şükela:  tümü | bugün
2851 entry daha
  • beşiktaş'ı çalıştırmak onun işi değil.

    artık genç kuşakla iletişim ve onları yönetmek eskisi gibi disiplin bocalamakla olmuyor, yeni nesli takip edeceksin, neleri seviyorlar nelerden hoşlanıyorlar, ne koşullarda strese giriyorlar veya gevşiyorlar, hepsini bileceksin. eski kuşağın kontrolünden çıktı çünkü iş, onların alıştıkları o "gruba uyum" ve "söz dinleyip pay çıkarma" olayı bitti, bireysellik başladı. iletişim imkanları geliştikçe bilgiye ulaşmak kolaylaştı, artık herkes her şeyi en iyi biliyor, herkes yürüyen ego. teknoloji geliştikçe istenen şeylere ulaşmak, tüketmek kolaylaştı, herkes her şeyden kolay sıkılıyor, motive tutmak güç. sadece bu gelişmeleri takip edebilen eski kuşak yöneticiler başarılı olabiliyor, diğerleri eski yöntemlerine sadık kalmaya çalıştıkça geriye gidiyorlar.

    ama sergen bunların bile dışında kalacak kadar laubali. rıdvan'ın bir tık üstü sadece, o da hocalık işlerine girdiğinde ağzının payını alıp bıraktı bu işleri. sergen en azından devam ediyor, bir şeyler yapıyor. ama şu ana kadar yaptıkları/sergilediği potansiyel seviyesi beşiktaş'ı çalıştırmak için asla yeterli değil. eğer getirilirse anca popülizm için getirilir.

    bırakın hocalığı, beşiktaş'tan ayrılmak bile farklıdır, hele öyle sezona eylül'de başlayıp aralık'ta havalar soğuyunca, veya ocak'ta başlayıp mayıs'ta yaz geliyo aabi kim uğraşıcak kampla mampla diye ayrılmaya hiç benzemez.

    bu tip sevilen futbolcu eskilerinin başa getirilmesi daha çok takımın kötü dönemlerinde gerçekleşir, beklenti minimumken yani. plansız, programsız, sırf zaman kazanmak için. ama şu an beşiktaş için böyle bir durum sözkonusu değil, birkaç rötuşla çok iyi işler başaracak bir futbol yapısı var. yani sergen öyle bir dönemde gelmiş olur ki beklentiler çok büyür, ve sergen bu gereken rötuşları yapabilecek bir ışık vermediği için de haliyle yönetimin popülizmine hem kendisi hem de beşiktaş kurban gider.
1751 entry daha