlik ve uygunluk" sinyali de "karşılıksız iyilik" olarak gözlemlenir.
    örneğin tehlike anında diğer grup üyelerini uyaran bireyleri ele alalım. bu bireyler (mesela kuş diyelim) agacın en üst dallarına konarak potansiyel tehlikelere karşı diğer grup üyelerini uyarırken kendilerini (üst dallarda yırtıcı kuşlara yem olma riski daha yüksek) tehlikeye atarlar. bu karşılıksız iyilik (altruism) davranışı da temelde bir "fitness signalling" ya da "yetkinlik ve uygunluk" sinyalidir. esasen bir "bakınız ne kadar da kral bir bireyim ki kendimi riske ederek size fayda sağlıyorum - çünkü ben bu maliyeti kaldırabilecek güçteyim" sinyalidir.

    bu davranış insanlarda da evrimleşmiştir.

    virtue signalling - yani erdem sinyalleme bu noktada hem sahte sinyal hem de dürüst sinyal olabilir. örneğin pedofili vakalarında toplumdan yükselen tepkiler çoğunlukla dürüst sinyallerdir, bir çok insan için pedofili tiksinilen ve reddedilmesi, kınanması ve cezalandırılması gereken bir pratiktir. ama aynı grup insana 40 yaşında erkek 19 yaşında kadın ilişkisi örneği getirdiğinizde - 19 yaşında olup, 40 yaşında çekici başarılı ve arzulanacak erkekle birlikte olma ihtimali olacak kadar güzel ve ilginç olmayan kızlar ve erkeklerin neredeyse tamamı harici tüm gruplardan negatif tepki almanız beklenir - fakat buradaki ilginç nokta topluluk aidiyeti, sosyal itibar gibi şeyler sebebiyle aslında gayet de 19 yaşında kızları beğenen ve birlikte olmak isteyen erkeklerin de "üüü kart zampara - ya 19 yaşında kızle ne konuşucam ki yea, felsefe bilmez sinema bilmez geç abi 35lik kızlar eyidir eyi" dediklerine sık sık şahit oluruz.

    işte bu noktada bu erkekler sahte sinyaller vererek grup aidiyeti açısından, sosyal beklentiler açısından uyumlu olduklarını beyan etmektedirler. bu beyanların totalde 19 yaşında kızla birlikte olamasalar da kendilerine daha fazla çıkar olarak döneceğini hesaplamaktadırlar.

    özetle erdem sinyalleme, eş olarak, grup üyesi olarak, itibar olarak statümüzü yükseltme hedefiyle gerçek veya sahte veriler üzerine kurulan bir reklam türüdür.

    internet ortamında özellikle sahte sinyallerin fazlalığı diğer (dürüst) sinyallerin yokluğunu doldurma amaçlıdır diye kendimce de ufak bir pet theory'e sahibim.

    örnekler çoğaltılabilir elbette, aklıma ilk gelenleri yazdım.

    meraklısı için : selfish gene - richard dawkins

    google arama terimleri "altruistic behaviour - signalling theory" - sürüyle makale var.
24 entry daha