şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
66 entry daha
  • sudan'ın yakın tarihi ve güney sudan ile ilişkileri hakkında zerre bilgi sahibi olmayan insanların doluştuğu, bilgi almanın neredeyse imkan dahilinde olmadığı başlık.

    1989 yılında askeri bir darbeyle başa geçen ve ülkedeki politik hayatı tamamen askıya alan ömer el-beşir, din alimi hasan al turabi ile birlikte ülkeyi "geçici" olduğunda ısrar ettiği bir şeriatçı/askeri yönetimle idare etmeye başladı. dört yıl sonra kendini başkan ilan etti ve 1989'da kurduğu şeriatçi/askeri partiyi lağvetti. 1996 yılında "bakın, ne kadar da demokratiğim" demek için yalandan bir seçim organize etti ve bu bahaneyle kendisine yakın bir sürü kişiyi bakanlık pozisyonlarında görevlendirdi. bu arada "el-mutamer el-vatani" adıyla bir de parti kurdu. bu parti -evet, bildiniz- tamamen beşir'in adamlarından oluşan bir kukla oluşumdan fazlası değildi tabii ki.

    meclis içerisinde çok güçlenen ve beşir'in otoriter yönetimini yanlış bulmaya başlayan hasan al turabi'nin radikal islamcı kökeninden rahatsız olan beşir, 1999 yılında hem kendisini tüm görevlerinden azlettirip hapse attırdı hem de meclisi dağıttı. 2000 yılındaki seçimlerde (!) de bir kez daha başkanlık koltuğuna oturdu.

    kuzey-güney iç savaşını dıj güjler* kaynaklı bir baskı sonucunda ve yaklaşık iki milyon afrika kökenli sudan vatandaşını katlettikten sonra bitirmek zorunda kalan beşir, 2011'deki referandum sonucunda bağımsızlığını ilan eden güney sudan'ın bağımsızlığında da rol oynadığını iddia edecekti!

    güney sudan yuvadan uçunca (!) ve uçarken ülkenin petrol ve doğal gaz kaynaklarının aşağı yukarı yüzde seksenini de beraberinde götürünce, beşir için de yolun sonu yavaş yavaş görünmeye başlamış oldu.

    2015 yılında ali abdullah salih'e karşı suudlar ile aynı safta yer alarak yemen'e bir ordu gönderen beşir, ülkenin özellikle 2014 ve sonrasındaki ekonomik çöküşüyle birlikte iyiden iyiye baskıyı hissetmeye başlamıştı. aralık ayında fitili ateşlenen ve geçtiğimiz hafta eyleme dökülen gösterilerde de 29 yıldır kendisine bağlı olan ordu, halkın yanında yer alınca çaresiz kaldı ve bugün itibariyle koltuğu devredeceği kesinleşmiş gibi gözüküyor.

    şimdi ne mi olur? bu sorunun cevabını bulabilmek için darbeyi yapan ordunun dinamiklerine bakmak gerekir.

    sudan ordusu'nda radikal islamcısından güney sudan ile yeniden birleşme yanlısına pek çok fraksiyondan ordu mensubu görev alıyor. halkın isyanının da belirli bir politik eğilimde bir idare kurmaktan ziyade, doğrudan beşir'i indirmek amaçlı olduğu biliniyor.

    sözgelimi; istihbarat şefi salih goş'un yeni kurulacak geçici hükumetin başı olmak istediği biliniyor. kendisi kim mi? aralık ayından beri yaklaşık 40 kişinin ölümünden sorumlu olarak gösterilen ve en son dün yaşanan istihbaratçı askerlerin halka ateş açması olayının emrini veren kişi! yani, ordu halka destek veriyor vermesine de beşir gittikten sonra bile beşir'i hala savunan birileri aktif olarak ülke yönetiminde söz sahibi de olabilir. an itibariyle hartum'da böyle tuhaf bir politik denge söz konusu!

    dolayısıyla, beşir'in düşüşünden sonra kimin ülkeyi yöneteceği muhtemelen halen kapalı kapılar ardında planlanmakta diye tahmin ediyorum.

    edit: goş olmadı ama ibn ouf oldu, o da olumlu! *

    şaka bir yana otuz yıllık beşir dönemi resmen sona erdi ve şimdilik iki yıl boyunca ülkeyi ordu ve kuvvetle muhtemel beşir döneminin son savunma bakanı olan general awad ibn ouf yönetecek. bakalım, bu bir geçiş dönemi mi olacak yoksa ordu yönetimi tamamen eline mi alacak?

    edit 2: henüz kesin olmayan bazı duyumlara ve iddialara göre, eylemlerin en önemli paydaşlarından sudanlı profesyoneller derneği (spa), ibn ouf'un ve ordunun açıklamalarını kabul etmemiş ve eyleme devam mesajı vermiş. beşir ile en ufak bir bağlantısı olan kimseyi istemiyorlarmış. gerçekten tepkileri buysa, duruşları takdire şayan!
100 entry daha