şükela:  tümü | bugün
7 entry daha
  • kayip zamanin izinde 'yi hakkini vererek okumanin bir yolu, ciltleri teker teker devirmek yerine beklemek olabilir mi? "kayip zaman"i sadece gecmis zaman degil, deleuze’un dedigi gibi bosa gecirilen, harcanan zaman olarak ele alirsak, bu roman icin farkli bir okuma pratigi gecerli olabilir. buradaki "kayip zaman" iki duzeyde isliyor gibi geliyor bana. swann'larin tarafi'ni okudugunuz zamanin ustunden gecen iki yil, mahpus'ta bu ilk cilde yapilan bir gonderme hafizanizi zorlamaniza, kolayca kaybolabilecek, kirilgan bir aninin izini dikkatle surmenize neden oluyor. proust gecmisteki bir olayi hatirlarken, siz de bu sureci bizzat tecrube ediyorsunuz. ikinci bir duzey daha var: proust kayip zamanin izinde'yi yazabilmek icin butun hayati boyunca bekledi. gencliginde gittigi sosyete toplantilari, ask maceralari ve tembellik sonucunda kaybettigi onca zaman icinde pekala oturup yazabilirdi surekli erteledigi romanini. siz de ilk cildi okuduktan sonra bos islerle ugrasacaginiza oturup kalan ciltleri yalayip yutabilirdiniz elbet. oysa, kayip zamanin hakikati tam da bu bekleyis sureci icinde kendini ele veriyor. proust’un kayip zamani ve sizinki, birbiri icinde eriyip her okuyusta yeni bir hakikati soyluyor.
51 entry daha