şükela:  tümü | bugün
19 entry daha
  • heyecanlandıran buluştur. fakat belirtmek gerekir ki dna araştırması insan olup olmadığını anlamak için yapılmıyor. zaten bulunan bir parçanın insan anatomisine ait olup olmadığını anlamak en basit düzeydeki bilim.

    uzun köprücük kemiği, arka kenarından daha fazla kas bağlantısı bulunan geniş kürek kemiği, büyük ve geniş göğüs kafesi, eğri ve kısa ön kol, kısa yassı ve kalın duvarlı kaval kemiği veya yuvarlak, kavisli ve kalın duvarlı uyluk kemiği gibi herhangi bir özellikten anında anlaşılıyor insan olduğu. hatta bir diş bile yetiyor. fakat en büyük farklılıkların kafatasında olduğunu söylemekte fayda var. bu türün henüz kafatası bulunamadığı için bilimsel bir gelişme kaydetmek çok daha zor olacaktır.

    iskeletler üzerinde dna çalışmasının yapılmasının sebebi bizimle ya da diğer türlerle olan benzerliklerini ve farklılıkları tespit etmek, soyağacındaki yerini belirlemek ve evrimsel süreçteki gelişimler hakkında bilgi sahibi olabilmek.

    mesela günümüzde neandertal kemikleri üzerinde, onların yerine mi geçtik yoksa onlarla melezlendik mi ? sorusunun cevabını bulmak için dna çalışmaları yapılıyor.

    hatta genlerinizde ne kadar neandertal geni olduğunu merak ediyorsanız günümüzde birkaç yüz dolara test yapan şirketler mevcut. fakat genomlardaki benzerlik %1-4 arasında o yüzden pek de gerek yok teste diyebiliriz. ( yeşil göz veya kızıl saçlıysanız daha yüksek ihtimal. o yüzden yaptırın derim. )

    ayrıca 13.000 yıl öncesine kadar dünyanın akdeniz dışındaki bir yerinde denizciliğin olmadığına dair güçlü kanıtlar olduğu göz önüne alındığı zaman filipinler'deki adaya nasıl geldikleri de çok önemli bir durum. insanların her ne kadar avusturalya/yeni gine'ye şans eseri geçtiği söylense de bu buluşla birlikte denizcilik tarihinde de yeni tozlu sayfalar açılabilir. bilim böyle bir şey işte, bir kemik tüm tarihi değiştirebiliyor.
7 entry daha