şükela:  tümü | bugün
3 entry daha
  • evrimsel geçerliliği bir amaç değil bir dizayn gerekliliği sonucu olan hede.

    bilgisayarda vektörel bir tasarim yaptığınızı hayal edin, simetrik bir logo çizmektesiniz, naparsiniz? bir yarisini yapip reflect edersiniz çünkü işi en hizli tamamlamanın ve oluşabilecek yanlış bir ölçeklendirmenin önüne geçmenin en efektif yoludur. evrim de her zaman en az çabayla en optimum etkiye ulaşma gayretindedir o yüzden efektif olan bir sonuç birbirinden bagimsiz olarak tekrarlanir yakınsak evrim

    omurgali canlilar merkezi sinir sistemini ikiye bölmüş durumda, nasil ortaya çıktığını tam olarak bilmiyor olsak da muhtemelen bahsettiğimiz minimum efor prensibi sebebiyle. o yüzden de beynin iki lobu; karşıt gelecek vucut kısımlarının yonetiminden sorumlu. yani tutkalla bi araya yapistirilmis iki organizma gibiyiz. oyle ki bazı tıbbi durumlarda beynin hasar alan kısmı operasyon ile alınıp, iki lob arasindaki baglanti yittiğinde hastaların gözü kapatilarak sol eline yerlestirilen cismin seklini bile dokunarak algılama yeteneklerinden mahrum kaldığı gözleniyor. yani cismin bilgisine, cismi tuttuğu el sahip fakat aradaki köprü olmadığı için beynin görüntüyü işleyerek tanımlama yapacak kismina ulastiramiyor bu bilgiyi.

    simetrinin seçilim baskısı sonucu oluştuğu yönündeki bilgiyle çelişen durum da aslında tam burada kendini gösteriyor çünkü ayni yapısal gerekliligin sonucu 2 tane akcigerimiz 2 tane bobregimiz var fakat kimse acip gercekten oyle mi bakip ona gore bizi cekici bulmuyor halbuki konu olan canlının bir gözünün olmamasindan çok daha önemli bir eksik olurdu bu tarz bir eksiklik. biyolojik hasarlarda oluşabilen durumlarda ise bunun tam aksi yönünde bir seçilim avantajı ile karşılaşırız: kavga sirasinda gözünü yitirmiş bir kaplan, kavga sirasinda ölmüş iki gözü de sağlam bir kaplana gore tercih edilecektir:) hatta aksine bu seçilimde başarılı olmanin bedeli dahi olabilir, gruplarinda alfa durumda olan canlıların hepsinde bu tarz, simetriyi bozan savaş yaralarina rastlanir.

    omurgalilar dışına çıkıldığında ise bazen dikey bazen yanal bazen de asimetrik tasarimlarla karşılaşılır yani evrimsel sürecin bir gereklilik olarak simetriyi seçilim baskisi olarak destekledigi teorisini gercekleyen kanit yok denecek kadar azdir. temel problemimiz bugunun gerekliliklerine ve estetik kaygilarina gore hareket ediyor olmamiz ki bu cok sacma; zayif beden normal sartlarda sürüden dışlanmışlık, besin kaynagina ulaşamamak anlamina gelmesine rağmen bizim algimizda; modern dunyada enerjiye ulasimin bu kadar kolay olmasi bu algimizi tamamen degistirdi. veya belki cok eskiden vucut killari cok olan bireyi tercih etme eğilimine gidecekken (parazit yada virusler tuylerine zarar vermemis olmasi secilim sebebi olacakken) şu anda bu tehditlerin hayati önemi kalmamasından ötürü geçerliliğini yitirmiş bir seçilim kriteridir.
1 entry daha