şükela:  tümü | bugün
48 entry daha
  • başıma bir şey gelmeyecekse katıldığım önermedir. türkiye senelik ortalama 60-65 milyar dolar dış ticaret açığı verdiği zaman potansiyel büyüme oranını koruyabiliyor. bu açığın da yaklaşık yarısını 30-35 milyar dolar arası bir kısmını turizm gelirlerinden elde ediyor ve kalanı da cari açık veriyoruz genellikle.

    mesela yaz aylarında turizm gelirleri arttığı zaman cari açığımız genellikle düşme eğilimine girer. son beş yılın ocak ve temmuz ayları için ortalama cari açık farkına bakarsanız arada iki kata yakın fark olduğunu görürsünüz.

    eğer yapısal reformlarla ve doğru yatırım tercihleriyle ekonomik yapının verimini yükseltip ithalatı düşürüp ihracatı artırmanın yolunu bulamıyorsanız, bir diğer seçenek cari açığı düşürmek için dış ticaret açığını düşürmek yerine hizmet fazlasını yani turizm gelirini artırmaktır.

    bu noktada da iki seçenek var.

    1) daha çok turist çekeceksiniz.

    2) gelen turistin daha çok harcamasını sağlayacaksınız.

    1 numaralı yolu seçebilmek için yatak kapasitesi ve otel sayısını artırmak zorundasınız, bu da bir maliyet unsuru demektir ve bu durumda inşaat yapılması gerekir ki bu da döviz açığını artırır. ayrıca çekilebilecek turist profilinde de bir değişikliğe yol açmadığından dolayı, bu tarz yatırımların sağlayacağı marjinal fayda zaten doyma noktasına gelmiştir. bu da yapılacak yatırımların roi, return of investment, süresini artırır.

    2 numaralı yolu seçebilmek için kumarhaneler elverişli bir araçtır ama yine de tek araç değildir. mesela kongre turizmi gibi uygulamalar tercih edilerek veya kültür turizmi gibi daha nitelikli ve zengin turiste kapılar açılabilir.

    tabii bunun için kültürel uyum da, yerleşik zihniyetin elverişli olması da gerekir. ayrıca sadece ege ve akdeniz sahilleriyle istanbul gibi metropoller değil, aynı zamanda bütün yurt sathının turizme elverişli olması gerekir. ramazanda içki içmeyi bırak yemek yiyenin sopayla kovalandığı memlekette turizm bu kadar geniş bir coğrafyaya yani yurt sathına yayılamaz.

    bu durumda, gelecek turiste daha çok para harcatabilmek için az masrafla yapılacak en iyi yatırım da kumarhaneler olarak görülmektedir, çünkü

    1) turizmi yurt sathına yayamıyorsun hem coğrafya hem de yerleşik kültür buna engel oluyor.

    2) mevcut turizm yatırımları zaten çekebileceği turist profiliyle yapabileceği marjinal noktaya ulaşmış bir durumda olduğundan dolayı yeni yatırımın sağlayacağı gelir yatırımın karını azaltıyor.

    bu durumda kumarhanelerin getireceği turizm geliri hem roi açısından hem de işletme sermayesindeki düşük giderden dolayı oldukça önemlidir. öte yandan, böyle bir serbesti yerleşik kültür ile birtakım sıkıntılar yarattığından dolayı tüm bu avantajına rağmen kumarhaneler 1996 yılı aralık ayında refah-yol hükümeti bakanlar kurulu kararıyla yasaklanmıştır ve kapatılmıştır.

    kumarhanelerin yasayla sadece turistlere açık olması anayasayı ihlal edeceğinden dolayı bu uygulama yapılamaz fakat türk vatandaşlarının kumar oynayabilmesi için birtakım yasal kısıtlamalar getirilirse o zaman bir düzene oturtulabilir. mesela,

    her ilde kumarhane açılmamalıdır. kumarhane açılma şartı ülke turizm gelirinin belirli bir yüzdesi kadar gelir elde edebilen şehirlere mahsus olabilir. ayrıca kumarhane açma yetkisi içişleri bakanlığı ve ilgili şehrin valisinin iznine tabi olmalıdır.

    bütün bunları yaptığınızda zaten memlekette kumarhane açılabilecek il sayısı bir elin parmaklarını geçemez. türk vatandaşları içinse, borçla kumar oynanması yasaklanır. kumarhanelerin borç vermesi yasaklanır. herhangi bir şekilde kredi borcu olanların kumar oynaması yasaklanır. gayrimenkul bile yetmez, bankada mevduatı olana parası kadar oynayabilme sınırı tanınır.

    bunlar bir oturuşta aklıma gelenlerdi. eminim ki, koskoca bakanlıklar bir araya gelip bu yönde bir karar alıp düşünse daha sıkı tedbirlerle belli bir düzen oturtulabilir. ayrıca kumarhaneler yasaklansa dahi 23 yıldır bu memlekette kumar oynamak isteyen oynayabilmektedir. kumar işinin yasaklanması bunu engelleyemediği gibi illegalize ederek hem kolluk güçlerinin gereksiz mesai harcamasını, bakınız etiler dalmaz center, hem de devletin ciddi bir vergi gelirinden mahrum olmasını beraberinde getirmiştir.

    aynı sistem ve çelişkiler yumağı, sigara ile uyuşturucular arasında ve milli piyango ile kumarhaneler arasında da vardır. uyuşturucu yasakken sigaranın serbest olması ya da kumar oynatmak yasakken zibilyon tane toto loto olması da başlı başına bir çelişkidir.

    son söz: yasaklamayla bir şey çözülmez, sakıncalarına insanları ikna ederseniz yasaklamanıza gerek kalmaz.

    zorunlu edit: cari açığı kapatmanın tek çaresi kumarhane mi diyenler, turistler için genelev açalım diyenler, yasal düzenlemeleri biz yapamayız bu iş çığrından çıkar diyenler oldu.

    cari açık kısmı için yazının başında cari açığın kapatılması için yapılması gerekenleri anlattım. ya dış ticaret açığını daraltacak yapısal reformlarla, ya da kumarhane işine girmeden turizmi yurt sathına yayarak cari açığı daraltarak ekonomik büyümemizi sürdürebiliriz dedim. bu ülkede bunların hiçbiri mümkün değil bence de ama bunlar olacaksa da kumarhaneleri açarak turizm gelirimizi artırabiliriz dedim.

    yapısal reform yapamayız, turizmi ülke geneline yayamayız, kumarhane açsak yasal düzenleme yapma işini beceremeyiz. bunların hiçbirini yapamayacaksak ülkeyi kapatalım gitsin madem. onu yapamayız, bunu yapamayız bilmem ama bir şeyler yapmak zorundayız orası kesin.
102 entry daha