şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • gündelik hayattaki kullanımı ile hukuk dilindeki kullanımı arasında hem fark vardır, hem de yoktur.

    bazı kelimeler hukuk dilinde de bir terime karşılık gelmekte ve gündelik hayattakinden tamamen farklı bir anlamda kullanılmaktadır. örnek olarak "yaralama" yalnızca mağdurun bedeninde bir yara açma anlamında değil, aynı zamanda saçını kesme, hızlıca itme, çelme takma veya isteği dışında hipnotize etme gibi anlamları da taşır. yine "yağma", ganimet amacıyla bir şehrin yağmalanması değil, gündelik kullanımda "gasp" olarak bilinen suç tipinin hukuk dilindeki karşılığı olarak kullanılır.

    "itham" terimi ise hukuk dilinde, gündelik dildekinden farklı değildir. yapılan (olumsuz nitelikteki) bir eylemin bir kimse tarafından gerçekleştirildiğinin iddia edilmesi ile gerçekleşir. yani öz itibariyle herhangi bir eylemin yüklenmesinden (sen belirli bir yerde durmaması gereken vazoyu veya kitabı oraya koydun) farklı değildir hukuksal itham.

    bununla birlikte hukukun, hukuk dışı normlara yaptırım bağlamayacağı ve bunları sınırlı bazı durumlar dışında dikkate almayacağı kesindir. dolayısıyla öz itibariyle gündelik kullanımından farklı olmayan kavramlar dahi hukuk terimi olarak kullanımında kapsam itibariyle bir daralma gösterirler. bu nedenle "hukuku ilgilendiren anlamıyla" itham, doğaldır ki hukuksal açıdan sonuç doğuran (örneğin suç oluşturan) eylemlerin yüklenmesinden ibarettir.

    yani, gündelik anlamı ile ithamın hukuksal terim olarak itham'dan öz itibariyle bir farkı bulunmamakla birlikte, hukuku ilgilendirmeyen ithamlar konu dışında bırakıldığından, kapsamı hukukta biraz daha dar görünmektedir.

    bir şey daha: bir kimsenin bir başkasının yazısını beğenip beğenmediğine ilişkin saptama itham sayılamaz, çünkü kişisel beğeni "eylem" düzeyinde bir sonuç doğurmaz. ancak bu yazıyı "beğenmediğini ima etmesi" bir eylemdir ve hukuku ilgilendirmese de böyle bir imada bulunulduğunun iddia edilmesi itham sayılır.
8 entry daha