şükela:  tümü | bugün sorunsallar (7)
25408 entry daha
  • hava sıcaklığının öğle vaktinde 50 dereceye kadar çıkıp gece vakti -10 derecelere kadar düştüğü , 251 km lik tam altı gün süren dünyanın en zor maraton yarışında maraton des sables (sahra maratonu) kaybolan mauro prosperi'nin gerçek hikayesi bunlardan biridir.

    öncelikle maratonun traileri burada .

    maratonun zorluğunu anlamanız açısından şöyle bir bilgi vereyim ; yarış o kadar riskli ki ölmek durumunda vücudunuzun nereye gönderilmesini istediğinizi belirtmek için bir form imzalamanız gerekiyor.
    yarışma 6 etaptan oluşuyor yani her gün belli bir yol kat edip etap sonunda toplu kamp alanlarında dinleniyorsunuz. etap fotolarını göstermek gerekirse başlangıçtan sonra 2, 3, 4, 5 ve son etap 6.

    yukarıdaki etaplardan özellikle 4.süne dikkat etmenizi istiyorum çünkü marathon des sables'in dördüncü günü, kamplar arasındaki çölde 88 km uzunluğundaki trekking ile en uzun tek aşamasını oluşturur. 14 nisan 1994'te, prosperi üçüncü kontrol noktasını geçtikten sonra, günde 20 mil hızla yükselen sıcaklıklar 115 ° f'ye yükselmiş ve en zorlu etap başlamış.

    saat 1: 00'den kısa bir süre sonra, şiddetli rüzgarlar beklenmeyen bir kum fırtınasına yol açmış ve bu da organizatörlerin yarışı o gün duraklatmasına neden olmuş. diğer yarışmacılar fırtınayı beklemişler ve nihayet gece dördüncü kontrol noktasına gelmişler ancak mauro prosperi ortadan kaybolmuş. 8 saat süren şiddetli kum fırtınası dindiğinde mauro çöl tepelerinin birinde uyuya kalmış ve gece kalkıp gökyüzüne baktığında yarışı çoktan kaybettiğini tek amacının yarın sağ sağlim yarışı bitirmek olduğunu düşünmüş.

    ertesi sabah kontrol noktasında kendisini bulamayan arkadaşları durumdan şüphelenmişler fakat mauronun kendilerinden önde olduğunu düşünerek şimdilik endişelerini finish noktasına taşımayı uygun görmüşler.

    mauro ertesi gün için kendi ağzından yorumu şu şekilde : “endişeli değildim çünkü er ya da geç birisiyle karşılaşacağımdan emindim. birisini görür görmez onunla birlikte gidebilirdik. benim planım buydu ama ne yazık ki işe yaramadı. kaybolduğumu fark ettiğimde yaptığım ilk şey yedek su şişeme idrarımı yapmaktı. dedemin bana savaş sırasında suları bittiğinde kendi idrarlarını nasıl içtikleriyle ilgili anlattıklarını hatırladım. çünkü idrarınızı su ile karıştırdığınız an en içilebilir andır.”
    “marathon des sables’e çalışırken iyi hazırlanmalısınız. sırt çantamda bıçak, pusula, uyku tulumu ve bol miktarda kurutulmuş yiyecek vardı. sorun suydu. fırtına çıktığında yarım şişe suyum kalmıştı ve ben de olabildiğince yavaş içtim. sadece sabahın erken saatlerinde ve akşamları yürüdüm. gündüz yürürken barınak ve gölge bulmaya çalıştım. ikinci gün batımında bir helikopter sesi duydum. bir işaret fişeği yaktım ama beni görmedi. işaret fişekleri de bir kalem kadar küçüktü. yine de sakin kaldım çünkü er ya da geç kurtarılacağımı düşünüyordum.”

    kum fırtınaları nedeniyle izleri sürekli kaybeden mauro belli bir süre ilerledikten sonra çölün ortasında eski bir türbe gördüğünü fark etmiş. hemen türbeye giderek dinlenen ve susuz kalmamaya çalışan prosperi, çantasındaki ıslak mendilleri emmiş, sabah çiğ kayaları yalamış ve nispeten aç kalırken kendi idrarını içmiş ayrıca başka hiçbir su bulunmadığından dondurucuda kurutulmuş yiyecekleri pişirmek için idrarını kullanmış.

    yiyecek stokları tükendiğinde prosperi, kuş yumurtaları ve böcekleri yemiş ayrıca, etin pişirilmesiyle alınabilecek nemi emmeyi umarak, türbe yakınında bulunan yaklaşık 20 çiğ yarasanın başlarını kopararak içindeki sıvıyı içmiş ve susuzluğu dindirneye çalışmış.çantasında bulunan ishal önleyici ilaçlar, bu aşırı beslenmeye rağmen daha fazla su kaybetmekten kaçınmasına yardımcı olmuş.

    yine, bir uçak prosperi'nin bulunduğu yerin yanından geçmiş. küçük bir ateş yakıp kuma “sos” yazarak işaret vermeye çalışan mauro'nun bu çabası boşa gitmiş ve uçak onu görmeden ufka doğru yol almış. psikolojik olarak artık bitme noktasına gelen perişan ve intihara meyilli olan prosperi, çakılı bıçağını almış ve bileğini keserek intihar etmeye çalışmış fakat mauro'nun vücudu o kadar susuzmuş ki kan hemen pıhtılaşmış ve mauro ölümden dönmüş.

    güvenliğe ulaşmak için son bir girişimde bulunan prosperi, tapınaktan yola çıkmış ve günün sıcağından kaçınmak için sabahın erken saatlerinde ve akşam geç saatlerde seyahat ederek uzaklardaki dağlara doğru yürümeye başlamış. ekmek kırıntıları izi oluşturmak için dişli parçalarını geride bırakmış. dağların maratonun izleri yönünde olduğuna inanmasına rağmen, bu rota onu sahra'dan daha da ileri götürürmüş.

    kuru dere yataklarını geçerken, bitkilerin köklerindeki sıvıları emerek yol alan mauro tam 8 gün sonra küçük bir su birikintisi görmüş ve bu birikintiden matarasına doldurduğu su ile yola devam etmiş. sonunda kurumuş keçi dışkıları bulmuş ve daha fazlasını aramaya devam etmiş. sarkıtlar onu insan ayak izlerine götürmüş.tepenin başında keçileri otlatan bir küçük kız görmüş. kızın yardımı ile kabileye giden mauroya keçi sütü veren göçebeler sonra onu deve ile en yakın köye götürmüş. fas'ta başlamasına rağmen, prosperi kaybolduğu yerden 180 mil yol kat etmiş ve bilmeden cezayir'e gitmiş.

    yerel askeri polis ilk olarak iki ülke arasındaki gerginlik nedeniyle onu sorguya almışlar fakat sonunda kaybolan yarışçı olduğunu anladıklarında onu bir hastaneye götürmüşler .

    hastahanede tam 35 kilo kaybettiği tespit edilen ve karaciğerinin neredeyse tamamen iflas ettiği belirlenen mauro'ya hastane personelinin tam 16 litre intravenöz sıvı verdiği söylenmiş. ailesiyle tekrar bir araya gelen mauro sıkıntıdan birkaç ay boyunca katı yiyecekler yiyememiş ve neredeyse iki yıl boyunca iyileşemediği söylenmiş.

    ayrıca şu an bu olayın netflixte yayınlanan kaybedenler adlı serisinde ''çölde kaybolmuş '' adı ile bir bölümü var izlemenizi tavsiye ederim.

    kaynak 2
1329 entry daha