şükela:  tümü | bugün
224 entry daha
  • çok samimi bir görüş olarak söylüyorum, ben bu ülkeden çoktan umudunu yitirmiş genç bir insanım. sürekli yurtdışına kaçma planları yapan, batan gemiden çıkmak için çırpınan, sıradan muhalif bir gencim ben.

    ama bugün kendisinin icraatlerinden ben henüz yeni haberdar oldum. fatih mehmet maçoğlu; belediye başkanlığı ile birlikte dersimde; küçücük, adına ovacık denilen bir yerde tamamıyla kooperatif bir düzen kurmuş, halkı yarı üretici bir hale getirmiş, tüketici ile üretici arasındaki kar amacı güden hınzırları ortadan kaldırmış ve küçücük bir yerde koskocaman bir istihdam sağlamış bir insan. öyle ki çoğu yerde -buna ovacığın geçmiş dönemleri de dahil- sağlanamayan iş fırsatları orada kadınlara, erkeklere herhangi bir ayrım olmaksızın sağlanmış. bu istihdam ile beraber daha önceleri 25 ton olan üretim sadece 4 yılda 500 ton civarına ulaşmış. sadece bu da değil, belediye başkanlığına geldiğinde sayıları 25 kişi olan üretici sayısını 4 yılda 600'e çıkarmış. bununla da kalmayıp bu 600 üreticiyi aynı zamanda direkt olarak yönetime katmış, yine tamamıyla *halkın verdiği kararla* da ulaşımı bedava yapmış ama tabii ki minibüsçüleri mağdur etmeyip gayet lehlerine olan düzenlemelerle onların da maaşını tamı tamına ödemiş. suyu bedava yapmayı da istemiş ama bu kanunen yasak olduğu için onu da 0.50 kuruş yapmış ayrıca *

    üretimi tüketiciye ulaştırma konusunda sadece belediyesiyle de kalmamış hem, üretimlerini halka ulaştırmak için ovacık doğal adı altında istanbul, izmir, ankara, adana, tunceli merkez gibi bölgelerde ovacığın ürünlerini tüketiciye yalnızca (giderler ve üreticiler için) 50 kuruş kar ile ulaştırmış ve halkın bu ürünlere piyasa fiyatından çok daha ucuza ulaşabilmesini sağlamıştır. ve ayrıca buradan gelen gelirlerin de 3'te 1'ini sırf öğrencilere burs sağlamak için ayırmış, 3'te 1'ini üretim için tohuma ayırmış, kalan 3'te 1'ini de bir sonraki yıl üretim yapmak isteyen köylüye mazot desteği için ayırmıştır.

    bunlarla beraber yalnızca üretimlerini ülke genelinde tüketiciye ulaştırmak da değil, amaçları arasında şehirler arası bir kooperatif birliği kurup ülke üretimine doğrudan katkı sağlamak da varmış.

    beni en çok şaşırtan da gelirlerin ve giderlerin gövde gösterisi yaparcasına koskocaman bir şekilde ovacığın meydanında sergilenmesi oldu. yani gidip neyin ne kadara mal olduğunu ve neye ne kadar harcandığını gözlerinizle görebiliyor ve kontrol edebiliyorsunuz. asıl söz sahibinin siz olduğunuzu yüzünüze yüzünüze çarpan, koltuk sahiplerinin yalnızca hizmetli olduğunu hatırlatan mükemmel bir olay bu bana göre.

    tunceli'de, ovacık denen bir yer bakın. bu kadar yazdım ve halen anlatamadığım bir sürü şey var. velhasıl görmenizi istediğim şey şu, biz bu gemiyi terketmek isterken ve ülkeye olan inancımızı yitirmişken tunceli'nin küçücük bir yerinde, ovacık adında bir yerde birileri müthiş bir inançla halen daha bir şeyleri düzeltmeye çalışıyor. bu ülkenin halen daha üretim yapabileceğine, gelişebileceğine, halkın halen daha refahının artabileceğine ve halen daha mutlu, huzurlu bir ülke olabileceğimize inanan belki bir avuç insan, düşünün bu koskocaman batan gemiyi elleriyle onarmaya çalışıyorlar.

    size duyduğum saygının haddi hesabı yok. vatanseverlik böyle bir şey sanırım.
1330 entry daha
hesabın var mı? giriş yap