şükela:  tümü | bugün
  • petrol, uluslara bahşedilmiş bir nimet midir yoksa kara bir lanet mi? cevabı basit bir soru gibi görünse de farklı dinamikleri bünyesinde ihtiva eden ve kesin bir cevabı olmayan bir sorudur bu. norveç gibi petrol ihracatçısı ülkelere bakıldığında sorunun ilk kısmı doğru görünürken, opec üyesi arap ülkelerinde ikinci kısım doğru gibi görünür. evet, başlayalım.

    petrol endüstrisi, sermaye yoğun bir sektördür. dolayısıyla iş yaratma kabiliyeti de buna mukabil kısıtlıdır. yani ekonomileri yüksek oranda petrole yaslanan ve tarım, sanayi ve hizmet sektörleri gelişmemiş ülkelerde işsizliğin yüksek olması kadar normal bir durum olamaz. nitekim petrolün sağladığı fon girişi çok yüksek olduğu için büyüme yani gayri safi yurt içi hasıla artışı yanlı olur. diğer bir deyişle gelir eşitsizliğini artırıcı nitelikte gerçekleşir. petrol kartelleri ve zenginler yükselirken alt tabaka giderek fakirleşir. tabi, otokratik sistemle yönetilen ülkelerde devleti yönetenler de bu gelirlerle büyük bir güce hakim olur. dolayısıyla, vatandaştan elde edilecek vergi gelirlerine de ihtiyacı olmayan devlet yönetimi, halka ve halkın sorunlarına duyarsızlaşır. nitekim bu durumun en somut örneklerinden biri şu anda venezuela'da yaşanmaktadır.

    örnekler vererek ilerleyelim. imf tarafından sağlanan ekteki raporda görülebileceği üzere petrol ihraç eden arap ülkelerinin ekonomileri petrol gelirleri üzerine inşa edilmiştir. 2014 yılı verilerine göre, petrol gelirlerinin devletin toplam mali gelirlerine oranı arap ülkelerinde ortalama %77. yemen'de %47 olan oran örneğin ırak'ta %94 olabiliyor. yine bu ülkelerin ihracat kompozisyonlarına baktığımızda, birleşik arap emirlikleri haricinde hepsinin toplam ihracatlarının en az %60'ını petrol ihracatının oluşturduğunu görürüz. yine en uç örneklerden birisi ama belirtmekte fayda var: venezuela'nın ihracatının %98'i petrolden ibaret ki hiç de şaşırtıcı değil bence.

    imf raporu

    gelirlerinin büyük kısmını petrolden elde eden devletlerde zaman zaman büyük bütçe açıkları gerçekleşir. bunun sebebi sürekli dalgalanan petrol fiyatlarıdır. aşağıdaki grafikte görüleceği üzere petrol, volatilitesi yüksek bir emtiadır ve tarih boyunca da sair sebeplerden ötürü hep böyle olmuştur. varili 120 dolar olan petrol fiyatı ertesi sene 40 dolar olabilir. dolayısıyla bütçe gelirlerini yüksek petrol fiyatlarına endeksleyerek hesaplayan ve buna göre yatırım yapan ülkelerde petrol fiyatlarının düşmesi yıkıcı bir etki yapar. işin sonunda ya yatırımlar yarım kalır ya da imf'ye başvuruda bulunulur.

    https://eksiup.com/…72y5xajenp8a8qlnvfck0g9iook1268

    genellikle döngü, başarısız ve fazla yatırım (over investment) - petrol fiyatlarının düşmesi - bütçe açığı (budget deficit) - harcamaların kısılması ve vergilerin artırılması - hane halkının gelirinin düşmesi şeklinde devam eder. zaten esasen tasarruf fazlası olan ülkelerde varlık fonlarının kurulması da bu sebepledir. petrolden elde edilen gelirin arttığı dönemlerde, paranın çarçur edilmemesi ve gelecek nesillere bu fonların aktarılabilmesidir esas amaç.

    varlık fonları diyince iki ülke aklınıza geldi biliyorum. petrol ihracatçısı olanı inceleyelim biz kısaca, norveç'i. 2018 yılı sonu itibarıyla petrol, norveç gayri safi yurt içi hasılasının %17'sini, devlet gelirlerinin %21'ini ve toplam ihracatın %43'ünü teşkil ediyor. yani sadece petrol gelirlerine yaslanmış bir ülke yok karşımızda. tüm dünya'ya somon ihraç ediyorlar mesela. petrol gelirlerinden beslenen ve yatırımları kamuoyunca takip edilebilen norveç varlık fonu 2017 senesinde 1 trilyon dolar büyüklüğe ulaştı. yani norveç esasen petrolden elde ettiği geliri çarçur etmediği gibi gelecek nesillere aktarılacak devasa bir fon da yaratmış.

    https://www.nbim.no/

    en baştaki sorunun cevabına gelecek olursak, petrolün ülkenize fayda sağlaması için, birçok otoritenin ifade ettiği gibi ülkenizin şu üç koşulu sağlaması gerekir:

    1. ekonomiyi petrol gelirlerinin üzerine inşa etmemek ve diğer sektörlere yatırım yapmak (economic diversification)

    2. başta ekonomi olmak üzere tüm kamu kurumlarında şeffaflık (transperency)

    3. demokratik bir yönetim (democracy)
1 entry daha