şükela:  tümü | bugün
6 entry daha
  • -işbu deklarasyonla ben, bilinçli olarak performans yapmayı reddediyorum.
    -fakat diyorum ki, bu yine de bir performanstır.

    -değildir, reddettin!
    -performanstır, deklare ettin!

    -değildir, çünkü eylemiyorsun.
    -performanstır, çünkü eylememek de bir eylemdir.

    -değildir, performans anti-akademiktir.
    -performanstır, performans anti-akademiktir.

    -değildir, performans anarşiktir.
    -performanstır, performans anarşiktir.

    -değildir. çünkü performansın bir yeri olmaklığı gerekir, bu performans hiç bir yerde yapılmıyor.
    -performanstır. çünkü yeri zaten hiç-bir-yerdir. bu performans hiç-bir-yer’de yapılmaktadır.

    -değildir, çünkü hiç-bir-yer yoktur.
    -performanstır, çünkü hiç-bir-yer vardır ve her-yerin yanıbaşındadır.

    -değildir, performans bir zamanda yapılmalıdır. bu hiç bir zaman yapılmıyor.
    -performanstır, zamanı hiç-bir-zamandır. hiç-bir-zaman, her-zaman deneyiminin yanıbaşındadır.

    -değildir, ortada perform ettiği / göstergelediği hiç bir şey yok.
    -performanstır, çünkü sizlere zaten hiç’i perform etmekte / işaret etmekteyim.

    -fakat görmüyor musun, bu salt bir metin?
    -fakat görmüyor musun, bu metin “hiçliğe iliştirilmiş bilincim”dir?

    -bu bir performans değildir; kaydı yok.
    -bu bir performanstır. dilerseniz kaydı boş bir kasettir, fotografı boş bir karttır.

    -bu bir performans değildir, performans yeni bir iddiadır.
    -bu bir performanstır, performans yeni bir iddiadır.

    -bu bir performans değil, çünkü saçma.
    -bu bir performans, çünkü saçma.

    -buldum! bu psikolojik bakımdan bir tür kişilik bölünmesidir.
    -bravo! sanatsal ve dolayısıyla bütünsel alandaki psikolojist, postu daha baştan güvenceye almaya ve hep arkamda durmaya çalışan bir tür korkaktır.

    -bu metin, felsefi açıdan kimi tutarsızlıklar içeriyor.
    -bütün beyaz kuğuları da saymalısın.

    -bu bir performans olamaz, çünkü -ne bileyim- her şey çok çabuk karşıtına falan dönüşüyor.
    -bu bir performans olabilir, çünkü sanatın kaygan zemininde her şey çok çabuk karşıtına falan dönüşebilir.

    -boşversene. rerformans değildir. çünkü sen performansın içinde kendi reddettiğini bile reddediyorsun.
    -evet evet, performanstır. çünkü performans, reddeden sanat içinde reddeden / avant -avant garde’dir.

    -fakat sen burada, kendin çalıp kendin oynuyorsun.
    -doğru! benim yaşadığım ülkede hakiki plastik sanat, kendi göbeğini kendi kesmek zorundadır. yoksa engizisyon, göbekbağı diye boynunu keser sanatçının.

    - ya.... ya da... hem.... hem de...
    -hem... hem de hiç.
    hiç!

    -tamam, tamam, seni şimdi çözdüm. bu bir performansmış.
    -üzgünüm, çözemedin.
    -neden?
    -çünkü artık değil.
    -fakat nasıl olur? bir şaka falan mı bu?
    -tersine, şunu duymuyor musun?
    -neyi?
    -sysyppos’un kayası gümbürtüyle geri yuvarlanıyor. haç!

    -baksana! benoyn baysgur kimdir, biliyor musun?
    -elbette biliyorum, aptal!
    -fakat nasıl bilebilirsin ki?
    -biliyorum, çünkü ben zaten sen’im.

    peki söyle bakalım. kimdir?
    -.........
    -ee! cevap versene.
    -.........
    -ha tamam!.... elbette... anladım.

    edit: alınteri, göznurudur: serdar toka.
20 entry daha