şükela:  tümü | bugün
  • yeni zelanda musevi konseyi katliam sonrası müslüman vatandaşlarla dayanışma göstergesi olarak yeni zelanda tarihinde sinagogların ilk kez bir şabat gününde kapalı kalacağını belirten bir açıklama yapmış.
    sadece göstermelik dahi olsa bu tür bir hassasiyeti her dinin tebaasından görmek isterdim.
    avrupa’da bir çok kilisede katliamın kurbanları için ayinler ve anma törenleri düzenlenecek.

    ne yalan söyleyeyim, ben bu güne kadar avrupa’da işlenen terör saldırılarının kurbanları için bir kere dahi camilerde dua edildiğini duymadım hiç. bunu hakaret veya kırma amaçlı demiyorum. ama duymadım, görmedim, bir yerde okumadım.
    yanlış diyorsam affedin.
    paris’teki son saldırıdan sonra antep’te kornalar çalarak ışid bayrakları sallayan konvoya trene bakar gibi bakan türk polisleri aklıma geldi de birden...

    gün gelip ölen / öldürülen insanların kim ya da kimlerden olduğunu sormadan üzülebildiğimiz, yasını beraber tutabildiğimiz zaman barış ve huzur içinde yaşamanın saf bir rüyadan ibaret olmadığını kavrayacağız.

    çevir kazı yanmasın editi:
    öldürülen gayrimüslimleri boşver, kameralar önünde cayır cayır yakılan müslüman türk askerleri için bile minberden iki laf edemeyen, haber yasağı getiren, caddeye çıkıp da “ islam cinayete karşıdır” diyemeyen bir toplumdan hassasiyet beklemek naiflikten öte bir şey sanırım.
    hayatında tek bir yahudi bile tanımadan tüm yahudilerin müslüman düşmanı olduğunu sanmak, hiç müslüman tanımadığı halde her müslümanı ışid sempatizanı sanmakla denktir.
    nefret edilen bir insan dahi öldüğünde ölüme ve cana saygıdan ötürü yakınlarına başsağlığı dilenir. eğlence yapılmaz. ben bunu islam kültüründe gördüm. başsağlığı dilediğin yakını da “sen zaten aslında seviniyorsun öldüğüne. sen başsağlığı dileme” diyecek kadar lanet birisiyse o başka.
25 entry daha